KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakKDE käynnistää ilmaisimen, mutta käyttää vanhaa näppäimistöasettelua
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakKDE에서 표시기를 시작하지만 존재하는 레이아웃 설정을 사용합니다
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakKDE lancera l'indicateur mais utilisera la configuration de la disposition existante
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakKDE spustí indikátor, ale použije aktuální nastavení rozložení
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakKDE spustí indikátor, ale použije súčasné nastavenie rozloženia
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakKDE startar indikator men använder befintlig layoutinställning
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakKDE startet die Layoutanzeige, verwendet allerdings die bestehende Layouteinrichtung
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakKDE uruchomi wyświetlanie aktualnego układu, ale użyje aktualnej konfiguracji
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakKDE va porni indicatorul, dar va folosi configurația de aranjament existentă
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakKDE vil starte indikator men vil bruge eksisterende layoutkonfiguration
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakKDE zal de indelingsindicatie starten, maar de bestaande toetsenbordindeling gebruiken
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakKDE увімкне індикатор, але використовуватиме існуюче налаштування розкладок
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakKDE ще стартира индикатора, но ще използва настройката на текущата подредба
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakKDE יפעיל את המחוון, אולם ישתמש בתצורת הפריסה הנוכחית
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakKDE はインジケータを表示しますが、既存のキーボード配列の設定を使います
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakO KDE irá iniciar o indicador mas irá usar a configuração da disposição existente
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakΤο KDE θα εκκινήσει την ένδειξη διάταξης αλλά θα χρησιμοποιήσει την υπάρχουσα ρύθμιση διατάξεων
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakПоказывать только индикатор, но не переключать раскладки
KDE göstergeyi başlatacak ancak var olan düzen yapılandırması kullanılacakكدي ستشغل المؤشر و لكن سيستخدم ضبط تخطيط موجود
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.도시 재정비: 온갖 새로운 공간을 창출해내며 이미 있는 공간을 활용하는 거이지요.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.La modernización urbana: la creación de diferentes tipos de espacios y usos en lugares que ya están allí.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.Městské dovybavování: vytváření různých druhů prostorů a využití míst, která tam již jsou.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.Miejska modernizacja: tworzenie różnych rodzajów przestrzeni i możliwości z miejsc, które już istnieją.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.Penyesuaian kota: membuat berbagai macam ruang dan kegunaan dari tempat yang sudah ada.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.Reconversão de zonas urbanas: criando diferentes tipos de espaços e usos em locais que já existem.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.Remodelarea urbană: să creăm spaţii şi întrebuinţări diferite din construcţiile care sunt deja acolo.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.Ritocco urbano: creare diversi tipi di spazi e di modi d'uso in luoghi che esistono già.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.Stedelijke retrofit: verschillende soorten ruimtes en functies halen uit reeds aanwezige plekken.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.Taktiež urbanistické zmeny: vytváranie odlišných druhov priestorov a funkcií z priestorov, ktoré tam už sú.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak."Urban retrofitting" att skapa nya ytor och användningsområden av ställen som redan finns där.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.Utólagos városkorrekció: kialakítunk különféle tereket, és használjuk a már meglévőket.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.Η αστική μετασκευή: η δημιουργία διαφορετικών χώρων και χρήσεων σε μέρη που ήδη υπάρχουν.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.Градско модернизиране: създаване на различни видове пространства и приложения от вече съществуващи места.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.Міські реконструкції - це створення нових видів простору та способів використання наявного місця.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.Ретрофиттинг городов - то есть создание новых пространств и способов использования уже существующих мест.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.השבחה עירונית: יצירת חללים שונים ושימושים מהמקומות שכבר קיימים.
Kentsel iyileştirme; farklı alanlar meydana getirmek ve hazırda var olanların dışını kullanmak.これまでとは違う空間や利用法を創造するという 都市改善です そして段々と分かってきたのは
Kimse oturup bir dil icat etmedi. Bu haliyle dil, pek çok yüzyıldır var olan bir şey.この形式の言葉は、何世紀も前のものであり、
Kullanılabilecek finansman, var olan or-De vigtigste prioriteter er økonomisk udvikling, social samhørighed og øget livskvalitet.
Kullanılabilecek finansman, var olan or-Uprava za državno cestno omrežje, Bukarešta [email protected] Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Ich meine nicht perfekte Gleichheit, ich spreche über etwas, was in reichen Marktdemokratien schon existiert.
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Jeg taler ikke om perfekt lighed, jeg taler om det, der eksisterer i rige, udviklede markedsdemokratier.
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Nemluvím o dokonalé rovnosti, ale o té, která existuje v bohatých, rozvinutých, tržních demokraciích.
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Nem tökéletes egyenlőségről beszélek, hanem arról, ami fejlett piaci demokráciákban létezik.
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Nie mówię o idealnej równości, ale o tym, co ma miejsce w bogatych i rozwiniętych gospodarkach rynkowych.
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Saya tidak berbicara mengenai kesetaraan sempurna, namun tentang apa yang ada di demokrasi pasar negara maju.
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Не говоря за перфектно равенство, говоря за това, което съществува в богатите развити пазарни демокрации.
Kusursuz bir eşitlikten bahsetmiyorum. Zengin, gelişmiş pazar demokrasilerinde var olandan bahsediyorum.Я говорю не о полном равенстве, а о том, которое есть в богатых и развитых рыночных демократиях.
Müzik üzerine bir kelime. Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.Hudba je nejmocnějším zvukem, který máme, často nevhodně použitý.
"Neden burada daha önce var olan ormanları tekrar geri getirmiyorsunuz?Cô ấy nói, tại sao chúng ta không tái trồng rừng nhiệt đới đã từng có ở đâytrước kia
"Neden burada daha önce var olan ormanları tekrar geri getirmiyorsunuz?"De ce nu pui la loc pădurea tropicală dinainte?
"Neden burada daha önce var olan ormanları tekrar geri getirmiyorsunuz?Dijo, ¿por qué no volver al bosque tropical que había antes?
"Neden burada daha önce var olan ormanları tekrar geri getirmiyorsunuz?Disse: perché non recuperi la foresta pluviale che c'era prima?
"Neden burada daha önce var olan ormanları tekrar geri getirmiyorsunuz?Ela perguntou-me: "Porque não repões a floresta tropical que aqui tinhas antes?
"Neden burada daha önce var olan ormanları tekrar geri getirmiyorsunuz?Elle a dit : " Pourquoi ne remets-tu pas la forêt tropicale qui était ici avant ?
"Neden burada daha önce var olan ormanları tekrar geri getirmiyorsunuz?이전처럼 열대 우림을 되돌려보자고 하더군요.
"Neden burada daha önce var olan ormanları tekrar geri getirmiyorsunuz?"Miért nem növeszted vissza az esőerdőt, ami valaha itt volt?" -- kérdezte.
"Neden burada daha önce var olan ormanları tekrar geri getirmiyorsunuz?Sie sagte: "Warum stellst du den Regenwald nicht wieder her, so wie er damals war?
"Neden burada daha önce var olan ormanları tekrar geri getirmiyorsunuz?Zeptala se mě, proč sem nevrátím deštný prales, který tu býval?
"Neden burada daha önce var olan ormanları tekrar geri getirmiyorsunuz?Ze zei: 'Waarom breng je het regenwoud hier niet terug?