van ile cümle

van kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İki vanilyalı dondurma lütfen.Two vanilla ice creams please.
Bu gemi Vancouver'e gider.This ship is bound for Vancouver.
Van Horn ailesi zengindi.The Van Horn family was in the chips.
Önümüzdeki hafta kız kardeşimi görmek için Vancouver'a çıkıyorum.I'm going off to Vancouver next week to see my sister.
Van Gogh'un eserlerini taklit etti.He imitated the works of Van Gogh.
Larry Ewing bir vandaldır.Larry Ewing is a vandal.
Akşam yemeği için Van Buren'in evine gittiler.They went to Van Buren's house for dinner.
Van Buren teklifi reddetti.Van Buren rejected the offer.
Başkan Van Buren rahatsızdı.President Van Buren was troubled.
Vanilyalı dondurmayı çok severim.I like vanilla ice cream very much.
Vanayı çevirerek su akışını kontrol etmeye çalış.Try to check the flow of water by turning the valve.
Tom vanilyalı dondurma sever.Tom likes vanilla ice cream.
Van Gölü Türkiye'nin en büyük gölüdür.The Lake Van is the greatest lake of Turkey.
Tom'un yediği tek çeşnili dondurma vanilyadır.The only flavor ice cream that Tom eats is vanilla.
Bir vanilyalı dondurma istiyorum.I want a vanilla ice cream.
Ana vana kapalı.The main tap is turned off.
Ana vana kapalıdır.The main valve is turned off.
Masada bir vantilatör var.There's a fan on the desk.
Tatlı için, Tom vanilyalı dondurma ile çikolatalı parfe sipariş verdi.For dessert, Tom ordered chocolate parfait with vanilla ice cream.
Xiao Wang eğer sadece vanilyalıysa dondurmayı yiyecek.If and only if the ice-cream is vanilla flavour will Xiao Wang eat it.
Van içerisinde bu kutu için yer var mı?Is there place for this box in the van?
Van içinde bu kutu için yer var mı?Is there place for this box inside the van?
Vanuatu, Okyanusya'dadır.Vanuatu is in Oceania.
Gelcek hafta Vancouver'a gideceğim ve küçük kızkardeşimi ziyaret edeceğim.Next week I will go to Vancouver and visit my younger sister.
Vincent van Gogh 1890 yılında kendini öldürdü.Vincent van Gogh killed himself in 1890.
Vandalizm yükselişte.Vandalism is on the rise.
Çikolata ve vanilya arasında bir seçim yapmak zorunda kaldım.I had to make a choice between chocolate and vanilla.
Van Horne, çocukken fosil topladı.As a child, Van Horne collected fossils.
Vantilatör pervanelerinin üzerinde bir ton toz var.There's a ton of dust on top of the fan blades.
Tom vantilatörü kapattı.Tom turned off the fan.
Tom vantilatörü açtı.Tom turned on the fan.
Tom vantilatörü çalıştırdı.Tom turned on the fan.
Siz beyler deli misiniz? Bu kadar soğukken neden vantilatörü açıyorsunuz?Are you guys crazy? Turning the fan on when it's this cold?
Vantilatör başımın üzerindedir.The fan is over my head.
O, vanilyadan hoşlanmaz.She hated vanilla.
O bir van kullanıyordu.She drove a van.
O bir vantilatör onardı.She repaired a ventilator.
Kışkırtmak vandallığın bir şeklidir.Egging is a form of vandalism.
Vandalizm, şehrin bu bölümünde önemli bir sorundur.Vandalism is a significant problem in this part of the city.
Tom siyah vana bindi ve uzaklaştı.Tom got into the black van and drove away.
Tom bugün burada bir van kullandı.Tom drove a van here today.
Belki üç en popüler dondurma tatları vanilya, çikolata ve çilektir.Perhaps the three most popular ice cream flavors are vanilla, chocolate and strawberry.
Bu pastayı yapmak için iki ons vanilyamız olmalı.We must have two ounces of vanilla to make this cake.
Kendini vantilatörle soğut.You fan yourself.
O vanayı kapattınız mı?Did you close that valve?
Vantilatör çalışmıyor.The fan doesn't work.
Kaçıranlar Tom'u bir vana fırlattılar ve hızlı bir şekilde uzaklaştılar.The kidnappers whisked Tom into a van and quickly drove away.
Akrabalarla buluşmak için Vancouver'a gitmeyi düşünüyorum.I'm thinking of going to Vancouver to meet relatives.
Tom'un en sevdiği şarkı Vangelis'in Ateş Arabalarıdır.Tom's favorite song is Chariots of Fire by Vangelis.
Van Gogh sahiden kulağının birini kesmiş mi?Did Van Gogh really cut off one of his ears?
Ben altmışıncı boşanma krizim sırasında Vancouver'da yaşadım.I lived in Vancouver during my sixty divorce crisis.
Burada Vancouver'da harika zaman geçiriyorum.I'm having a wonderful time here in Vancouver.
Ben iki ay boyunca Vancouver'da yaşadım.I lived in Vancouver for two months.
O 23 Ekim 1976'da Vancouver'da doğdu.He was born in Vancouver Oct. 23, 1976.
Van Hornlar zenginler.The Van Horns are rich.
Ben sık sık bir van kullanırım.I don't often drive a van.
Haftaya kız kardeşimi ziyaret etmek için Vancouver'a gideceğim.Next week I'm going to Vancouver to visit my sister.
O, dört kişi için vanilya çikolatalı kek yaptı.She made a vanilla chocolate cake for four people.
Tanık, vandalın yaklaşık 18 yaşında olduğunu söylüyor.The witness says that the vandal was around 18 years old.
Wayde van Niekerk'in antrenörü 74 yaşında bir büyük-büyükannedir.Wayde van Niekerk's coach is a 74 years old great-grandmother.

İlgili Sayfalar