vamp ile cümle
vamp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
"Buffy the Vampire Slayer için DVD detayları" Imdb (2006).Dostupné online. (anglicky) Buffy the Vampire Slayer (1992) .
Bir hayalet, bir vampir ve bir kurt adam olmalarına rağmen, normal bir hayat sürmeye çalışmaktadırlar.O fantomă, un vârcolac și un vampir încearcă să trăiască o viață socială normală.
Meyer seriyi yazmadan önce vampir mitolojisiyle ilgili herhangi bir araştırma yapmadığını söylemiştir.Meyer a declarat că înainte de a scrie romanele nu s-a informat în niciun fel despre mitologia vampirilor.
Erişim tarihi: 24 Mart 2015. ^ "Buffy the Vampire Slayer Season 5 Episode 6".Accesat în 24 martie 2015. ^ „Buffy the Vampire Slayer Season 5 Episode 6”.
Bir gece, bir vampir tarafından ısırılıp ölüme terk edildi.Într-o noapte, el a fost atacat de un vampir și a fost lăsat să moară în stradă.
Ölmeyenlere örnek olarak hayaletler, vampirler ya da zombiler verilebilir.Morții vii pot fi necorporali, de exemplu fantome, sau corporali, cum ar fi vampiri și zombi.
The Vampire Diaries'deki Caroline Forbes rolüyle tanınmıştır.A devenit populară datorită rolului Caroline Forbes din Jurnalele Vampirilor.
Bunun yanında teni sıcak ve yumuşaktır ancak Renesmee bir vampir kadar da güçlüdür.Pielea îi e caldă, moale, însă la fel de rezistentă ca a unui vampir.
Renesmee "Nessie" Carlie Cullen Edward Cullen ve Bella Swan'nin yarı insan yarı vampir kızıdır.Renesmee „Nessie” Carlie Cullen este fiica jumătate vampir, jumătate om a Bellei și a lui Edward.
İnsanların vampirlerin varlığını bilmesi gizlenmelidir.Vampirii trǎiesc printre oameni, care știu de existența acestora.
1001 Gece Masalları’nda dişi vampirlerle ilgili öyküler yer almaktadır.În cartea lui "1001 de zâmbete" povestește despre marea artistă.
Ne de olsa vampirlerle ilgili.El este sigur că nu e vorba de vampiri.
Eric'i vampir yapandır.El crede că Rita este un câine.
Edward, kızları Renesmee doğduktan sonra Bella'yı vampire dönüştürüyor.După ce dă naștere copilului lui Edward, o fetiță pe nume Renesmee, Bella devine și ea vampir.
Peter eşi Charlotte, Mary ve Randall'}dan oluşan vampir grubudur.Peter, iubita sa, Charlotte, Mary și Randall sunt cu toții nomazi americani.
Willow kendisini o halde gördüğüne çok şaşırır ve der ki "Bu benim vampir halim mi şimdi?Tony e șocată: „Ce vrea omul ăsta de la mine?
Carlisle'in vampire dönüştürdüğü başka bir kişi ise Emmett'tir.Tot Carlisle a fost cel care i-a transformat pe Rosalie și pe Emmett în vampiri.
Cullen'larla olan yakınlığından ötürü Bella'ya "vampir kız" demektedir.Embry îi spune Bellei „fata vampir”, din cauza apropierii ce există între ea și membrii familiei Cullen.
Yeni Ay'da da Bella'nın vampire dönüşmesi için oy kullanır.Cei trei sunt nevoiți să promită că Bella va deveni vampir.
The Volturi Volterra, Tuscany'de (İtaya) yaşayan vampir klanıdır.Clanul vampirilor cunoscuți drept Volturi își are reședința în Volterra, Italia.
Ancak Vittorio dişi bir vampir olan Ursula'nın ona duyduğu ilgi nedeniyle sağ kalır.El a rămas printre cei vii doar datorită Ursulei, o vampiroaică care se îndrăgostise de el.
Özel güçleri olan vampirleri korurlar ve kendilerine katılmalarını isterler.Din garda lor personală fac parte vampiri cu talente speciale, care îi păzesc cu grijă.
Vampir cürümleri, yamyamlar ve bir tecavüz.Dăunătoare verzei, ridichilor și altor crucifere.
Angel kütüphaneye gidip Vampir Willow'un yaptıklarını anlatır.Renfield scapă din celula sa și ascultă bărbații cum discută despre vampiri.
Erişim tarihi: 27 Şubat 2012. ^ "Vampire Diaries: Season 3".Accesat în 3 martie 2012. ^ „Vampire Diaries: Season 3”.
Diğer vampirler gibi Edward da uyumaz.Más vámpírokhoz hasonlóan nem alszik.
Ölümcül tuzak Vampir!Halálos csapda Vampire!
Ne de olsa vampirlerle ilgili.Merthogy már vámpírok.
Marcus bir yarasa tarafından ısırıldı ve ilk vampir oldu.Az egyiket, Marcus-t egy denevér harapta meg, így belőle lett az első vámpír.
Hem bir vampir gibi kan hem de insan yiyecekleri ile beslenebilmektedir ancak tercihi kandır.Egyaránt ihat vért, és ehet emberi táplálékot, de a vért jobban szereti.
Birkaç hafta sonra kasabaya Spike (James Marsters) ve Drusilla (Juliet Landau) isimli iki yeni vampir gelir.A második szezonban új vámpírok érkeznek a városba: Spike (James Marsters) és Drusilla (Juliet Landau).
Adam 200 yaşında bir vampir olduğunu söyler.Egy vámpír, több, mint 200 éves.
Seri ilk The Vampire Diaeries'in ardından 3 Ekim 2013 Perşembe günü yayınlandı.A sorozat premierje a Vámpírnaplók után lett leadva csütörtökön, 2013. október 3-án.
Amanda, vampiri tek başına toz eder.Butters úgy dönt, hogy egyedül lesi meg a vámpírokat.
Marceline: 1003 yaşında bir vampir kızdır.Katerina egy több száz éves vámpír.
Orada Bella Edward'ın kendisini vampir yapması için baskı yapar, fakat Edward bunu kabul etmez.Bella nyomozni kezd és rádöbben, hogy Edward vámpír, azonban ez Bellát nem riasztja vissza.
Böylece Willow'un vampir olmadığını anlarlar.Owen persze rájön, hogy az nem vér.
Sadece Hıristiyan Avrupa'da değil çeşitli toplumlarda vampir efsaneleri yaratıldı.Európában azonban nemcsak az Alpokban tűntek fel hasonló furcsa állatok.
Alice'in diğer vampirlerden farklı olarak geleceği görebilme özelliği vardır.James kicsit megkönnyebbül, hogy valaki más is lát szörnyeket.
Edward hemen Bella'yı vampire dönüştürür.Bella megkéri Edwardot, hogy ő változtassa át vámpírrá.
Sonradan ısırılarak vampir olmamıştır.İlk ve bilinen en güçlü vampirdir.Ő az utolsó teljesen halhatatlan vámpír, és talán az első és egyetlen is.
"Bir vampirle dövüşürken, düşünmeyin.Pl.: „Ne szívd a vérem, mint egy vámpír”.
Ondan sonra diğer vampirlerle ilgili amansız mücadeleler başlar.Nagyon élvezi a harcot az új vámpírokkal szemben is.
Bill Compton (Stephen Moyer), Sookie'nin aşık olduğu bir vampir.A történet ott indul el, hogy Sookie beleszeret Bill Comptonba, egy vámpírba.
Bütün vampirlerin sahip olduğu özelliklerin yanında Edward sadece kendisine ait bazı özel güçleri vardır.Niiden taitojen lisäksi joita muutkin vampyyrit omaavat, Edwardilla on erityisiä kykyjä.
Vampirler hiçbir zaman uyumazlar.Edward ja muut vampyyrit eivät nuku koskaan.
Büyücü halkının bir kısmı onun vampir olduğuna inanır.Jotkut uskovat hänen olevan vampyyri.
Bir vampirdir.Olen vampyyri.
Ewell, 2009'da The CW dizisi The Vampire Diariesin ilk yedi bölümünde rol almıştır.Ewell näytteli CW:n uudessa draamasarjassa The Vampire Diaries seitsemän ensimmäisen jakson ajan vuonna 2009.
Robert Pattinson, Edward Cullen: Bella'nın vampir erkek arkadaşı.Robert Pattinson – Edward Cullen, Bellan vampyyripoikaystävä.
Bill Compton (Stephen Moyer), Sookie'nin aşık olduğu bir vampir.Bill Compton (Stephen Moyer) on 173-vuotias vampyyri, johon Sookie rakastuu.
Ne de olsa vampirlerle ilgili.Hän on suvaitsevainen vampyyreja kohtaan.
Bu sezonda Jeremy'nin aslında bir vampir avcısı olduğu ortaya çıkar.Jeremy muuttuu vampyyrimetsästäjäksi neljännellä kaudella.
O aynı zamanda Kırmızı Vampirlerin Yüksek Rahibesidir.Myöhemmin hänestä tulee punainen vampyyri ylipapitar.
Fakat girer girmez mühürlenmiş bir vampir vücuduna rastlar.Hänen siellä ollessaan yksi vampyyriksi muuttunut ruumis nousee jaloilleen.
Ben, vampirleri yenebileceğimize inanıyorum.He haluavat tuhota vampyyrilajin.
Uçak, de Havilland Vampire üzerinden tasarlanmıştır.Laskutelinettömänä koneena käytettiin De Havilland Sea Vampirea.
Bu varlığın içerisinde World of Darkness ve Vampire: The Masquerade'de yer almaktadır.Kustantamon tunnetuin peli on World of Darkness -maailmaan sijoittuva Vampire: The Masquerade.
Hollywood kariyeri 1992 yılında Buffy the Vampire Slayer filmindeki ufak bir rolü ile başladı.Swankin ura Hollywoodissa alkoi pienellä roolilla elokuvassa Buffy, vampyyrintappaja vuonna 1992.
Cullen'ların evine pek çok yeni vampirin gelmesi dönüşümlerini tetiklemiştir.Elokuvassa paljastuu myös muutaman Cullenin perheen jäsenen takauma siitä, kuinka he muuttuivat vampyyreiksi.