"James, Brahms'ın bütün valslerni biliyorum, ve bunun kategorik anlamda onun olduğuna da inanmıyorum.""ג'יימס, אני מכיר את כל הולסים של ברהמס, ואני לא מאמין שזה נכנס איתם לאותה קטגוריה."
"James, Brahms'ın bütün valslerni biliyorum, ve bunun kategorik anlamda onun olduğuna da inanmıyorum."" جيمس, انا أعرف كل مقطوعات الفالس لـ برامز, و أنا لا أعتقد أن تلك المقطوعة مصنفة كـ فالس."
"James, Brahms'ın bütün valslerni biliyorum, ve bunun kategorik anlamda onun olduğuna da inanmıyorum."これはブラームスの曲じゃない」
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Asciugatrice) E' come un valzer.
(Kurutma makinesi) Bir vals.Đó là một điệu van
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Droger) Het is een wals.
(Kurutma makinesi) Bir vals.Je to waltz.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(건조기) 이건 왈츠에요.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Mașina) Este un vals.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Pengering) Ini waltz.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Secadora) Es un vals.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Secador) É uma valsa.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Sèche-linge) C'est une valse.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Sušička) To je valčík.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Szárító) Ez egy keringő.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Tørretumbler) Det er en vals.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Trockner) Es ist ein Walzer.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Tumlare) Det är en vals.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Wirowanie) To walc.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Στεγνωτήριο) Παίζει βαλς.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Сушарка) Це вальс.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Сушилка) Это вальс.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(Сушилня) Това е валс.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(מייבש) זהו ואלס.
(Kurutma makinesi) Bir vals.(صوت مجففة ) انه كالرقص
(Kurutma makinesi) Bir vals.ワン、ツー、スリー ワン、ツー、スリー
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."Anh ta nói: "Em như một nàng tiên cá, nhưng đi như nhảy điệu van-xơ."
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."Azt mondja: "Olyan vagy, mint egy sellő, és úgy jársz, mint aki keringőzik."
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."E dice: "Sembri una sirena, ma cammini come se ballassi il valzer."
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."El dice: "pareces una sirena, pero caminas como un vals".
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."Ele diz, "Pareces uma serei, mas andas como uma dançarina de salsa."
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."El îi spune: " Arăți ca o sirenă, dar mergi în ritm de vals. "
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."Er sagt, "Du schaust aus wie eine Meerjungfrau, aber du läufst wie ein Walzer"
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."Han säger, "Du ser ut som en sjöjungfru, men du går som en vals."
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."Hij zegt, "Je ziet eruit als een zeemeermin, maar je loopt als een wals."
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."남자가 말합니다. "당신은 인어 같아요.하지만 왈츠를 추듯이 걸을 수 있네요"
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."Mówi, "Wyglądasz jak syrenka, ale poruszasz się jakby w rytm walca."
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."Reče ji: "Videti si kot morska deklica, hodiš pa kot valček."
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."Řekne: "Vypadáš jako mořská panna, ale chodíš jako bys tančila valčík."
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun.""Vous ressemblez à une sirène, mais votre démarche est une valse."
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."Vraví: "Vyzeráš ako morská víla, ale chodíš ako valčík."
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."Της λέει, "Μοιάζεις με γοργόνα, αλλά περπατάς σαν να χορεύεις βαλς".
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."Він каже: "Ти виглядаєш як русалка, але ходиш, наче вальсуєш."
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."Казва: "Приличаш на русалка, но вървиш като валс."
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."Он говорит: "Ты похожа на русалку, но ступаешь так, будто вальсируешь".
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."הוא אומר, "את נראית כמו בתולת-ים, אבל את הולכת כמו ולס."
Şöyle der, "Deniz kızı gibisin ama vals yapar gibi yürüyorsun."彼女「ハァ?」
Spock piano'nun başına oturuyor ve ve Brahms'ın valsini çalmaya başlıyor, ve hepsi dans ediyorlar.그리고 니모이, 미안합니다. 스팍이 피아노 앞에 앉았네요. 스팍이 브람스의 왈츠를 연주하기 시작합니다, 그리고 모두 노래에 맞춰 춤을 추죠.
Spock piano'nun başına oturuyor ve ve Brahms'ın valsini çalmaya başlıyor, ve hepsi dans ediyorlar.Nimoy, sorry, Spock zit achter de piano, en hij begint een wals van Brahms te spelen en ze dansen allemaal.
Spock piano'nun başına oturuyor ve ve Brahms'ın valsini çalmaya başlıyor, ve hepsi dans ediyorlar.Ok, wiecie do czego zmierzam?
Spock piano'nun başına oturuyor ve ve Brahms'ın valsini çalmaya başlıyor, ve hepsi dans ediyorlar.Și Nimoy, scuze, Spock stă la pian, și începe să cânte acest vals de Brahms și toți dansează pe el.
Spock piano'nun başına oturuyor ve ve Brahms'ın valsini çalmaya başlıyor, ve hepsi dans ediyorlar.Und Nimoy, ich meine Spock, sitzt am Klavier und er spielt den Walzer von Brahms, und sie alle tanzen.
Spock piano'nun başına oturuyor ve ve Brahms'ın valsini çalmaya başlıyor, ve hepsi dans ediyorlar.И Нимой, извините, Спок садится за пианино и начинает играть вальс Брамса, и они под него танцуют.
Spock piano'nun başına oturuyor ve ve Brahms'ın valsini çalmaya başlıyor, ve hepsi dans ediyorlar.ונימוי, אני מצטער, ספוק מתיישב על הפסנתר, והוא מתחיל לנגן את הולס של ברהמס, וכולם רוקדים לצליליו.
Spock piano'nun başına oturuyor ve ve Brahms'ın valsini çalmaya başlıyor, ve hepsi dans ediyorlar.و نيموى, اسف , سبوك يجلس إلى البيانو, و يبدأ بعزف مقطوعة لرقصة الفالس لـ برامز, و الكل يرقص عليها.
Spock piano'nun başına oturuyor ve ve Brahms'ın valsini çalmaya başlıyor, ve hepsi dans ediyorlar.ブラームスのワルツを弾き、皆がそれにあわせて踊るのです。 するとスポックが不意に、こう言います。
Vals Kralı’nın ölümünden bu yana 100 yılgeçti, fakat müziği halen yaşıyor.Ainsi 550 000 tonnesd’azote sont déversées dans le Danube,contre 50 000 pour le Rhin et 149 000 pourla Seine.
Vals Kralı’nın ölümünden bu yana 100 yılgeçti, fakat müziği halen yaşıyor.Dnes, více než 100 let po smrti krále valčíku,jeho melodie žije dál.
Vals Kralı’nın ölümünden bu yana 100 yılgeçti, fakat müziği halen yaşıyor.heit erlangen sollte: Die blaue Donau.
Vals Kralı’nın ölümünden bu yana 100 yılgeçti, fakat müziği halen yaşıyor.Ma, több mint száz évvel a keringő királyának halála után a melódia tovább él.