vakit vakit ile cümle
vakit vakit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?Mengapa Allah tak menetapkan hari penghakiman, supaya orang-orang yang mengenal-Nya mendapat keadilan
‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?Nhân vì Ðấng Toàn năng đã định kỳ phạt ác, Cớ sao Ngài không khiến kẻ nhận biết Ngài được thấy ngày ấy?
‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?Nhân vì Ðấng_Toàn năng đã định_kỳ phạt ác , Cớ_sao Ngài không khiến kẻ nhận_biết Ngài được thấy ngày ấy ?
‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?Perché l'Onnipotente non si riserva i suoi tempi e i suoi fedeli non vedono i suoi giorni
‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?Por que o Todo-Poderoso não designa tempos? e por que os que o conhecem não vêem os seus dias?
‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?Prečo nie sú od Všemohúceho ukryté časy, a prečo tí, ktorí ho znajú, nevidia jeho dní?
‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?Proč by od Všemohoucího neměli býti skryti časové, a ti, kteříž jej znají, neměli neviděti dnů jeho?
‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?Varför har den Allsmäktige inga räfstetider i förvar? varför få hans vänner ej skåda hans hämndedagar?
‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?Warum sind von dem Allmächtigen nicht Zeiten vorbehalten, und warum sehen, die ihn kennen, seine Tage nicht?
‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?Zakaj ni vnaprej določil Vsemogočni sodnih rokov? in zakaj ne vidijo, kateri ga poznajo, njegovih sodnih dni?
‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?Защо, ако времената не са открити от Всемогъщия, Ония които Го познават, не виждат дните Му за съд?
‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?Почему не сокрыты от Вседержителя времена, и знающие Его не видятдней Его?
‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?מדוע משדי לא נצפנו עתים וידעו לא חזו ימיו׃
‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?لماذا اذ لم تختبئ الازمنة من القدير لا يرى عارفوه يومه.
‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?全 能 者 既 定 期 罰 惡 、 為 何 不 使 認 識 他 的 人 看 見 那 日 子 呢
‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor? Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?全能者 既 定期 罰惡 、 為何 不使 認識 他 的 人 看 見 那 日子 呢
O, ceza evinde geçirdiği vakitten bahsetti.그리고 그는 감옥에서 자신의 시간에 대 한 이야기.
Öğlene hala biraz vakit var.Còn một lúc nữa là đến giữa trưa.
Öğlene hala biraz vakit var.Il n'est pas encore midi.
Öğlene hala biraz vakit var.Todavía tenemos tiempo hasta el mediodía.
Öğlene hala biraz vakit var.До полудня осталось немного.
Öğlene hala biraz vakit var.Има още време до обед.
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.A tanárok sem nagyon élvezték, a sport általában piszkos vagy fájdalmas volt.
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.De leraren hadden er weinig lol in, de sporten waren erg smerig of erg pijnlijk.
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.Die Lehrer an der Schule hatten keinen richtigen Spaß, im Sport ging es sehr dreckig oder schmerzvoll zu.
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.Gli insegnanti non si divertivano molto, gli sport erano molto sporchi o molto dolorosi.
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.선생님들은 재미란 걸 거의 몰랐어요. 스포츠래봤자 굉장히 더럽고 고통스러운 것들이었죠.
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.Les professeurs ne s'y amusaient pas vraiment, le sport était très salissant ou très douloureux.
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.Los maestros no se divertian mucho,
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.Nauczyciele niezbyt dobrze się bawili, szkolne sporty były brudne lub bardzo bolesne.
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.Para guru sekolah tidak menikmati pekerjaannya, Olahraganya pun sangat kotor atau menyakitkan
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.Profesorii nu se distrau prea mult, sporturile erau foarte murdare sau foarte dureroase.
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.Učitelé se moc nebavili, sporty byly velmi špinavé nebo velmi bolestivé.
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.Οι καθηγητές μας δεν το διασκέδαζαν και πολύ, τα αθλήματα ήταν είτε πολύ βρώμικα είτε πολύ επώδυνα.
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.Вчителям було нецікаво, cпортивні ігри були або дуже брудними, або дуже болючими.
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.Учителите не се забавляваха особено, спортовете бяха мръсни или много болезнени.
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.Школьным учителям было не особо весело, спортивные игры были либо грязными, либо болезненными.
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.למורים לא היה כיף, וסוגי הספורט היו מאד מלוכלכים או מאד מכאיבים.
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.المدرسين لم يستمتعوا كثيرا الرياضات كانت قذرة جدا أو مؤلمة جدا
Öğretmenler pek de iyi vakit geçirmiyordu, sporlar ya çok kirli ya da çok sertti.スポーツは汚れるし苦痛でした そこでひらめいたボート競技は かなり上達して
O gün ilerleyen vakitlerde Miguel'le birlikte bu alanda arabayla dolaşırken그 날 미구엘과 양어장 주변을 돌아다니다가
O gün ilerleyen vakitlerde Miguel'le birlikte bu alanda arabayla dolaşırkenPiù tardi, stavo guidando attorno al terreno con Miguel e dissi:
O gün ilerleyen vakitlerde Miguel'le birlikte bu alanda arabayla dolaşırkenPozději toho dne jsme se s Miguelem projížděli po farmě a já se ho zeptal:
O gün ilerleyen vakitlerde Miguel'le birlikte bu alanda arabayla dolaşırkenTego dnia odbyliśmy także z Miguelem przejażdżkę samochodem.
O gün ilerleyen vakitlerde Miguel'le birlikte bu alanda arabayla dolaşırkenПо-късно същия ден обикаляхме фермата с Мигел, и аз го попитах:
O gün ilerleyen vakitlerde Miguel'le birlikte bu alanda arabayla dolaşırkenמאוחר יותר באותו יום, נסעתי ברחבי החווה עם מיגל,
O gün ilerleyen vakitlerde Miguel'le birlikte bu alanda arabayla dolaşırkenثم في ذلك اليوم لاحقاً , كنت أقود سيارتي حول المنشأة مع " ميجيل "
O halde vakit neredeyse geldi.Allora è quasi arrivato il momento
O halde vakit neredeyse geldi.Då är det nästan dags.
O halde vakit neredeyse geldi.Entonces ya casi es la hora.
O halde vakit neredeyse geldi.Está quase na hora.
O halde vakit neredeyse geldi.Już prawie czas.
O halde vakit neredeyse geldi.Tiden er næsten inde.
O halde vakit neredeyse geldi.Уже почти пора.
Ona biraz vakit kazandırmalıyım galiba.Chyba muszę zyskać na czasie.
Ona biraz vakit kazandırmalıyım galiba.Devo fargli guadagnare tempo.
Ona biraz vakit kazandırmalıyım galiba.Jag måste ge honom mer tid.
Ona biraz vakit kazandırmalıyım galiba.Jeg må give ham mere tid.
Ona biraz vakit kazandırmalıyım galiba.Minun on pelattava aikaa.
Ona biraz vakit kazandırmalıyım galiba.Penso que tenho de ganhar tempo.