vakit vakit ile cümle
vakit vakit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Iyi vakit geçiriyor musunuz?Oletko hauskaa?
Iyi vakit geçiriyor musunuz?Sind Sie eine gute Zeit?
Iyi vakit geçiriyor musunuz?Stai divertendo?
Iyi vakit geçiriyor musunuz?Sunteţi având un moment bun?
Iyi vakit geçiriyor musunuz?¿Tiene un buen momento?
Iyi vakit geçiriyor musunuz?Vil du have en god tid?
Iyi vakit geçiriyor musunuz?Você está tendo um bom tempo?
Iyi vakit geçiriyor musunuz?Είσαι έχοντας μια καλή στιγμή;
Iyi vakit geçiriyor musunuz?С добро време?
Iyi vakit geçiriyor musunuz?У Вас добре провести час?
Iyi vakit geçiriyor musunuz?У Вас хорошо провести время?
Iyi vakit geçiriyor musunuz?האם אתה נהנה?
Iyi vakit geçiriyor musunuz?はい、私はヤコブです。
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?Akkor lesz vége a klassz időszaknak, amikor azt kezded el fontolgatni, mennyire is klassz?
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?De goede tijd is voorbij als je denkt: hoe goed gaat het?
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?Det roliga är över när du börjar tänka på hur kul det är.
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?Die gute Zeit ist vorbei, wenn Sie denken: Wie gut ist es?
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?Distracţia e gata când te gândeşti, cât e de bine?
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?Dobré časy jsou pryč, když si myslíte, jak dobré to je?
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?Finisce quando pensi: "Quant'è bello questo momento?"
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?시간이 다 되면요 '이 정도면 좋다고 할 만 한가?'그러잖아요?
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?Le bon temps se termine lorsque vous pensez, comment bon est le temps?
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?Los buenos momentos se terminan cuando piensas, ¿qué tan buenos son?
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?Miła chwila kończy się wraz z uświadomienie sobie jak miła ona rzeczywiście jest.
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?O bom momento acaba quando pensamos; "Até que ponto isto pode ser bom?"
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?Thời gain hạnh phúc sẽ qua khi bạn nghĩ vậy, nó tốt đến chừng nào?
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?Vtedy sa prestanete mať dobre, keď začnete uvažovať, ako dobre sa máte.
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?Waktu bahagia berakhir ketika Anda berpikir, seberapa bahagiakah itu?
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?Παύεις να περνάς καλά όταν σκέφτεσαι, πόσο καλά είναι το "καλά";
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?Гарний час закінчується, коли ти починаєш думати, наскільки він добрий, чи не так?
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?Развлечение кончается тогда, когда вы подумаете, было ли хорошо?
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?Спира да ви е добре, когато си помислите: колко ми е добре всъщност?
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?ההנאה נגמרת ברגע שאנו תוהים, כמה טוב לנו?
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?الوقت الجيد ينتهي عندما تفكر, كم هو جيد ؟
İyi vakit, onun ne kadar iyi olduğunu düşündüğünüz zaman bitmiyor mu?さらにはそれは決して十分ということがありません。
İyiydi büyükbaba. İyi vakit geçirdik.ימני. נכד גיסתי צריכה למזוג לי משקה.
İyiydi büyükbaba. İyi vakit geçirdik.جيّدة جدّي قضينا وقتا طيبا
İyiydi büyükbaba. İyi vakit geçirdik.حسناً. حفيدي النسيب يجب أن يصبّ لي شراب
İzin verin dağılmadan önce hoşça vakit geçirelim.Avant de se quitter, faisons la fête une dernière fois !
İzin verin dağılmadan önce hoşça vakit geçirelim.Доставим себе удовольствие прежде чем расстаться навек.
JT: Çok iyi vakit geçirdik.Das war wirklich nett.
Kadir, oğlum... Biz en çok ne vakit bakalava satıyoruz?Кадир, сине...Ние кога най-много продаваме баклава?
Kadir, oğlum... Biz en çok ne vakit bakalava satıyoruz?قادر، إبنى، متى نبيع أكبر كمية من البقلاوة؟
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Abbiamo impiegato parecchio tempo per convincerle a farlo.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.A durat aşa de mult să convingem aceste furnicuţe să facă asta.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Det tog så lang tid at få disse myrer til at gøre dette.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Długo trenowaliśmy te mrówki!
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı. (Kahkahalar)Ça a pris tellement de temps de faire faire ça à ces fourmis (Rires)
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı. (Kahkahalar)(Gelächter)
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı. (Kahkahalar)Het kostte zo veel tijd om deze mieren dit te laten doen (Gelach)
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı. (Kahkahalar)Отне ни толкова време, да накараме мравките да правят това... (смях)
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.개미가 움직이는 이 모습을 찍는데 아주 오랜 시간이 걸렸거든요.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Nagyon sok időt vett igénybe rávenni erre a hangyákat. (Nevetés)
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Rất mất thời gian để bắt lũ kiến làm việc đó.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Tomó mucho tiempo hacer que estas hormigas hagan esto.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Trvalo dlouho, než mravenci začali dělat, co jsem po nich chtěl.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Trvalo hrozne dlho k tomu tie mravce prinútiť.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.Μας πήρε πολύ καιρό να αναγκάσουμε τα μυρμήγκια να το κάνουν αυτό.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.לקח כל כך הרבה זמן לגרום לנמלים האלה לעשות את זה.
Karıncalara bunu yaptırmak çok vakit alırdı.فقد استغرق منا الكثير من الوقت لدفع هذه النملات للقيام بذلك.