Ana içeriğe geç
Sözlük

vakit geçirmek ile cümle

vakit geçirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
14
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sırada Henry kuzeni Katerin ile birlikte biraz vakit geçirmektedir.Mark passe ses journées en compagnie de son cousin Henry.
Vakit geçirmek için kart oynadık.Jugamos a las cartas para pasar el tiempo.
Kuzey Kore Muhabirleri, başkan Kim'e iltifat makaleleri yazmakta vakit geçirmektedirler.Los periodistas norcoreanos pasan su carrera escrbiendo artículos de alabanza sobre los Kim.
Zaten, yeni arkadaşı Clea ile harika vakit geçirmektedir.Ben pasa tiempo con Alicia, su nueva novia.
Daha çok küçük gruplar halinde vakit geçirmek için uygundur.Es mejor crear el menor número de grupos.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Le gusta leer, ver la TV, practicar deportes, tocar el piano y pasar tiempo con sus amigos.
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."E così lo si vuole guardare ancora, si vuole trascorrere altro tempo con lui.»
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Il principe ha affermato che voleva trascorrere del tempo con la famiglia.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Ama leggere, giocare col computer portatile e guardare la TV e i film con la sua famiglia.
Seninle daha çok vakit geçirmek istiyorum.Я хотел бы проводить с тобой больше времени.
Grup üyeleri de bu durumda kasabada bir süre vakit geçirmek zorunda kalırlar.Герою явно придётся задержаться в городке надолго.
Ancak, işten arta kalan zamanında, futbol topuyla vakit geçirmekteydi.При этом все свободное время он посвящал футболу.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Однако он говорит, что теперь больше времени будет проводить с семьей.
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."Потому мы тебя ждем, приходи с любыми силами».
Edna, anne ve babası ile birlikte parkta vakit geçirmektedir.يونس يعيش مع والديه وأخته في البادية.
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."No entanto, se ele fosse humano gostaria de sair com ele."
Bu sırada tekrar ortaya çıkan Jasmine'in babası, onunla vakit geçirmek ister.Bovendien zit de vader van Jasper alweer boven te wachten.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Hij wilde meer tijd doorbrengen met zijn gezin.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Ze hield van lezen, schilderen, gedichten schrijven en had een goede relatie met haar vader.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Tłumaczył, że chce spędzać więcej czasu z rodziną.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Lubi słuchać muzyki, czytać książki, oglądać filmy, spotykać się z przyjaciółmi.
William’ın astronomiye olan ilgisi, geceleri vakit geçirmek için yaptığı bir hobi olarak başlamıştır.Williams intresse för astronomi började som en hobby för att fördriva tiden under sömnlösa nätter.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Anledningen var att han ville tillbringa mer tid med sin familj.
Bu nedenle Acar'la vakit geçirmek zorunda kalıyor.Він досі сумує за Акарі.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Ti totiž chtěli více času trávit se svými rodinami.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Autorka miluje čtení knih, vyšívání, zahradničení a ráda také tráví čas se svými vnoučaty.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Îi plac filmele, shoppingul, cititul și petrecerea timpului cu familia.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Hän kuitenkin halusi viettää enemmän aikaa perheensä kanssa.
Uyku apnesi tespit edilen hastalarda vakit geçirmeksizin tedaviye başlanması gerekir.Epäillyissä yliannostustapauksissa tulisi hakeutua lääkärin hoitoon välittömästi.
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."Hvis jeg ser ham, vil jeg gerne tale med ham.'
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Han ønsket også å tilbringe mere tid med sin familie.
Zaten, yeni arkadaşı Clea ile harika vakit geçirmektedir.Her har hun og venninnen Lucie noen flotte dager.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Dia juga mengatakan ia ingin menghabiskan lebih banyak waktu dengan keluarganya.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Anh cũng cho biết muốn dành thêm thời gian cho gia đình.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.家族とより多くの時間を過ごすため決意したという。
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."但是你还是想要看到他,想要花时间和他在一起。
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.הוא אמר גם שהוא רוצה לבלות יותר זמן עם משפחתו.
Arkadaşlarımla vakit geçirmekten hoşlanıyorum.Харесва ми да прекарвам време с приятелите си.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.U slobodno vrijeme voli štrikati, čitati i provoditi vrijeme sa svojim prijateljima i obitelji.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.On je želio provesti više vremena sa svojom obitelji svih ovih godina.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Ako dôvod uviedol, že chce stráviť viac času s rodinou.
Nüfusu civar ormanlara ve mağaralara kaçıp açık havada ve soğuk yerlerde vakit geçirmek zorunda kaldı.Zrejme využíval jaskyne a pukliny, aby sa ukryl pred chladným počasím.
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."Už je mi dobre, môžete sa za nimi pozrieť."
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Hoteli so preživeti več časa z družino in prijatelji.
Diğer gecelerde ise Willow ile vakit geçirmektedir.Vieno iš antskrydžių metu jis pakyla į orą su Bruno.
İşyerinde mutluluk ve hoşça vakit geçirmekArbetshälsa och rekreation
İşyerinde mutluluk ve hoşça vakit geçirmekBienestar en el trabajo y actividades extralaborales
İşyerinde mutluluk ve hoşça vakit geçirmekBien-être au travail et activités récréatives
İşyerinde mutluluk ve hoşça vakit geçirmekTyöhyvinvointi ja virkistys
İşyerinde mutluluk ve hoşça vakit geçirmekЗдоровье и отдых на работе
İşyerinde mutluluk ve hoşça vakit geçirmekالرفاهية والانتعاش في العمل
İşyerinde mutluluk ve hoşça vakit geçirmek员工福利和娱乐活动
Seninle vakit geçirmekten bahsederdi. Kaçan günleri telafi için.Falava acerca de passar mais tempo contigo.
Yalnızca arkadaşları ile birlikte vakit geçirmek istiyor.Chce tylko spędzać czas z przyjaciółmi.
Yalnızca arkadaşları ile birlikte vakit geçirmek istiyor.Csak a barátaival akar lenni.
Yalnızca arkadaşları ile birlikte vakit geçirmek istiyor.Ea vrea doar să îşi petreacă timpul cu prietenii.
Yalnızca arkadaşları ile birlikte vakit geçirmek istiyor.Ella solo quiere estar con sus amigos.
Yalnızca arkadaşları ile birlikte vakit geçirmek istiyor.Elle veut seulement passer du temps avec ses amis.
Yalnızca arkadaşları ile birlikte vakit geçirmek istiyor.친구와 노는 걸 더 좋아해요.
Yalnızca arkadaşları ile birlikte vakit geçirmek istiyor.Sie will nur Zeit mit ihren Freunden verbringen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod