Ana içeriğe geç
Sözlük

vahi ile cümle

vahi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İçeride ise durum daha vahimdi.Rende melhor por dentro.
İncil'de Yaratılış, Hezekiel, Vahiy kitaplarında ve Kur'an'da bahsedilir.Não creem na divindade do Livro de Mórmon, do Corão, do Livro dos Espíritos e nos Livros apócrifos.
Kur'an'ın kaynağına yönelik ilk eleştirilerden birisi bir vahiy kâtibi tarafından dile getirilmiştir.Vejamos o que dizem os versículos acima citados: "1.
Özellikle Rusya’da durum daha da vahim bir hal almıştır.Regionalmente a situação é ainda mais preocupante.
Cehennem sorunu veya Tutarsız Vahiy Argümanı, Tanrı'nın varlığına karşı bir argümandır.Problema do Inferno é um argumento que vai contra a existência de Deus.
Vahide Perçin 134. bölümde ölerek diziden ayrıldı.O diretor faleceu durante a exibição do capítulo 144.
Aynı zamanda Fransız eski futbolcularından Pascal Vahirua'nın da kuzenidir.É primo do ex-jogador de futebol da Seleção Francesa, Pascal Vahirua.
Şu anda bu yerde cami olmasa bile, kahisnel vahiy gelmeden Tapınağın tekrar inşası imkansızdır.O pouco que resta dele torna impossível a reconstrução do templo.
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry savaşın vahim bir hata olduğunu belirtmiştir.O secretário de estado norte americano John Jay respondeu que se tratava de uma guerra estritamente americana.
Neşe, Nuray, Murat Vahit adlarında üç çücuğu bulunmaktadır.Em Nova Orleães há nove ruas em honra das musas.
Peygambere de vahiy yazıyordu.Lijst van instant messengers
Yerine Vahid Halilhodziç getirildi.Op die kwelderwal werden vervolgens wierden opgeworpen.
Bu sefer durum vahimdi.Dit werd This time.
İlk vahiyden sonra onunla görüşmüştür.Zij kwam in opspraak direct na haar aantreden.
Bu olayın ardından vahiy 40 gün süreyle kesintiye uğramıştır.De mis valt namelijk 40 dagen daarna.
Bilgelik Sözü olarak tabir edilen kuralların, Tanrı tarafından Joseph Smith’e vahiyle bildirildiğine inanılır.De kennis van de ware profeet is identiek met de Wet van Mozes.
Özellikle Rusya’da durum daha da vahim bir hal almıştır.Vooral in Rusland is dit een gekend fenomeen.
Bu vahiyden bir süre sonra Musa, Moav’da vefat eder ve defnedilir.Twarz Mojżesza zgodnie z przekazem rozpromienia blaskiem po spotkaniu z Panem.
Daha da vahimi Philippe'in sevgilisine de abayı yakmıştır.Ta mogła kontrolować ukochaną Filipa.
İçeride ise durum daha vahimdi.W środku jest nieco ciemniejszy.
Vahiy katipleri değişik din ve milliyetlere sahip insanlardan oluşmaktaydı.Korzystali z niego chorzy o różnych wyznaniach i narodowości.
Bilgelik Sözü olarak tabir edilen kuralların, Tanrı tarafından Joseph Smith’e vahiyle bildirildiğine inanılır.Zasady wiary – akceptowane przez świętych w dniach ostatnich wyznanie wiary, zredagowane przez Josepha Smitha.
Bu vahiyden bir süre sonra Musa, Moav’da vefat eder ve defnedilir.När Moses hör detta förstör han dem (inte som i Andra Mosebok i vrede vid åsynen av Guldkalven).
Ayrıca İslam Peygamberi’nin vahiy kâtiblerinden birisidir.Inom islam är profeter sändebud utvalda av Gud.
Daha da vahimi Philippe'in sevgilisine de abayı yakmıştır.Hon har också börjat tvivla på maken Filips kärlek.
İkonografi Vahiy Kitabına dayanmaktadır.Dess ikonografiska grund ligger i Uppenbarelseboken.
Vahide Perçin 134. bölümde ölerek diziden ayrıldı.Alla i orten dog under digerdöden 1349.
Vahiy ile gelen her türlü söz Allah’ın sözü kabul edilir.Alla löften räknas som att ha Allah som deras vittne och garant.
Bu sefer durum vahimdi.Цього разу в Запоріжжі.
İlk vahiyden sonra onunla görüşmüştür.Він планував зав'язати після першої судової справи.
Öte yandan Bir Dağ Masalı, Vahi Öz'ün oynadığı ilk filmidir.Залишається відкритим питання який фільм вважати першим токусацу.
Vahiy KıyametЩоденний Львів
Bu noktada, Bizans filosunun acınası durumu vahim sonuçlar doğurdu.Плачевний стан візантійського флоту на той момент призвів до жахливих наслідків.
Fakat Osmanlı İmparatorluğu için en vahim tehlike Rusya'nın durumuydu.На Чорному морі основним противником Росії була Османська імперія.
Doğuda ise daha vahim bir durum ortaya çıkmıştir.Ještě nebezpečnější byla situace na východě.
Bu sefer durum vahimdi.Tentokrát již natrvalo.
Yeni Ahit'in son kitapçığı Yuhanna'nın 90 yıllarında yazdığı Vahiy'dir.Svou poslední knihu There Tis Then vydal ve svých devadesáti letech.
Vahiy 7:15 Bana dedi ki, "Bunlar o büyük sıkıntıdan geçip gelenlerdir.Jeden z pasažérů v 10:00:25 zakřičel: "Do kokpitu.
Bu bakımdan, 1669’daki Brunswick Dükü’nün daveti vahimdi.V roce 1689 jej zakoupil vévoda brunšvický.
Bu vahiy, İslam’a göre Allah kelamı olup namazda okunur.El vrea să vă oprească de la amintirea lui Dumnezeu și a rugăciunii.
Bir süre sonra, Mehmet Reşat ölmüş ve yerine kardeşi Vahidüddin padişah olmuştu (5 Temmuz 1918).La scurt timp după aceea, Mihail Roller, care era grav bolnav de diabet, s-a sinucis (21 iunie 1958).
Vahid Efendi buna dair bir de risale yazmıştır.Al Hallaj, a scris și versuri.
Vahide Perçin 134. bölümde ölerek diziden ayrıldı.Detenție izolată Vezi secțiunea 119.
Tanrı, kendisi gibi başka bir örnek olmayan bir vahiddir.Te vagy az egyetlen isten, kihez senki sem hasonló.
Vahid'in arkadaşları arasında saygısı giderek artıyordu.Disney dolgozói körében nőtt az elégedetlenség.
Vahiy katipleri değişik din ve milliyetlere sahip insanlardan oluşmaktaydı.A tagjai különböző vallásos neveltetésű és nemzetiségű emberekből állt.
İkonografi Vahiy Kitabına dayanmaktadır.Ikonográfiája A jelenések könyvén alapul.
İlk vahiyden sonra onunla görüşmüştür.Előzetes bejelentkezés után látogatható.
Bu sefer durum vahimdi.Tällä kertaa oli tosi kyseessä.
İçeride ise durum daha vahimdi.Se oli jollain tavalla läheisin.
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry savaşın vahim bir hata olduğunu belirtmiştir.Yhdysvaltain ulkoministeri John Kerry yritti saada kestävän tulitauon aikaan.
Daha da vahimi Philippe'in sevgilisine de abayı yakmıştır.Hän järkyttyi myös ystävänsä Philipin vahvoista tunteista häntä kohtaan.
İlk vahiy olarak kabul edilen 96. surenin ilk beş ayeti, toplam 19 kelimedir.Sinä, ensimmäinen suuri rakkaus), joka sai yhteensä 159 pistettä .
Ben buna evet derim, Tanrı kelamı ve vahiy vardır.Η ύπαρξη του Θεού είναι δεδομένη και αποδείξιμη.
Zekeriya, indirilen vahiyleri tebliğ eder ve yazardı.Over for den står teorien om den ene, bogstavelige skriftmening.
Vahide Perçin 134. bölümde ölerek diziden ayrıldı.Slægten uddøde i mandslinjen omkring 1413.
Özellikle Rusya’da durum daha da vahim bir hal almıştır.Særligt forholdene i Rusland var rystende.
Tek rakibi Vahihüddin Ahmed ise 77 oy aldı.Den tætteste modkandidat, Barham Saleh, fik 17 stemmer.
Vahiy 7:15 Bana dedi ki, "Bunlar o büyük sıkıntıdan geçip gelenlerdir.17:15 så hedde 5:15 PM ved brug af denne omskrivning.
İslam’a göre peygamberlere vahiy getirmek, Allah'ın emir ve yasaklarını bildirmekle vazîfeli melektir.Johansen så på seg selv som et sendebud fra Herren, og mente at synene han fikk var fra Gud.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod