vahşice ile cümle

vahşice kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Senin hayal gücünün vahşice koşmasına izin ver.Let your imagination run wild.
Tom 20 Ekim 2013'te vahşice öldürüldü.Tom was brutally murdered on October 20, 2013.
O, vahşice öldürüldü.She was brutally murdered.
O, onu bağladı ve onun ağzını tıkadı, sonra onu vahşice dövmeye başladı.She tied him up and gagged him, then she started to beat him savagely.
Tom gözyaşlarıyla babasının annesini nasıl vahşice dövdüğünü hatırladı.Tom tearfully recalled how his father savagely had beaten his mother.
O vahşice koşuyor.He's running wild.
O, karısını vahşice öldürdü.He brutally murdered his wife.
Çocuklar vahşice koşuyor.The kids are running wild.
Tom vahşice öldürüldü.Tom was found brutally murdered.
Tom, Mary'yi vahşice ölümüne dövdü.Tom brutally beat Mary to death.
Fadıl dokuz yaşındaki bir kıza vahşice saldırdı.Fadil savagely assaulted a nine-year-old girl.
Leyla vahşice öldürüldü.Layla was savagely murdered.
Leyla vahşice dövüldü.Layla was savagely beaten.
Leyla vahşice tecavüze uğradı.Layla was savagely raped.
İdamdan önce aylar boyunca vahşice işkence gördüler.Before their execution, they were tortured savagely for months.
Tom vahşice dövüldü.Tom was brutally beaten.
Sami vahşice öldürüldü.Sami was brutally murdered.
Tom vahşice dövülerek öldürülmüş.Tom was brutally beaten to death.
Öyküde C. Auguste Dupin, Paris'te iki kadının vahşice öldürüldüğü cinayetin sırrını çözer.C. Auguste Dupin is a man in Paris who solves the mystery of the brutal murder of two women.
Özel olarak, bu onun rakiplerini vahşice öldürme geleneğinin alıştırmasıydı.Privately, it was his custom to slay his practice opponents.
Kurbağa korkusu sıklıkla kurbağaların vahşice ölüşüne tanık olduktan sonra ortaya çıkmaktadır.Phobia against frogs often happens after seeing frogs die violently.
Karındeşen Jack'in yöntemleri vahşiceydi.Jack's work was totemic in nature.
Zalimce, vahşice.It's cruel, it's wasteful.
İnsanlar vahşice dövülüyordu.People were being beaten brutally.
Kemp'in bir bıçak bulabildiğim önce vahşice sonunda bit, ve lanetli dış yaprak gevşetti.He bit the end savagely before Kemp could find a knife, and cursed when the outer leaf loosened.
Susana basit ama vahşice etkin bir deney yapıyor.Susana did a simple but brutally effective experiment.
Bay Mohammad'in de dediği gibi, o vahşet öğretirdi ve vahşice öldürüldü.And as Mr. Muhammad said, he taught violence and he died violently.
Tamam, bu çok vahşice.OK, that's pretty wild.
Vahşice işlenen Emine Bulut cinayeti, Türkiye'de kadın cinayetlerinin sembollerinden birisidir.The brutal murder of Emine Bulut is one of the symbols of femicide in Turkey.
Kurbağa korkusu sıklıkla kurbağaların vahşice ölüşüne tanık olduktan sonra ortaya çıkmaktadır.Phobia against frogs often happens after seeing frogs die violently.
Dört kadını vahşice dövdü ve iki kişiyi öldürdü, Lisa Levy ve Margaret Bowman.He brutally beat up four women and killed two, Lisa Levy and Margaret Bowman.
Üçü de Ebu Cehil ve diğer "kafirler" tarafından vahşice işkence gördü.All three were savagely tortured by Abu Jahl and the other infidels.
Rolling Stone için bir diğer eleştirmen, "Arrabal vahşice orijinaldir" (John Parrack) yazmıştır.Another, for Rolling Stone, wrote, "Arrabal is ferociously original" (John Parrack).
Birkaç ay içinde Aleksandr Suvorov komutasındaki birlikler tarafından vahşice bastırıldı.It was brutally suppressed in a few months by the troops under the command of Alexander Suvorov.
İkisi Akropolis'e doğru vahşice yarıştı ve bu çok yakın bir yarıştı.The two raced ferociously towards the Acropolis and it was a very close race.
Al-Mu'tazz bundan kısa bir süre sonra görevden vahşice alındı.Al-Mu'tazz was brutally deposed shortly thereafter.
644 yılında ikinci halife Ömer, İranlı köle Ebu Lü'lü'e Firuz tarafından vahşice yaralandı.In 644, the second caliph Umar was brutally wounded by the Persian slave Abu Lu'lu'a Firuz.
Daha sonra Lady Tressilian odasında vahşice öldürülür.In dieser Nacht wird Lady Tressilian ermordet.
Özel olarak, bu onun rakiplerini vahşice öldürme geleneğinin alıştırmasıydı.Il essaie en réalité de capturer le parfum naturel de ses victimes.
Bu eserimde çoğu zaman William'ı övdüm ancak bu vahşice katliam hakkında iyi bir şey söyleyemem.He alabado con frecuencia a Guillermo en este libro, pero no puedo decir nada bueno de su brutal matanza.
Kadınların ırzına geçerler, vahşice işkence yaparlar.Los hermanos implacablemente la violan y torturan.
Lord Kinross'a göre, "Onlar vahşice Müslüman Türklerine saldırdı ve katletmeye başladılar."ووفقاً لأقوال لورد كنروس فإنه قال" أنهم هاجموا الأتراك المسلمين بطريقة وحشية و بدأوا بإغتيالهم".
Öyküde C. Auguste Dupin, Paris'te iki kadının vahşice öldürüldüğü cinayetin sırrını çözer.بطل القصة هو رجل يدعى سي أوغست دوبين، هو رجل في باريس يحاول أن يحل لغز جريمة قتل وحشية لامرأتين.
Bu eserimde çoğu zaman William'ı övdüm ancak bu vahşice katliam hakkında iyi bir şey söyleyemem.Tenho muitas vezes elogiado Guilherme neste livro, mas não posso dizer nada de bom sobre este massacre brutal.
Rick, kendisinden af dileyen Dan'in yanına gelir ve bıçağını Dan'e saplayarak Dan'i vahşice öldürür.Rick se aproxima de Dan, que implora por piedade, mas ele toma uma faca e brutalmente mata Dan.
Arkasında kırık kalpler, kızgın koca ve babalar bırakır, sonunda da Don Gonzalo'yu vahşice öldürür.Atrás de si, deixa um rasto de corações partidos até que, finalmente, acaba matando um certo Don Gonzalo.
Glenn öldüresiye dövülür ve yan hücrede Vali tarafından vahşice tecavüz edilen Maggie'yi dinlemeye zorlanır.Glenn foi espancado e forçado a ouvir o Governador brutalmente estuprar Michonne em um cômodo ao lado.
Daha sonra Lady Tressilian odasında vahşice öldürülür.Aí, a própria Lady Tressillian aparece morta também.
Kadınların ırzına geçerler, vahşice işkence yaparlar.Ela tem medo de serpentes e de ser estuprada.
Kadınların ırzına geçerler, vahşice işkence yaparlar.Wy szkodzicie naszym braciom i mordujecie z dzikim okrucieństwem.
Özel olarak, bu onun rakiplerini vahşice öldürme geleneğinin alıştırmasıydı.To właśnie ów głos miał mu nakazać zabijanie prostytutek.
Askerlerini ve subaylarını vahşice cezalandırırdı.Демонстрантів жорстоко побили солдати та поліціянти.
Öyküde C. Auguste Dupin, Paris'te iki kadının vahşice öldürüldüğü cinayetin sırrını çözer.C. Auguste Dupin este un bărbat din Paris care rezolvă misterul uciderii brutale a două femei.
Ormanda ağaçlar tarafından vahşice tecavüze uğrar.Seuraa miesten välinen väkivaltainen yhteenotto metsässä.
1962 ormanda vahşice öldürülmüş 14 ceset, arasında 12 çocuk ve 2 yetişkin şahıs, bulunur.I 1972 fandt man en gruppe særdeles velbevarede mumier bestående af seks voksne og to børn.
Karındeşen Jack'in yöntemleri vahşiceydi.Ordoviciske muslingers lukkesystem var primitivt.
Şişli'de ölü bulunmuş, gasba uğramış, vahşice öldürülmüştür.Armé, blev dræbt, blev Hausser cfef.
Kadınların ırzına geçerler, vahşice işkence yaparlar.De har filmet sig selv, voldtage og torturerer deres ofre.
Ama sadece üç kişi kurtulmuş diğerleri vahşice öldürülmüştür.Tre andre personer var i livsfare, men ble reddet.
Bu eserimde çoğu zaman William'ı övdüm ancak bu vahşice katliam hakkında iyi bir şey söyleyemem.私はこの本の中でよくウィリアムを称揚するが、この凶悪な虐殺については何も良いことは言えない。
İlgili Sayfalar