Geliştirici, VizyonUtvecklare, visioner
Geliştirici, VizyonVývojář (jefferai)
Geliştirici, VizyonVývojár (jefferai)
Geliştirici, VizyonΠρογραμματιστής, μελλοντικά σχέδια
Geliştirici, VizyonРазработка, визия
Geliştirici, VizyonРазработчик, представление
Geliştirici, VizyonРозробник, загальне бачення
Geliştirici, Vizyonמפתח (jefferai)
Geliştirici, Vizyonنوع الجهاز
Geliştirici, Vizyon開発者 (jefferai)
Gözlük' ün arkasındaki vizyon buydu, ve işte bu yüzden bu form faktörünü oluşturduk.Chcem Vám povedať kúsok viac o motivácii, ktorá k nemu viedla.
Gözlük' ün arkasındaki vizyon buydu, ve işte bu yüzden bu form faktörünü oluşturduk.그래도 글래스를 만들게 된 동기에 대해서는 조금 더 알려드리고 싶었습니다.
Gözlük' ün arkasındaki vizyon buydu, ve işte bu yüzden bu form faktörünü oluşturduk.אבל אני רוצה לספר לכם עוד קצת על המניעים שהובילו ליצירה שלהם.
Gözlük' ün arkasındaki vizyon buydu, ve işte bu yüzden bu form faktörünü oluşturduk.ولكن أريد أن أخبركم أكثر قليلاً حول الدافع وراء ما أدى إليها.
Gözlük' ün arkasındaki vizyon buydu, ve işte bu yüzden bu form faktörünü oluşturduk.グーグル・グラスを生み出すに 至った動機をお話ししましょう 出歩いているときに 携帯電話を覗き込んでいるのは
(Gülüşmeler) (Vızıldama) (Ateş)(ブーン)
Hala hevesim ve vizyonum var.Ich hab noch immer Biss und Visionen.
Hala hevesim ve vizyonum var.Incă am energia si viziunea.
Hala hevesim ve vizyonum var.J'ai toujours une vision très claire
Hala hevesim ve vizyonum var.Todavía tengo el talento y la visión.
Hala hevesim ve vizyonum var.Tôi vẫn còn động lực và tầm nhìn.
Hala hevesim ve vizyonum var.Wciąż mam napęd i wizję.
Hala hevesim ve vizyonum var.Έχω ακόμα το κίνητρο και το όραμα.
Hala hevesim ve vizyonum var.Все още имам хъса и погледа.
Hala hevesim ve vizyonum var.Я всё ещё полон драйва и замыслов.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Il pensait à sa vision de l'Afrique du Sud et des êtres humains.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Không, ông ấy nghĩ về tương lai của Nam Phi và cho cả loài người.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.아니죠, 그는 남아공과 인류의 비전에 대해 생각합니다. 그걸 지켜온 겁니다.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Nein, er hat über die Vision für Südafrika nachgedacht und für die Menschen.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Nej, han funderade över sin vision för Sydafrika och för mänskligheten.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Nej, han tænkte på sin vision for Sydafrika og for menneskene.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Nem... álmokról gondolkodott, hogy mi lehetne Dél-Afrikából és az emberekből.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Ne, přemýšlel o budoucnosti JAR a jejích obyvatel.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Nie, o przyszłości Południowej Afryki i jej mieszkańców.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Nie, rozmýšľal nad víziou Južnej Afriky a ľudí. To ho udržalo - toto je o vízii.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.No, pensaba en la visión para Sudáfrica y para los seres humanos.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.No, pensava al suo sogno per il Sud Africa e per tutti gli uomini.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Nu, se gândea la viziunea lui pentru Africa de Sud şi pentru oameni.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Tidak, ia berpikir tentang visi untuk Afrika Selatan dan untuk umat manusia.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Trata-se de Visão. Trata-se de ver a longo prazo.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Όχι, σκεφτόταν το όραμά του για τη Νότιο Αφρική και την ανθρωπότητα.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Не, мислил е за визията за Южна Африка и за човешките същества.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Ні, він думав про майбутнє Південної Африки і людства. Його бачення допомагало йому жити.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.לא. הוא חשב על חזונו עבור דרום אפריקה ובני האדם.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.لا , بل كان يفكر برؤية لجنوب أفريقيا .. وللبشرية جمعاء .. هذا ما أبقاه
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.人間について考えた それがつまり- ビジョンの話で、長い線の話です
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Không, bạn cần nhen nhóm trong tâm hồn mọi người một ngọn lửa về các cuộc thám hiểm ở ngoài khơi xa."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."먼 바다를 탐험하는 마음으로 사람들의 영혼을 타오르게 만들 필요가 있습니다."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Musisz rozpalić ludzkie dusze wizją odkrywania dalekich wybrzeży".
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Nee, je moet de ziel van mensen verbazen met visioenen van het verkennen van verre kusten."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Nein, man muss der Menschen Seelen entflammen mit Visionen entfernte Küsten zu erkunden."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Nej, du måste sätta folks själar i brand med visioner om att utforska avlägsna stränder."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Nem, vágyat kell gyújtanod az emberek lelkében a távoli partok iránt."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."No, dovete generare nelle persone il desiderio di scoprire lidi lontani."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Non, vous devez illuminer les âmes des gens avec des visions d'exploration de rivages lointains. "
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."No, tienes que enardecer las almas de las personas con visiones de la exploración de tierras lejanas".
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Nu, trebuie să înfierbânţi sufletele oamenilor cu viziuni de explorare a malurilor îndepărtate."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin.""Precisam de inflamar as almas das pessoas "com visões de explorações de praias distantes."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Tidak, Anda perlu membakar jiwa orang-orang itu dengan visi menjelajahi pesisir nun jauh."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Όχι, πρέπει να βάλεις φωτιά στις ψυχές των ανθρώπων με οράματα για την εξερεύνηση μακρινών ακτών".