Egzersiz vücudunu kuvvetli yapar.Exercise makes your body strong.
Egzersiz vücudunuzu güçlendirir.Exercise makes your body strong.
Rugby maçından sonra bütün vücudum büyük bir çürüktü.My whole body was one big bruise after the rugby game.
Vücudunuzun başka herhangi bir yerinde ağrı hissediyor musunuz?Do you feel pain in any other part of your body?
Islak elbiselerim vücuduma yapıştı.My wet clothes clung to my body.
Tablo vücudun nasıl çalıştığını göstermektedir.The chart illustrates how the body works.
Ses rahatsız edici ama insan vücudu için zararsızdı.The sound was annoying but harmless to the human body.
Bu oğlanın güçlü ve sağlıklı bir vücudu var.This boy has a strong and healthy body.
İnsan vücudunun ısısı 37°C civarında gezinir.The temperature of the human body hovers around 37°C.
Liderleri öldüğünde, onun vücudunu büyük bir mezara yerleştirdiler.When their leader died, they placed his body in a large tomb.
İnsan vücudu bir tür makinedir.Man's body is a sort of machine.
İnsan vücudunun yüzde 70'i sudur.Man is 70% water.
İnsan vücudu milyarlarca küçük hücrelerden oluşmaktadır.The human body is composed of billions of small cells.
Bir insan vücudu sayısız miktarda hücreden oluşur.A human body consists of a countless number of cells.
Yüzme vücudun bütünü için iyi bir egzersizdir.Swimming is good exercise for the whole body.
Vücudunun her tarafında kırmızı benekler var.He has red spots all over his body.
Benim bütün vücudum ağrıyor.My whole body is sore.
Onun vücudu kahverengi kürkle kaplıydı.His body was covered with brown fur.
Vücudumun her yeri kaşınıyor.My body itches all over.
Vücudumun her tarafında ağrılarım ve sızılarım var.I have aches and pains all over my body.
Bir insanın vücudu ölür, ama ruhu ölümsüzdür.A man's body dies, but his soul is immortal.
Vücudu öfkeyle sarsıldı.His body was shaking in anger.
Anne tavşan kendi vücudu ile yavrularını sıcak tutar.A mother rabbit keeps her babies warm with her own body.
Onun kışkırtıcı vücudunu gördükten sonra, ona bağımlı oldu.After seeing her provocative body, he became obsessed with her.
Günlük hayatımda sağlığıma zarar vermemek için vücudumla çeşitli şekillerde ilgileniyorum.In my daily life I take care in various ways of my body so as not to damage my health.
Ruh vücudun hapishanesidir.The soul is the prison of the body.
Siyatik sinir insan vücudundaki en uzun sinirdir.The sciatic nerve is the longest nerve in the human body.
İnsan vücudundaki en büyük kas gluteus maximus'tur.The largest muscle in the human body is the gluteus maximus.
Zehir bütün vücuduna yayıldı.The poison spread through his whole body.
Vücudumun her tarafı ağrıyor.My body aches all over.
Vücudunuzda birçok kemik bulunur.There are many bones in your body.
Vücudunda birçok kemik bulunur.There are many bones in your body.
Gıda vücudumuz için yakıttır.Food is fuel for our bodies.
Yerçekimi insan vücuduna baskı yapıyor.Gravity stresses the human body.
Diz vücudun en büyük eklemidir.The knee is the body's largest joint.
Vücudumuzdaki her molekülün benzersiz bir şekli vardır.Each molecule in our body has a unique shape.
Onun seksi vücudu beni cezbetti.Her voluptuous body attracted me.
Deri, vücudun en büyük organıdır.The skin is the largest organ of the body.
Bir hapşırık saatte kırk mil hızla vücudunuzu terk eder.A sneeze leaves your body at forty miles an hour.
Çocuğun vücudu ateşlendi.The child's body felt feverish.
İnsan vücudu sadece küçük hücrelerden oluşur.The human body is only made up of tiny cells.
Polisler Tom'un vücudunda yanan sigaranın resimlerini çekti.The police took pictures of the cigarette burns on Tom's body.
Benim bütün vücudum kaşınıyor.My whole body itches.
Vücudunu yıkamalısın.You must wash your body.
Onun bütün vücudu ağrıyor.Her whole body hurt.
O geldiğinde ve beni bulduğunda, onun bütün vücudu alkol kokuyordu.When he came and found me, his whole body reeked of alcohol.
Bir tebessüm bir kadının vücudunda en güzel kıvrımdır.A smile is the most beautiful curve on a woman's body.
Vücudun katılaşması ölümden hemen sonra başlar.Rigor mortis sets in soon after death.
Tom'un vücudunun % 7'si yağdır.Tom has 7% body fat.
Vücudum eskiden olduğu kadar esnek değil.My body isn't as flexible as it used to be.
Ben onun başı vurulmuş vücudunu bir kalkan olarak kullandım.I used his beheaded body as a shield.
Bu senin vücudun, ona dikkat et!It's your body. Take care of it.
Vücudundan utan duyuyor.He's ashamed of his body.
Senin vücudun evet diyor.Your body is saying yes.
Kalkmaya çalıştım ama vücudum kurşun gibi ağırdı.I attempted to get up, but my body was heavy as lead.
Günde üç öğün yemek yerseniz, vücudunuzun ihtiyacı olan enerjiye sahip olur.If you eat three square meals a day, your body will have the energy it needs.
Tom'un vücudunun her yerinde dövme vardır.Tom has tattoos all over his body.
Onun güzel bir vücudu var.He has a nice body.
Mükemmel bir vücudu var.She has a perfect body.
Onun kusursuz bir vücudu var.She has a perfect body.