Ana içeriğe geç
Sözlük

uzun ile cümle

uzun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun uzun ve düzensiz saçları bir aslan yelesine benzerdi.His long and untidy hair was similar to a lion's mane.
Bunun uzun sürmeyeceğine sana söz veriyorum.I promise you that it won't last long.
Tom, kızlarda uzun saçı mı yoksa kısa saçı mı seversin?Tom, do you like long hair or short hair on girls?
Uzun bir geceydi.It was a long night.
Birine mektup yazdığımdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've written anyone a letter.
Tom uzun süredir Mary'ye yazmadı.Tom hasn't written to Mary in a long time.
Tom uzun süredir bana yazmadı.Tom hasn't written to me in a long time.
Orada uzun zamandır mı çalışıyorsun?Have you been working there for long?
Neden tavşanların uzun kulakları vardır?Why do rabbits have big ears?
Bu mektupları göndermek uzun sürmeyecek.The sending of these letters won't take long.
Uzun saç, böyle bir sıkıntıdır.Long hair is such a bother.
Ben uzun zaman önce piyano çalardım, bu yüzden hala biraz çalabilirim.I used to play piano long ago, so I can still play a little.
Sen ne yapacağını uzun zamandır biliyorsun.You have known from a long time what to do.
Nil Nehrinin uzunluğu ne kadar?How long is the Nile River?
Öyle bir şey yaptığımdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've done anything like that.
Uzun süredir uzaktaydım.I've been away for a long time.
Uzun süredir evden uzaktayım.I've been away from home for a long time.
Uzun zamandır o kelimeyi duyduğumu sanmıyorum.I don't think I've heard that word in a long time.
Uzun zamandır o kelimeyi duymadım.I haven't heard that word in a long time.
Birinin o kelimeyi kullandığını duyduğumdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've heard anyone use that word.
Hiç uzun mesafe ilişkisi yaşadın mı?Have you ever had a long distance relationship?
Daha uzun olsa bu köpeği satarım.I would sell this dog if it was taller.
Büyük büyük ebeveynlerimden sadece ikisi onlarla tanışmam için yeterince uzun yaşadı.Only two of my great-grandparents lived long enough for me to meet them.
Uzun bir süre buraya geri dönmeyeceğim.I won't come back here for a long time.
Babanız oldukça uzun boylu.Your father is quite tall.
John'un büyükannesi uzun bir hastalıktan sonra öldü.John's grandmother died after a long illness.
Uzun bir yaşamın sırrını biliyor musun?Do you know the secret of a long life?
Biz uzun zaman önce genel bakışı kaybetmiştik.We had lost the overview a long time ago.
Alıç ağacı uzun boyluydu.The hawthorn tree was tall.
Bu kadar uzun zaman beklemek istemezsiniz.You don't want to wait such a long time.
Sadece biraz daha uzun kalmayacak mısın?Won't you stay just a little longer?
Beyaz at siyah olandan daha uzun.The white horse is taller than the black one.
Uzun boylu olmasına rağmen, kadınlar onu çekici buluyor.Despite his being so tall, women find him quite attractive.
Neden bu kadar uzun sürüyor?Why are you taking so long?
Bu on dakikadan daha uzun sürer.It'll take longer than ten minutes.
Onunla uzun bir sohbet ettim.I had a long conversation with her.
Tom'un uzun bir at kuyruğu var.Tom has a long ponytail.
Uzun bir süredir onu tanıyor muydun?Have you known her for a long time?
Uzun zaman önce apartman aldık.We bought the apartment a long time ago.
Bu kadar uzun zaman önce apartman almadık.We didn't buy the apartment that long ago.
Çok uzun zaman önce apartman almadık.We didn't buy the apartment very long ago.
Uzun zaman önce Avrupalılar Güneş'in Dünya'nın yörüngesinde döndüğünü sanıyorlardı.A long time ago, Europeans thought that the Sun was orbiting the Earth.
Uzun zaman önce, Batılılar Güneş'in Dünya'nın yörüngesinde döndüğünü sanıyorlardı.A long time ago, Europeans thought that the Sun was orbiting the Earth.
Hangisi daha uzun? Bir tek bağ mı yoksa bir çift bağ mı?Which is longer, a single bond or a double bond?
Üzgünüm, çok uzun kalamam.Sorry, I can't stay long.
Kim daha uzun, sen mi yoksa Tom'mu?Who's taller, you or Tom?
Ağrı çok uzun sürmez.The pain doesn't last very long.
Bunun beklediğinizden daha uzun sürmesi olasıdır.It's likely to take much longer than you expect.
Beklediğinden daha uzun sürecek.It'll take longer than you expect.
Beklediğimizden daha uzun sürebilir.It may take longer than we expect.
Tom'dan uzun süre e-posta almadım.I haven't gotten any email from Tom in a long time.
Ben uzun zamandır Tom'dan herhangi bir e-posta almadım.I haven't received any email from Tom in a long time.
Ben o konuda Tom'la uzun bir sohbet yaptım.I had a long conversation with Tom about that.
Tom'la uzun bir sohbetim oldu.I had a long conversation with Tom.
Tom benim kadar uzun boyludur.Tom is as tall as me.
Uzun saatler çalışırım.I work long hours.
Uzun boylu adam tiksindirici bir biçimde güldü.The tall man laughed obnoxiously.
Köyümüzdeki tüm yaşlı erkeklerin uzun sakalları var.All the old men in our village have long beards.
Bu tür şey genellikle uzun bir zaman alır.This kind of thing usually takes a long time.
Bu tür bir şey genellikle uzun zaman alır.This kind of thing usually takes a long time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod