Ana içeriğe geç
Sözlük

uzun ile cümle

uzun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Uzun zamandır uyuduğumdan daha iyi uyudum.I slept better than I have for a long time.
Uzun süredir bu yolculuğu hayal ediyorum.I've been dreaming of this trip for a long time.
Güzel uzun bir konuşma yaptık.We had a nice long talk.
Ben uzun zaman bu konuda Tom'la konuştum.I talked to Tom about this for a long time.
Tom Mary'ye John'la uzun bir konuşma yaptığını söyledi.Tom told Mary that he had a long talk with John.
Tom ve Mary bitişik odada uzunca bir süredir konuşuyorlardı.Tom and Mary have been in the next room talking for quite a while.
Tom'un uzun boylu olduğunu düşünüyorum.I think Tom is tall.
Uzun süre kalabilir misin?Can you stay long?
Tom asla uzun kalmaz.Tom never stays long.
Tom uzun süre kalamaz.Tom can't stay for long.
Biraz daha uzun kalabilir miyim?Can I stay a little longer?
Tom Mary'nin daha uzun kalmasını istedi.Tom wanted Mary to stay longer.
Daha uzun kalabilirsem kalırım.If I could stay longer, I would.
Burada uzun süre kalamayız.We can't stay in here very long.
Tom Mary'nin daha uzun süre kalmasını istedi.Tom wished Mary could stay longer.
Tom geldi ama uzun süre kalmadı.Tom did come, but he didn't stay long.
Sadece biraz daha uzun kalamaz mısın?Can't you just stay a little bit longer?
Tom'a asla çok uzun süre boyunca kızgın kalamam.I can never stay angry at Tom for very long.
Tom asla bu kadar uzun süre kalmayı planlamadığını söyledi.Tom said he had never planned to stay that long.
Daha uzun süre kalsaydım sıkılırdım.If I'd stayed any longer, I would've gotten bored.
Tom burada istediğinden daha uzun kalmak zorunda kaldı.Tom has had to stay here longer than he wanted to.
Tom bizi oldukça sık ziyaret eder ama asla çok uzun kalmaz.Tom visits us quite often, but he never stays very long.
Tom uzun zamandır hasta.Tom has been sick for a long time.
Tom uzun süredir hastaymış gibi görünüyor.Tom looks as if he's been sick for a long time.
Duvar 27,5 metre uzunluğundadır.The wall is 27.5 meters long.
Tom bize uzun bir hikaye anlattı.Tom told us a long story.
Gerçekten uzun bir gün oldu, huh.It's been a really long day, huh.
Tom ondan uzun süre önce Mary'ye bahsetti.Tom told Mary about that a long time ago.
Kesinlikle gerektiğinden daha uzun süre kalmamanı öneririm.I'd suggest you don't stay longer than absolutely necessary.
Lanet ... Bu çok uzun bir hafta olacak ..Damn... This is going to be a very long week...
Bu korkunç bir andı. Neyse ki, uzun sürmedi.It was a horrible moment. Fortunately, it did not last long.
Burada iki etek var. İlki uzun, diğeri kısa.Here are two skirts. The first is long, the other is short.
Onun uzun saçları rüzgârda uçuştu.Her long hair blew in the wind.
Onun uzun sarı saçları rüzgârda uçuştu.Her long blond hair blew in the wind.
Bu web sitesinin yüklemesi neden bu kadar uzun sürüyor?Why is this website taking so long to load?
O kadar uzun yürüyüşten sonra yorgunum.I am tired after that long walk.
Loire, Fransa'daki en uzun nehirdir.The Loire is the longest river in France.
Charles de Gaulle büyük ve aynı zamanda uzun boylu bir adamdı.Charles de Gaulle was a great man and also a tall man.
O uzun bir süredir Fransa'da yaşayan bir İtalyan Yahudisidir.He is an Italian Jew who has lived in France for a long time.
Biz uzun bir yürüyüş yaptık.We took a long walk.
Baba ve oğul arasındaki mücadele uzun bir süre sürdü.The struggle between father and son lasted a long time.
Sen Louvre Müzesi'ne girmek için uzun bir kuyrukta beklemek zorundasın.You have to wait on a long line to get into the Louvre Museum.
Yolculuk uzundu ve dinlenmek istiyorum.The trip was long and I want to rest.
Uzun bir yolculuk için yüksek hızlı bir trene binin.Take a high-speed train for a long trip.
O, uzun yolculuğunu hatırlar.She remembers her long journey.
O hiç uzun süre kalmaz.She never stays long.
O benim oğlum kadar uzun boylu değil ama Tom'dan daha uzun boyludur.He's not as tall as my son, but he's taller than Tom.
Ben uzun bir zamandır o filmi izlemek istiyorum.I've been wanting to see that movie for a long time.
Bir atasözü kısa söylenen uzun bir deneyimdir.Proverbs are short sentences drawn from long experience.
O çok uzun boylu.She's very tall.
Oradaki uzun saçlı kıza bak.Look at the girl with the long hair there.
Mary koyu saçlı uzun ince bir genç kadındı.Mary was a tall slender young woman with dark hair.
Uzun boylu kız küçük çocuğu aldı.The tall girl picked up the small child.
Sizi bulmak için uzun bir yol geldik.We've come a long way to find you.
Size katılmak için uzun bir yol geldik.We've come a long way to join you.
Seninle tanışmak için uzun bir zaman bekledik.We've waited a long time to meet you.
Hâlâ gidecek uzun bir yolumuz var.We've got a long way to go yet.
Uzun bir süredir buradayız.We've been here for quite a while.
Uzun süredir Boston'dayız.We've been in Boston for quite a while.
Uzun bir hafta geçirdik.We've had a long week.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod