Ana içeriğe geç
Sözlük

uzun ile cümle

uzun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yüzmeye gittiğimden beri uzun oldu.It's been a long time since I've gone swimming.
Tom'u o kadar kızgın gördüğümden beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've seen Tom that angry.
Tom'u bu kadar mutlu gördüğümden beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've seen Tom this happy.
Uzun bir süre birbirimize baktık.We stared at each other for quite a while.
Uzun süre orada olacağız.We'll be there in plenty of time.
Uzun zamandır birbirimizi tanıyoruz.We've known each other a long time.
Tom'un arkadaşlarının çoğundan daha uzunsun.You're taller than most of Tom's friends.
Tom ve ben uzun süredir yakın arkadaşlarız.Tom and I have been close friends for a long time.
Tom'un ve benim uzun süredir birbirimizle ilişkimiz kesilmiş durumda.Tom and I have been out of touch with each other for a long time.
Tom ve ben uzun süredir birbirimizi tanıyoruz.Tom and I have known each other for a long time.
Tom ve ben uzun süre birbirimizi tanımıyoruz.Tom and I haven't known each other long.
Tom ve ben uzun zamandır birbirimizi görmedik.Tom and I haven't seen each other for a long time.
Tom ve Mary çok uzun bir süredir birbirlerini tanımaktadırlar.Tom and Mary have known each other for a very long time.
Tom bana ne kadar uzun olduğumu sordu.Tom asked me how tall I was.
Tom uzun bir hastalıktan sonra öldü.Tom died after a long illness.
Tom Mary'ye sarıldı ve ona uzun tutkulu bir öpücük verdi.Tom hugged Mary and gave her a long, passionate kiss.
Tom bir yerde üç günden daha uzun süre asla kalmaz.Tom never stays anywhere longer than three days.
Tom kendisine uzun bir bardak süt koydu.Tom poured himself a tall glass of milk.
Tom üç uzun saplı bardağa şarap koydu.Tom poured wine into three long-stemmed glasses.
Tom uzun süre kalamayacağını söylüyor.Tom says he can't stay long.
Tom bana uzun süre kalamadığını söyledi.Tom told me he couldn't stay long.
Bu ceket o kadar uzun ki yere ulaşıyor.This coat is so long it reaches the ground.
Uzun mesafeli ilişkiden daha kötü bir şey yoktur.There's nothing worse than a long-distance relationship.
Mary'nin uzun sarı saçı var.Mary has long blonde hair.
Orville'in ilk uçuşu çok uzun sürmedi.Orville's first flight didn't last very long.
Tom uzun bir ömür yaşamadı.Tom didn't live a long life.
Yeni yıl uzun adımlarla geliyor.The new year is coming with long strides.
O, dünyadaki en uzun kişidir.He is the tallest person in the world.
Oğlan uzun boylu değil.The boy is not tall.
Uzun zamandır bir erkek arkadaşım yok.I haven't had a boyfriend in ages.
Adam uzun boyludur.The man is tall.
Bu uzun boylu sarışın adam kim?Who is this tall blond man?
Yiyecek olmadan yaşayabiliriz...sadece çok uzun süre değil.We can survive without food... just not for too long.
Ebedilik gerçekten çok uzun bir zaman.Eternity is a really long time.
Uzun bir araştırmadan sonra tatmin edici bir oda buldum.After a long search, we found a satisfactory room.
Onu gördüğünden beri uzun zaman olmasına rağmen sanırım Tom Mary'yi tanıyabilir.I think Tom might recognize Mary, even though it's been a long time since he's seen her.
Tom hemen hemen senin kadar uzun.Tom is just about as tall as you are.
Uzun konuşması hepimizi sıktı.Her long speech bored us all.
Ben uzun zamandır o konuda düşünmedim.I haven't thought about that in a long time.
Kimse uzun süre bir şey söylemedi.Nobody said anything for a long time.
Tom ve Mary evlendiklerinde birbirlerini çok uzun süre tanımıyorlardı.Tom and Mary hadn't known each other very long when they got married.
Bu uzun bir haftaydı.This has been a long week.
Benden daha uzun olduğunu daha önce fark etmedim.I never noticed before that you're taller than me.
Uzun süre birlikte geleceğimiz hakkında konuştuk.We talked a long time about our future together.
Biz hâlâ evden uzun bir yoldayız.We're still a long way from home.
Uzun versiyon mu yok sa kısa versiyon mu istiyorsun?Do you want the long version or the short version?
Boston hakkında uzun süre konuştuk.We talked a long time about Boston.
Tom Mary'nin hazırlanmasının neden bu kadar uzun sürdüğünü merak etti.Tom wondered why it took Mary so long to get ready.
Tom uzun otobüs gezintilerini seviyor.Tom likes long bus rides.
Tom şimdi uzunca bir süre Boston'da yaşıyor.Tom has lived in Boston for quite some time now.
Tom uzun zamandır bekliyor.Tom has been waiting for a long time.
Uzun zaman önce Boston'u ziyaret ettim.I visited Boston a long time ago.
Tom uzun süredir burada mı?Has Tom been here long?
Boston'da uzun süre kalmayı planlıyor musun?Are you planning on staying in Boston for a long time?
Bu şey uzun sürmeyecek.This thing won't last long.
Bu sıcak havalar uzun sürmez.These hot spells don't last long.
Kadın uzundur.The woman is tall.
Uzun adam yakışıklıdır.The tall man is handsome.
Yakışıklı adam uzun boyludur.The handsome man is tall.
Uzun boylu kadın güzeldir.The tall woman is beautiful.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod