Ana içeriğe geç
Sözlük

uzun ile cümle

uzun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Böyle bir uzun mektup yazdığım için üzgünüm. Kısa yazmak için vaktim yoktu.I am sorry to write such a long letter. I didn't have time to write a short one.
Keman ve piyano arasındaki fark nedir? Piyano daha uzun süre yanar.What's the difference between a violin and a piano? A piano burns longer.
Mary Tom kadar uzundur.Mary is as tall as Tom is.
Sağlık ve canlılık uzun hayat için gereklidir.Health and vitality are important for long life.
Büyük babamın hayatı uzun ve mutluydu.My grandfather's life was long and happy.
Ziyaretçiler müzeye girmek için uzun bir kuyrukta beklediler.The visitors waited in a long line to get into the museum.
Senin ne kadar uzun olduğunu ölçelim.Let's measure how tall you are.
Tamirci onarımın uzun sürmeyeceğini söyledi.The mechanic said the repair would not take long.
Tom, uzun bir günün ardından kanepede dinlenmeyi seviyor.Tom likes to rest on the couch after a long day.
Uzun bir günden sonra Tom kanepede dinlenmeyi sever.Tom likes to rest on the couch after a long day.
Çoğu basketbol oyuncu çok uzundur.Most basketball players are very tall.
Köprü çok uzun ve çok yüksek.The bridge is very long and very tall.
Uzun bir deve kervanı Batıya doğru gidiyordu.A long caravan of camel was heading to the West.
Bütün kardeşlerim benden daha uzun boylular.All my siblings are taller than me.
Saçı uzun olanlar bir saç kurutma makinesine sahiptir.Those who have a long hair own a hairdrier.
Uzun zamandır oraya gitmek istemektesin, değil mi?You have wanted to go there for a long time, haven't you?
Çok uzun zaman için mi?For very long?
Sen ayrıldığından beri uzun zaman oldu.It's been a long time since you broke up.
O ayrıldığından beri uzun zaman oldu.It's been a long time since he broke-up.
Biraz daha uzun kalın.Stay a little longer.
Uzun boylu adam, yakasına pembe bir karanfil takmıştı.The tall man wore a pink carnation in his lapel.
O uzun bir çocuk.He is a tall boy.
O uzun boylu bir çocuk.He's a tall boy.
Onu çok uzun süredir görmedim.I haven't seen him for a very long time.
En uzun parmak orta parmaktır.The middle finger is the longest.
Uzun zamandır senden haber almıyorum.I haven't heard from you for a long time.
Onun bacakları uzundur.Her legs are long.
İhtiyacınız olan şey, iyi uzun bir tatil.What you need is a good long holiday.
George babası kadar uzun boylu.George is as tall as his father.
Sorular uzun sürmeyecek, ve her şey tamamen gizli tutulacak.The questions will not take long, and everything would be kept completely anonymous.
O uzun süredir İzlanda'da yaşamaktadır.He has lived in Iceland for a long time.
Gezi umduğumdan daha uzun.The trip is longer than I expected.
O benden daha uzun.He's taller than me.
Onu uzun bir süre görmedim.I've not seen him in a long time.
Onun uzun konuşmasından herkes sıkılmıştı.Everyone was bored by his long speech.
Saçım, Jane ile aynı uzunluktadır.My hair is the same length as Jane's.
Neden en son tercüme edilenler en uzun cümlelerdir?Why are the longest sentences always the last ones to be translated?
Onun saçları orijinal uzunluğu kadar tekrar büyüdü.Her hair grew back to it's original length.
Uzun süredir onu görmedi.She has not seen him for a long time.
Onlar uzun boylu mu?Are they tall?
Bilet kuyruğu inanılmaz uzun.The queue for buying tickets was unbelievably long.
Uzun bir yokluktan sonra eve geri döndü.After a long absence, he returned home.
Eti uzun süre korumak istiyorsanız onu dondurun.If you want to keep meat for a long time, freeze it.
O, yürüyebileceğimden üç mil daha uzun.It's three miles longer than I can walk.
Ondan uzun zaman haber alamadılar.They haven't heard from him in a long time.
Babası uzun boyludur.Her father is tall.
O şehri ziyaret ettiğimizden beri uzun zaman oldu.It has been a long time since we visited that city.
Jane, Mary kadar uzun değil.Jane is not as tall as Mary.
Onlar genellikle uzun kalmadı.Usually, they did not stay long.
O uzun boylu, zayıf bir adamdı.He was a tall, thin man.
O uzun boyludur ve güçlü görünüyor.He is tall and looks strong.
Yaşamak için çok daha uzun zamanı olmadığını biliyordu.He knew he did not have much longer to live.
Savaşın uzun süreceğini düşünmüyordu.He did not think the war would last long.
O, uzun kol ve bacaklarıyla, çok uzun boylu ve inceydi.He was very tall and thin, with long arms and legs.
Savaş çok uzun süre devam edemedi.The war could not last much longer.
Scott, onun uzun bir savaş olacağına inanıyordu.Scott believed it would be a long war.
Malzemeler olmadan, onun ordusu çok uzun savaşamadı.Without supplies, his army could not fight very long.
Yulaf uzun zaman atlara ve katırlara yiyecek olmuştur.Oats have long been food for horses and mules.
Yemek için bekleyen insan sıraları eskisinden daha uzundu.The lines of people waiting for food were longer than before.
Başkan Jefferson uzun sürecek ticaret yasağı istemiyordu.President Jefferson did not want the trade ban to last long.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod