Onu uzun zamandır tanıyorum.I've known him a long time.
Tom hakkında düşündüğümden beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've thought about Tom.
Tom'la konuştuğumdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've talked to Tom.
Tom uzun zaman uyumuş olmalı.Tom must've slept a long time.
Bu uzun zaman alacak.This is going to take a long time.
Bu çok uzun zamanını alacak.It'll take you too long.
Tom'un yaşamak için çok daha uzun zamanı yok.Tom doesn't have much longer to live.
Umarım, bizimle uzun zaman kalacaksın.You're going to stay with us a long time, I hope.
Buraya geldiğimden beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've been here.
Uzun zamandır onları görmedim.I haven't seen them in ages.
Uzun zamandır onu görmedim.I haven't seen him in ages.
Onları uzun zamandır tanıyorum.I knew them a long time.
Onu uzun zamandır tanıyordum.I knew him a long time.
İnsanların uzun zamandır bir satranç bilgisayara karşı bir şansı yoktu.Humans haven't had a chance against a chess computer in a long time.
Onu uzun zaman önce yapmalıydık.We should've done that a long time ago.
Tom'u çok uzun zamandır bekliyorum.I've been waiting for Tom for a long time.
Uzun zamandır izlediğim en iyi film bu.This is the best movie I've seen in a long time.
Uzun zamandır en iyi dostum Tom.Tom has been my best friend for a long time.
İkimiz de uzun zamandır sessizdik.We were both silent for a long time.
Çok uzun zamandır beklemiyorum.I haven't been waiting so long.
Uzun zamandır seni seviyorum.I've loved you for a long time.
O alacağını düşündüğümden daha uzun zaman aldı.It took a lot longer than I thought it would take.
Bu, alacağını düşündüğümden daha uzun zaman alıyor.This is taking longer than I thought it would.
Birine mektup yazdığımdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've written anyone a letter.
Orada uzun zamandır mı çalışıyorsun?Have you been working there for long?
Ben uzun zaman önce piyano çalardım, bu yüzden hala biraz çalabilirim.I used to play piano long ago, so I can still play a little.
Sen ne yapacağını uzun zamandır biliyorsun.You have known from a long time what to do.
Öyle bir şey yaptığımdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've done anything like that.
Uzun zamandır o kelimeyi duyduğumu sanmıyorum.I don't think I've heard that word in a long time.
Uzun zamandır o kelimeyi duymadım.I haven't heard that word in a long time.
Birinin o kelimeyi kullandığını duyduğumdan beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've heard anyone use that word.
Biz uzun zaman önce genel bakışı kaybetmiştik.We had lost the overview a long time ago.
Bu kadar uzun zaman beklemek istemezsiniz.You don't want to wait such a long time.
Uzun zaman önce apartman aldık.We bought the apartment a long time ago.
Bu kadar uzun zaman önce apartman almadık.We didn't buy the apartment that long ago.
Çok uzun zaman önce apartman almadık.We didn't buy the apartment very long ago.
Uzun zaman önce Avrupalılar Güneş'in Dünya'nın yörüngesinde döndüğünü sanıyorlardı.A long time ago, Europeans thought that the Sun was orbiting the Earth.
Uzun zaman önce, Batılılar Güneş'in Dünya'nın yörüngesinde döndüğünü sanıyorlardı.A long time ago, Europeans thought that the Sun was orbiting the Earth.
Ben uzun zamandır Tom'dan herhangi bir e-posta almadım.I haven't received any email from Tom in a long time.
Bu tür bir şey genellikle uzun zaman alır.This kind of thing usually takes a long time.
Kız arkadaşım gittiğinden beri uzun zaman oldu.It's been a long time since my girlfriend left.
Okulumuz uzun zaman önce karma eğitim oldu.Our school became coeducational a long time ago.
Bunu çok uzun zamandır yapmak istiyordum.I've been wanting to do that for a very long time.
Çok uzun zamandır buradayım.It's been so long since I've been here.
Bu uzun zamandır oturduğum en rahat sandalye.This is the most comfortable chair I've sat on in a long time.
Uzun zamandır en eğlenceli zamanım bu.This is the most fun I've had in a long time.
Merhaba. Uzun zaman görüşme yok.Hello. Long time no see.
Tom uzun zaman sessizliğini korudu.Tom remained silent for a long time.
O uzun zaman aldı.It's taken a long time.
O çok uzun zaman önce değildi.That wasn't so long ago.
Ben uzun zamandır bu konuda konuşmadım.I haven't talked about this in a long time.
Uzun zamandır o bunu şimdi yaptı.He has done it now for a long time.
Ben uzun zamandır bu kadar hayal kırıklığına uğramadım.I have not been so frustrated in a long time.
Kuyu uzun zamandır kurudu.The well has long since dried up.
Tom ve Mary uzun zamandır en iyi arkadaşlardı.Tom and Mary have been best friends for a long time.
Boston'a gitmek uzun zaman aldı.Getting to Boston took a long time.
Ben uzun zaman önce onu gördüm.I saw it a long time ago.
Ben bunu uzun zaman önce söyledim.I said this a long time ago.
Ben onu uzun zaman önce söyledim.I said that a long time ago.
Ben uzun zamandır bu kadar çok eğlenmemiştim.I haven't had this much fun in a long time.