uzun uzadıya ile cümle
uzun uzadıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.52
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
6
HECE
6
ORT. KELİME
Konuyu uzun uzadıya tartıştık.We debated the matter at length.
Sorunu uzun uzadıya tartıştık.We discussed the problem at length.
O, neye karar verildiğini uzun uzadıya açıkladı.He explained at length what had been decided.
Talihsizlikleri hakkında uzun uzadıya düşündü.He ruminated over his misfortunes.
Biz konuyu uzun uzadıya tartıştık.We discussed the topic at length.
"Tom gerçekten Mary'den ayrıldığını sana söyledi mi?" "Uzun uzadıya değil.""Did Tom really tell you that he was breaking up with Mary?" "Not in so many words."
Tom kurşun kalemini uzun uzadıya düşündü.Tom chewed on his pencil.
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.Let's deliberate a little bit longer."
Bu tarz konuları uzun uzadıya çalışacağız.This type of stuff we'll study in and out.
Dünyanın her yerinde insanlar uzun uzadıya tartışmakWho founded them and what are the stated goals of each?
Gecenin bir bölümünde O'na secde et ve geceleyin uzun uzadıya O'nu tesbih et.And bow in homage part of the night, and glorify Him far into the night.
Bilen millet için ayetleri uzun uzadıya açıkladık.Distinct have We made Our signs for those who recognise.
Anlayan millet için ayetleri uzun uzadıya açıkladık.How clear have We made Our signs for those who understand.
İbret alan kimselere ayetleri uzun uzadıya açıkladık.Distinct have We made Our signs for those who reflect.
Belki doğru yola dönerler diye ayetleri böylece uzun uzadıya açıklıyoruz.That is how We explain Our signs distinctly so that they may come back (to the right path).
Bilen kimseler için ayetleri uzun uzadıya açıklıyoruz.We explain Our commands distinctly for those who understand.
Her şeyi uzun uzadıya açıkladık.We have expounded most distinctly everything.
Düşünen millete ayetleri böylece uzun uzadıya açıklarız.That is how We explain Our signs clearly for those who comprehend.
İşte biz her şeyi uzun uzadıya anlattık.We have expounded most distinctly everything.
Rabbinin, dosdoğru yolu işte budur. İbret alan kimselere ayetleri uzun uzadıya açıkladık.This is the path of thy Lord; straight; We have distinguished the signs to a people who remember.
Allah bunları ancak gerçeğe göre yaratmıştır; bilen millete ayetleri uzun uzadıya açıklıyor.God created that not save with the truth, distinguishing the signs to a people who know.
Batlamyus bunu bir yüzyıl sonra Almagest VI.6'da uzun uzadıya tartıştı.Ptolemy discussed this a century later at length in Almagest VI.6.
Kepler tüm çalışmalarını kitap boyunca uzun uzadıya anlatır.Kepler discusses all his work at great length throughout the book.
Meigen, Fallén ve Zetterstedt'in koleksiyonlarını da uzun uzadıya inceledi.Meigen examined Fallén's and Zetterstedt's collections at length.
Maxwell uzun uzadıya bazı fikirler üzerinde tartışmıştır, bunları şöyle özetler: ‘Tüm ısılar aynı türdür’.El significado físico es expresado por Maxwell en las palabras: "Todo el calor es del mismo tipo".
Ayrıca filmde opera bölümlerine uzun uzadıya yer verilmiştir.Большим успехом пользовались и философские вечера в его доме.
Sorunu uzun uzadıya tartıştık.Am discutat problema pe larg.
Bu konuyu uzun uzadıya düşündüm.M-am gândit îndelung la acest subiect.
Bu tarz konuları uzun uzadıya çalışacağız.Deze dingen gaan we uitgebreid behandelen.
Bu tarz konuları uzun uzadıya çalışacağız.Estudiaremos a fondo estas cosas.
Bu tarz konuları uzun uzadıya çalışacağız.Studieremo approfonditamente questo tipo di cose.
Bu tarz konuları uzun uzadıya çalışacağız.זה מסוג הדברים שאנחנו נלמד לעומק
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.Cần được cân nhắc lâu hơn."
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.Hadd tanácskozzunk még egy kicsit."
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.조금만 더 생각합시다."
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.Lasst uns die Dinge noch etwas länger beratschlagen."
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.Laten we nog iets langer beraadslagen."
Uzun uzadıya tartışalım." dedim."Låt oss överlägga lite längre."
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.Mari bicarakan lebih lama lagi."
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.Naradźmy się jeszcze trochę".
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.Pouvažujme ešte o trochu dlhšie."
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.Prenons plus de temps pour délibérer. "
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.Să ne consultăm puţin mai mult".
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.Vamos a deliberar un poco más".
Uzun uzadıya tartışalım." dedim."Vamos deliberar durante um pouco mais de tempo."
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.Ας συζητήσουμε λίγο περισσότερο."
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.Давайте ещё подумаем, пообсуждаем".
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.Нека обмислим още малко."
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.Поміркуймо трішки довше".
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.בא נמשיך בדיון עוד קצת".
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.دعونا نتفاوض لفترة أطول قليلاً
Uzun uzadıya tartışalım." dedim.今度は別の首相が発言します