uzmanlaşma ile cümle
uzmanlaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
2 ya da 3 yılda Fransızcada uzmanlaşmak oldukça zordur.It's quite difficult to master French in 2 or 3 years.
Yabancı bir dilde uzmanlaşmak yıllar alır.It takes years to master a foreign language.
Yabancı bir dilde uzmanlaşmamız uzun zaman alır.It takes us a long time to master a foreign language.
Fransızcada uzmanlaşmaya karar verdim.I decided to major in French.
Üniversitede hangi alanda uzmanlaşmayı planlıyorsun?What do you plan to major in in college?
Üniversitede iktisat bölümünde uzmanlaşmayı hiç düşündünüz mü?Have you ever considered majoring in economics at college?
O, üniversitede fizik alanında uzmanlaşmaya karar verdi.He decided to specialize in physics at college.
Uzun düşündükten sonra, Beth makine mühendisliği konusunda uzmanlaşmaya karar verdi.After long consideration, Beth decided to major in mechanical engineering.
Müzik konusunda uzmanlaşmayı ciddi olarak düşünmelisin.You should seriously consider majoring in music.
Üniversitede Fransızcada uzmanlaşmaya karar verdim.I decided to major in French in college.
Tom müzikte uzmanlaşmaya karar verdi.Tom has decided to major in music.
Tom biyoloji konusunda uzmanlaşmayı planlıyor.Tom plans to major in biology.
Neden gazetecilik üzerine uzmanlaşmaya karar verdiniz?Why did you decide on majoring in journalism?
Yabancı bir dilde uzmanlaşmak zordur.It's difficult to master a foreign language.
École Polytechnique'de okuduktan sonra 1996'da Télécom Paris'te uzmanlaşmaya devam etti.After studying at École Polytechnique, he went on to specialize at Télécom Paris in 1996.
1915 yılında, kendisini böcekler konusunda uzmanlaşmaya teşvik eden Victor Luchnik ile tanıştı.In 1915, he met Victor Luchnik who convinced him to specialize in beetles instead.
Bu uzmanlaşma da yerli sanayi gelişimini baltalar.The goal also emphasises developing indigenous defence industries.
Günümüzde hamilelik fotoğrafları konusunda uzmanlaşma başlamıştır.He currently concentrates on print-making.
Önde gelen alanlarda uzmanlaşmak, ve bunu sıradışı bir şekilde yapmak istiyoruz.We want to be in the forefront fields, and we want to do it differently.
Beni odasına çağırdı ve hangi konuda uzmanlaşmak istediğimi sordu.He called me to his office and said, "What do you want to do when you grow up?"
Bu da onları uzmanlaşmaya itmektedir.And that will have led to specialization.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.For this 102-year-old karate master, his ikigai was carrying forth this martial art.
Yarım küresel uzmanlaşmaHemispheric specialization
Fabrikalar sadece ağır taşıt üretiminde uzmanlaşmalıydı.Das Unternehmen ist spezialisiert auf die Produktion schwerer Lkw.
Bu uzmanlaşma, şirketin pazarlama stratejisindeki başarıyı de etkileyen çok önemli bir faktördür.Es steht auch ein Vierteljahrhundert später erfolgreich im Zentrum der Unternehmensstrategie dieser Agentur.
Fabrikalar sadece ağır taşıt üretiminde uzmanlaşmalıydı.La compagnie s'était alors tournée vers la production de véhicules lourds.
Acil tıp alanında uzmanlaşmayı seçti ve Los Angeles bölgesinde birçok hastanede çalıştı.Optó por especializarse en medicina de emergencia y trabajó en varios hospitales del área de Los Ángeles.
École Polytechnique'de okuduktan sonra 1996'da Télécom Paris'te uzmanlaşmaya devam etti.Después de estudiar en la École polytechnique, en 1996 se especializó en Télécom Paris.
Weber’in üniversite çağında sosyal bilimler alanında uzmanlaşmak isteyeceği açıkça belli idi.Parecía ya claro entonces que Weber se dedicaría a las ciencias sociales.
Fabrikalar sadece ağır taşıt üretiminde uzmanlaşmalıydı.Заводы должны были специализироваться на производстве только большегрузных автомобилей.
École Polytechnique'de okuduktan sonra 1996'da Télécom Paris'te uzmanlaşmaya devam etti.Depois de estudar na École Polytechnique se especializou na Télécom Paris em 1996.
1915 yılında, kendisini böcekler konusunda uzmanlaşmaya teşvik eden Victor Luchnik ile tanıştı.Em 1915 ele encontrou Victor Luchnik que o convenceu a se especializar em besouros.
Fabrikalar sadece ağır taşıt üretiminde uzmanlaşmalıydı.Deze onderneming was gespecialiseerd in zware terreinwagens.
14 yaşında Austin mayo, iç çamaşırı ve vücut modelliği konusunda uzmanlaşmaya başladı.Op haar achttiende begon Austin zich te specialiseren in lingerie, lichaamsfotografie en badkleding.
2 ya da 3 yılda Fransızcada uzmanlaşmak oldukça zordur.Het is best moeilijk om in 2, 3 jaar goed Frans te leren.
2 ya da 3 yılda Fransızcada uzmanlaşmak oldukça zordur.Het is best moeilijk om Frans in 2 of 3 jaar te beheersen.
Fabrikalar sadece ağır taşıt üretiminde uzmanlaşmalıydı.Głównym zadaniem zakładu miała być produkcja ciężkich pojazdów gąsienicowych.
14 yaşında Austin mayo, iç çamaşırı ve vücut modelliği konusunda uzmanlaşmaya başladı.Vid fjorton års ålder började Coco Austin som fotomodell för baddräkter och underkläder.
Genelden başlayarak uzmanlaşmaya doğru kademelendirilebilen farklı LL.M. programları bulunmaktadır.Több LL.M. program közül választhatunk az általánostól a speciálisig.
Weber’in üniversite çağında sosyal bilimler alanında uzmanlaşmak isteyeceği açıkça belli idi.Ennek ismeretében egyértelműnek tűnt, hogy Weber a társadalomtudományok művelésének szenteli magát.
Bu uzmanlaşma, şirketin pazarlama stratejisindeki başarıyı de etkileyen çok önemli bir faktördür.Liiketoimintamallilla on myös keskeinen rooli strategian toimeenpanon onnistumisessa.
Kısa süre sonra da insan hakları hukuku konusunda uzmanlaşmaya başladı.Myöhemmin vapaisiin taiteisiin alettiin lukea humanistisia aineita yleisemminkin.
Fabrikalar sadece ağır taşıt üretiminde uzmanlaşmalıydı.Fra dette tidspunkt fokuserede firmaet udelukkende på produktion af tungt læsselige lastbilsanhængere.
Acil tıp alanında uzmanlaşmayı seçti ve Los Angeles bölgesinde birçok hastanede çalıştı.彼女は救急医学を専攻し、ロサンゼルス地区のいくつかの病院で働いた。
1915 yılında, kendisini böcekler konusunda uzmanlaşmaya teşvik eden Victor Luchnik ile tanıştı.1915年、Victor Luchnikに出会ったことで甲虫を専門にするようになる。
Hem binicilikte, hem okçulukta uzmanlaşmak ve bu ikisini harmanlayabilmek şarttır.見事、専門業者を呼んで両方取り出すことができた。
Weber’in üniversite çağında sosyal bilimler alanında uzmanlaşmak isteyeceği açıkça belli idi.베버가 사회 과학 분야로 학업을 계속하리라는 것은 분명해 보였다.
Acil tıp alanında uzmanlaşmayı seçti ve Los Angeles bölgesinde birçok hastanede çalıştı.נושא ההתמחות שלה היה רפואת חירום והיא עבדה במספר בתי חולים באזור לוס אנג'לס.
Fabrikalar sadece ağır taşıt üretiminde uzmanlaşmalıydı.האזור התמחה בתעשייה כבדה.
14 yaşında Austin mayo, iç çamaşırı ve vücut modelliği konusunda uzmanlaşmaya başladı.На 24 години Остин започва да се специализира в снимките на бански костюми и бельо.
Acil tıp alanında uzmanlaşmayı seçti ve Los Angeles bölgesinde birçok hastanede çalıştı.Dúfala, že si uskutoční lekársku kariéru v lekárskom výskume v Los Angeles.
İşletme Enstitüsü altında yer MBA programlarında dokuz farklı alanda uzmanlaşma imkanı sunulmaktadır.Tillväxtverketil on üksteist kontorit üheksas eri kohas.
Beni odasına çağırdı ve hangi konuda uzmanlaşmak istediğimi sordu.Er rief mich zu sich in sein Büro und sagte: Was willst du mal werden, wenn du groß bist?
Beni odasına çağırdı ve hangi konuda uzmanlaşmak istediğimi sordu.Hij riep me en vroeg: "Wat wil je later worden?"
Beni odasına çağırdı ve hangi konuda uzmanlaşmak istediğimi sordu.Il m'a invite dans son bureau et m'a demandee Tu veux faire quoi toi plus tard?
Beni odasına çağırdı ve hangi konuda uzmanlaşmak istediğimi sordu.하루는 그가 저를 사무실로 불러놓고 말씀하셨습니다. 장차 커서 뭐가 되고 싶으냐?
Beni odasına çağırdı ve hangi konuda uzmanlaşmak istediğimi sordu.M-a chemat în biroul lui şi a zis ce vrei să faci când te faci mare?
Beni odasına çağırdı ve hangi konuda uzmanlaşmak istediğimi sordu.Me llamó a su oficina y me dijo, ¿Qué quieres hacer cuando crezcas?
Beni odasına çağırdı ve hangi konuda uzmanlaşmak istediğimi sordu.Mi ha chiamato nel suo ufficio e mi ha detto, cosa vuoi fare da grande?
Beni odasına çağırdı ve hangi konuda uzmanlaşmak istediğimi sordu.Ông ấy gọi tôi tới văn phòng hỏi " Lớn lên em muốn làm gì?"