uzmanı ile cümle

uzmanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.저는 신경과학자는 아닙니다.
Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.Nie jestem neurobiologiem.
Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.No, já nejsem neurolog.
Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.Non sono un neuroscienziato.
Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.Nos, én nem vagyok neurológus.
Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.Nu er jeg jo ikke neurolog.
Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.Nun, ich bin Neurowissenschaftler.
Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.Pero no soy neurólogo.
Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.Saya bukan seorang ahli syaraf.
Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.Δεν είμαι νευροεπιστήμονας.
Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.Не съм невролог.
Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.Я не невролог.
Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.Я не нейробиолог.
Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.בכל מקרה, אני לא נאורוכירורג.
Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.الآن لست أنا عالم أعصاب
Şimdi ben bir beyin uzmanı değilim.条件反射という物が存在するのかも知りません
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.A specialitásom a nehéz dolgok vontatása hideg helyeken.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Je suis spécialisé dans le remorquage d'objets lourds dans des endroits glaciaux.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.- 저는 추운 지역에서 무거운것을 끌고 - 다니는것을 전문으로 하지요
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Meine Spezialität ist es, schwere Sachen durch kalte Gegenden zu schleppen.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Mijn specialiteit is het rondzeulen van zware dingen op koude plaatsen.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Mi sono specializzato nel trascinare carichi pesanti in giro per luoghi freddi
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Sou especialista em arrastar coisas pesadas através de lugares frios.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Soy especialista en arrastrar cosas pesadas en lugares fríos.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Specjalizuję się w przeciąganiu ciężkich przedmiotów po różnych zimnych miejscach.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Spesialisasi saya adalah menarik barang-barang berat di tempat-tempat yang dingin.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Sunt specializat în trasul lucrurilor grele în locuri reci.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Tôi chuyên kéo đồ nặng nề như vậy tới những nơi giá lạnh. vào ngày 11 tháng 5 năm ngoái,
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Занимавам се с това да влача тежки неща из разни студени места.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Я займаюся тяганням важких речей у холодних місцевостях.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Я специалист по перетаскиванию тяжестей в холодных местностях.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.אני מתמחה בגרירת דברים כבדים במקומות קרים.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.أنا متخصص في جر الأشياء الثقيلة حول الأماكن الباردة.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.寒い場所を行き来するのが専門です 昨年の5月11日に
Sonra David Agus isimli bir onkolog (kanser uzmanı) beni aramaya başladı.Ich habe immer wieder diesen Anruf dieses Onkologen bekommen namens David Agus
Sonra David Agus isimli bir onkolog (kanser uzmanı) beni aramaya başladı.Il y a un oncologue qui n'arrête pas de m'appeler il s'appelle David Agus.
Sonra David Agus isimli bir onkolog (kanser uzmanı) beni aramaya başladı.Kiedyś dzwonił do mnie pewien onkolog -- David Agus.
Sonra David Agus isimli bir onkolog (kanser uzmanı) beni aramaya başladı.제게 계속 전화를 하는 데이비드 아구스라는 종양학자가 있었습니다.
Sonra David Agus isimli bir onkolog (kanser uzmanı) beni aramaya başladı.Maar ik bleef deze oproep van een oncoloog, ene David Agus, ontvangen.
Sonra David Agus isimli bir onkolog (kanser uzmanı) beni aramaya başladı.Mi chiamava sempre un oncologo, un certo David Agus.
Sonra David Agus isimli bir onkolog (kanser uzmanı) beni aramaya başladı.Pe mine mă tot suna un oncologist pe nume David Agus.
Sonra David Agus isimli bir onkolog (kanser uzmanı) beni aramaya başladı.Recibía constantemente llamadas de este oncólogo llamado David Agus.
Sonra David Agus isimli bir onkolog (kanser uzmanı) beni aramaya başladı.Sorra kaptam a telefonhívásokat David Agus onkológustól.
Sonra David Agus isimli bir onkolog (kanser uzmanı) beni aramaya başladı.Δεχόμουν συνεχώς τηλεφωνήματα από έναν ογκολόγο, τον Ντέιβιντ Άγκους.
Sonra David Agus isimli bir onkolog (kanser uzmanı) beni aramaya başladı.Мне несколько раз звонил один онколог по имени Дэвид Эйгас.
Sonra David Agus isimli bir onkolog (kanser uzmanı) beni aramaya başladı.Продължих да получавм обаждания от един онколог, наречен Дейвид Ейгъс.
Sonra David Agus isimli bir onkolog (kanser uzmanı) beni aramaya başladı.המשכתי לקבל טלפונים מאונקולוג ששמו דייויד אגוס.
Sonra David Agus isimli bir onkolog (kanser uzmanı) beni aramaya başladı.أتتني اتصالات مستمرة من طبيب أورام اسمه دايفد أوقس.
Sonra David Agus isimli bir onkolog (kanser uzmanı) beni aramaya başladı.何度も電話がかかっていました Applied Mindsでは問題を抱えている人から
Sonuç olarak, insan kaynaklarına göremediğimi söyledikten sonra beni bir göz uzmanına gönderdiler.Aşa că, după ce am recunoscut celor de la resurse umane că nu văd, m-au trimis la un oftalmolog.
Sonuç olarak, insan kaynaklarına göremediğimi söyledikten sonra beni bir göz uzmanına gönderdiler.A tak, po tom ako som priznala personálnemu manažérovi, že nevidím, ma poslali k očnému lekárovi.
Sonuç olarak, insan kaynaklarına göremediğimi söyledikten sonra beni bir göz uzmanına gönderdiler.Dopo aver ammesso con le Risorse Umane che non ci vedevo, mi mandarono da un oculista.
Sonuç olarak, insan kaynaklarına göremediğimi söyledikten sonra beni bir göz uzmanına gönderdiler.Dus nadat ik aan personeelszaken toegegeven had dat ik niet kon zien, stuurden ze me naar een oogspecalist.
Sonuç olarak, insan kaynaklarına göremediğimi söyledikten sonra beni bir göz uzmanına gönderdiler.És miután bevallottam a HR-nek, hogy nem látok, elküldtek egy szemészhez.
Sonuç olarak, insan kaynaklarına göremediğimi söyledikten sonra beni bir göz uzmanına gönderdiler.Jadi setelah mengakui kepada personalia bahwa saya tidak bisa melihat, mereka mengirimkan saya ke ahli mata,
Sonuç olarak, insan kaynaklarına göremediğimi söyledikten sonra beni bir göz uzmanına gönderdiler.그래서 인사담당자에게 제가 앞을 보지 못한다는 사실을 말하고 나니 절 안과에 가보라고 했어요.
Sonuç olarak, insan kaynaklarına göremediğimi söyledikten sonra beni bir göz uzmanına gönderdiler.Så efter att ha erkänt att jag inte kunde se för personalchefen sände dom mig till en ögonspecialist.
Sonuç olarak, insan kaynaklarına göremediğimi söyledikten sonra beni bir göz uzmanına gönderdiler.Takže poté, co jsem personalistovi odhalila, že nevidím, poslali mne k očnímu specialistovi.
Sonuç olarak, insan kaynaklarına göremediğimi söyledikten sonra beni bir göz uzmanına gönderdiler.Więc, po wyznaniu dyrektorowi HR, że nie widzę, wysłali mnie do okulisty.
Sonuç olarak, insan kaynaklarına göremediğimi söyledikten sonra beni bir göz uzmanına gönderdiler.Y así, después de admitir ante recursos humanos que no podía ver, me enviaron a un oftalmólogo.
İlgili Sayfalar