uzayın ile cümle

uzayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Son olarak da, boş uzayın bir ısısı var.ואחרון, לחלל ריק יש טמפרטורה.
Son olarak da, boş uzayın bir ısısı var.أخيرا، الفضاء الفارغ يمتلك درجة حرارة.
Stephen Hawking'in bahsettiği şey de Büyük Patlama'dan sonra uzayın çok çabuk genişlediğidir.Acum, ce a menţionat şi Stephen Hawking, este că după Big Bang, spaţiul spaţiul s-a extins foarte rapid.
Stephen Hawking'in bahsettiği şey de Büyük Patlama'dan sonra uzayın çok çabuk genişlediğidir.Nå, det, Stephen Hawking også nævnte, er, at efter Big Bang udvidede rummet sig med meget høj fart.
Stephen Hawking'in bahsettiği şey de Büyük Patlama'dan sonra uzayın çok çabuk genişlediğidir.Nu, wat Stephen Hawking ook heeft vermeld, is dat na de Big Bang, de ruimte heel snel uitdijde.
Stephen Hawking'in bahsettiği şey de Büyük Patlama'dan sonra uzayın çok çabuk genişlediğidir.Stephen Hawking említette, többek közt, hogy az ősrobbanás után a tér nagy iramban tágult.
Stephen Hawking'in bahsettiği şey de Büyük Patlama'dan sonra uzayın çok çabuk genişlediğidir.Stephen Hawking mówił też dzisiaj, że po Wielkim Wybuchu przestrzeń rozszerzała się bardzo szybko.
Stephen Hawking'in bahsettiği şey de Büyük Patlama'dan sonra uzayın çok çabuk genişlediğidir.Stephen Hawking rovněž zmiňoval, že po velkém třesku se vesmír rozpínal velice rychlým tempem.
Sütun uzayını bulmak, çok kolay. A'nın sütun vektörlerinin germesi.El espacio columna es realmente muy fácil de averiguar.
Sütun uzayının boyutunun özel bir terimi var, rank. -I na wymiar przestrzeni kolumn jest zarezerwowane specyficzne wyrażenie, jest on nazywany rzędem.
Sütun uzayının boyutunun özel bir terimi var, rank. -Y la dimensión de un espacio columna, de hecho, tiene un término específico, y es llamado el rango.
Sütun uzayının boyutunun özel bir terimi var, rank. -وبعد مساحة العامود لديه عبارة مخصصة له، وهي المرتبة
Sütun uzayının boyutunu veya rankı bulmak isterseniz de doğurayda üç vektör var, dersiniz. -이것들이 토대를 형성할때부터, 만약 여러분이 랭크라고도 불리는, 기초 열간격
Sütun uzayının boyutunu veya rankı bulmak isterseniz de doğurayda üç vektör var, dersiniz. -وبما انها تشكل القاعدة، واذا اردتم ان تعرفون بعد القاعدة لفضاء العامود، وهي
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.All die kleinen Teilchen im Wasser lassen es aussehen als würde sie im All schweben.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.As partículas na água fazem com que pareça flutuar no espaço sideral.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Částice ve vodě způsobí, že vypadá, jakoby se vznášela ve vesmíru.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Door de deeltjes in het water lijkt het alsof hij in de ruimte zweeft.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Drobinki w wodzie sprawiają, że wygląda jakby unosiła się w kosmosie.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.물안에 있는 입자들이 마치 이들이 우주에서 떠다니는 것 같이 보이도록 해주죠.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Las partículas del agua hacen que parezca que está flotando en el espacio exterior.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Le particelle nell'acqua fanno pensare che stia vagando nello spazio.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Les particules dans l'eau donnent l'impression qu'il flotte dans l'espace.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Những đốm nhỏ trong nước làm ta có cảm giác nó đang bơi trôi nổi ngoài không gian.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Particulele din apă îl fac să pară că plutește în spațiu.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Благодаря частицам в воде он выглядит парящим в открытом космосе.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Частиците във водата я карат да изглежда като плаваща в космоса.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.גורמים לו להראות כאילו הוא מרחף בחלל החיצון.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.تبدو وكأنها تسبح في الفضاء الخارجي
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.望遠鏡をのぞいて これが見えたら
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.Datorăm ideea că spaţiul poate suna ca o tobă lui Albert Einstein, căruia îi datorăm atât de mult.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.Devemos a ideia de que o espaço pode soar como um tambor a Albert Einstein, a quem devemos muito.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.아인슈타인은 우주가 드럼처럼 소리를 낼 수 있다는 생각을 했고, 우리는 그의 아이디어에 덕을 보고 있습니다.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.Le debemos la idea de que el espacio puede sonar como un tambor a Albert Einstein, a quien le debemos mucho.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.To, że przestrzeń może brzmieć jak bęben, powiedział Albert Einstein.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.Za myšlienku, že vesmír sa môže rozozvučať ako bubon, vďačíme Albertovi Einsteinovi, ktorému vďačíme za veľa.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.Зараз у нас є ідея, що простір може звучати як барабан для Альберта Ейнштейна, якому ми багато чим завдячуємо.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.אנו חבים את הרעיון שחלל יכול להדהד כמו תוף לאלברט איינשטיין, שבכלל אנו חבים לו כה הרבה.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.ندين بفكرة أن الفضاء يرتد مثل الطبل إلى ألبيرت أينشتاين، إنا ندين له الكثير.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.我らがアルバート・アインシュタインに負っています アインシュタインは もし空間が空っぽだったなら
Uzayın derinliklerinden dünyaya doğru gelen bir uzay kapsulü resmimiz varAbbiamo immagini di una capsula spaziale che viene verso la Terra dallo spazio profondo.
Uzayın derinliklerinden dünyaya doğru gelen bir uzay kapsulü resmimiz varAvem imaginile unei capusle cosmice care vine spre Terra din adîncul spaţiului.
Uzayın derinliklerinden dünyaya doğru gelen bir uzay kapsulü resmimiz varMáme fotky vesmírného modulu, jak letí k Zemi z vnějąího vesmíru.
Uzayın derinliklerinden dünyaya doğru gelen bir uzay kapsulü resmimiz varMamy zdjęcia kapsuły zmierzającej ku Ziemi z głębi kosmosu.
Uzayın derinliklerinden dünyaya doğru gelen bir uzay kapsulü resmimiz varTenemos imágenes de una cápsula espacial que viene hacia a la tierra desde el espacio.
Uzayın derinliklerinden dünyaya doğru gelen bir uzay kapsulü resmimiz varΈχουμε εικόνες μιας διαστημικής κάψουλας να έρχεται προς την γή από τα βάθη του διαστήματος.
Uzayın derinliklerinden dünyaya doğru gelen bir uzay kapsulü resmimiz varУ нас есть фотографии капсулы, направленной к Земле из глубокого космоса.
Uzayın derinliklerinden dünyaya doğru gelen bir uzay kapsulü resmimiz var宇宙カプセルの映像がある。 成分が、火星からのものと照合できる隕石がある。
Uzayın derinliklerinden geliyor. Kim olduğunu bulun, televizyona çıkmasın ve basından da uzak tutunEncuéntrenlo, que no salga en televisión y manténganlo alejado de la prensa
Uzayın derinliklerinden geliyor. Kim olduğunu bulun, televizyona çıkmasın ve basından da uzak tutunGăseşte-l, ţine-l departe de televiziuni şi de presă.
Uzayın derinliklerinden geliyor.Najděte ho.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Een parachutesprong vanaf de rand van de ruimte.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Ein Fallschirmsprung vom Rande des Weltalls.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.제가 말하는 스턴트는 우주의 가장자리에서 낙하산 점프를 하는 것입니다.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Skok ze spadochronem z samej granicy przestrzeni kosmicznej.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Terjun payung dari ujung angkasa.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Un lancio col paracadute dal limite stesso dello spazio.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Un salt cu paraşuta chiar de la limita spaţiului
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Un saut en parachute depuis le bord même de l'espace.
Uzayın hemen kıyısından bir paraşüt atlayışı.Парашутен скок от самия ръб на космоса.
İlgili Sayfalar