uzayı ile cümle

uzayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sütun uzayını bulmak, çok kolay. A'nın sütun vektörlerinin germesi.El espacio columna es realmente muy fácil de averiguar.
Sütun uzayının boyutunun özel bir terimi var, rank. -I na wymiar przestrzeni kolumn jest zarezerwowane specyficzne wyrażenie, jest on nazywany rzędem.
Sütun uzayının boyutunun özel bir terimi var, rank. -Y la dimensión de un espacio columna, de hecho, tiene un término específico, y es llamado el rango.
Sütun uzayının boyutunun özel bir terimi var, rank. -وبعد مساحة العامود لديه عبارة مخصصة له، وهي المرتبة
Sütun uzayının boyutunu veya rankı bulmak isterseniz de doğurayda üç vektör var, dersiniz. -이것들이 토대를 형성할때부터, 만약 여러분이 랭크라고도 불리는, 기초 열간격
Sütun uzayının boyutunu veya rankı bulmak isterseniz de doğurayda üç vektör var, dersiniz. -وبما انها تشكل القاعدة، واذا اردتم ان تعرفون بعد القاعدة لفضاء العامود، وهي
Sütun uzayı, sütun vektörlerinin lineer birleşimleridir, yani A x'in alabileceği tüm değerlerdir. -مساحة العامود عبارة عن جميع المكونات الخطية لمتجهات العامود، وبتفسير آخر عبارة عن جميع
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.All die kleinen Teilchen im Wasser lassen es aussehen als würde sie im All schweben.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.As partículas na água fazem com que pareça flutuar no espaço sideral.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Částice ve vodě způsobí, že vypadá, jakoby se vznášela ve vesmíru.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Door de deeltjes in het water lijkt het alsof hij in de ruimte zweeft.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Drobinki w wodzie sprawiają, że wygląda jakby unosiła się w kosmosie.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.물안에 있는 입자들이 마치 이들이 우주에서 떠다니는 것 같이 보이도록 해주죠.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Las partículas del agua hacen que parezca que está flotando en el espacio exterior.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Le particelle nell'acqua fanno pensare che stia vagando nello spazio.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Les particules dans l'eau donnent l'impression qu'il flotte dans l'espace.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Những đốm nhỏ trong nước làm ta có cảm giác nó đang bơi trôi nổi ngoài không gian.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Particulele din apă îl fac să pară că plutește în spațiu.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Благодаря частицам в воде он выглядит парящим в открытом космосе.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.Частиците във водата я карат да изглежда като плаваща в космоса.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.גורמים לו להראות כאילו הוא מרחף בחלל החיצון.
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.تبدو وكأنها تسبح في الفضاء الخارجي
Suyun içindeki parçacıklardan... sanki uzayın derinliklerinde süzülüyormuş gibi görünüyor.望遠鏡をのぞいて これが見えたら
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.Anche la Terra deforma lo spazio circostante.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.Até a Terra deforma o espaço à sua volta.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.Chiar şi Pământul curbează spaţiul din jurul lui.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.Dokonca i Zem ohýba priestor okolo seba.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.Incluso la tierra deforma el espacio a su alrededor.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.I Země zakřivuje okolní prostor.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.마찬가지로 지구도 그 주위의 공간를 뒤틀어 버립니다.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.Még a Föld is meggörbíti a teret maga körül.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.Même la Terre déforme l'espace autour d'elle
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.Ngay cả Trái đất cũng làm cong không gian quanh no.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.Selv Jorden forvrider rummet omkring sig.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.Sogar die Erde verzerrt den Raum um sich herum.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.Zelfs de aarde vervormt de ruimte om zich heen.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.Ziemia też zakrzywia przestrzeń.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.Ακόμα και η Γη καμπυλώνει το χώρο γύρω της.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.Даже Земля искривляет пространство вокруг себя.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.Даже Земята изкривява пространството около себе си.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.אפילו כדור הארץ מפתל את החלל סביבו.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.حتى أن الأرض تحني الفراغ حولها.
Tabi Dünya da çevresindeki uzayı büker.では月を見てみましょう
Tüm uzayı herhangi bir açıyla döndürsek de farketmez, bu, elektrik ya da manyetizma fenomenini değiştirmez.전 공간을 어떤 각도로 돌려도 상관 없이 전기 혹은 자기 현상은 변하지 않습니다.
Tüm uzayı herhangi bir açıyla döndürsek de farketmez, bu, elektrik ya da manyetizma fenomenini değiştirmez.Nezáleží na tom, či otočíme o nejaký uhol celý priestor, nezmení to úkaz elektriny a magnetizmu.
Tüm uzayı herhangi bir açıyla döndürsek de farketmez, bu, elektrik ya da manyetizma fenomenini değiştirmez.לא משנה איך נסובב את המרחב ובאיזו זוית, תופעת החשמל והמגנטיות אינה משתנה.
Tüm uzayı herhangi bir açıyla döndürsek de farketmez, bu, elektrik ya da manyetizma fenomenini değiştirmez.لا يهم إن قمنا بقلب كل الفراغ على عقب بزاوية ما، إنها لا تترك -- لا تغيّر ظاهرة الكهرباء أو المغنطيسية.
Tüm uzayı herhangi bir açıyla döndürsek de farketmez, bu, elektrik ya da manyetizma fenomenini değiştirmez.電磁的にも磁気的にも現象は変わりません 19世紀には これを表現する新しい表記法が現れました
Üç boyutta, uzayı sekiz kısma bölüyoruz. -ここでは、四分儀のかわりに 八分儀です。
Uzayı fetheden ilk araç olarak, bütün insanların aklını başından almayı umuyorlardı.Azt remélték, hogy minden ember fantáziáját megragadják azzal, hogy elsőként hódítják meg az űrt.
Uzayı fetheden ilk araç olarak, bütün insanların aklını başından almayı umuyorlardı.Con quell'oggetto, speravano di catturare l'attenzione del mondo conquistando lo spazio per primi.
Uzayı fetheden ilk araç olarak, bütün insanların aklını başından almayı umuyorlardı.Cu el, sperau să capteze minţile oamenilor de pretutindeni ca fiind primii care să cucerească spaţiul cosmic.
Uzayı fetheden ilk araç olarak, bütün insanların aklını başından almayı umuyorlardı.Doufali, že zachytí pozornost všech lidí tím, že budou první ve vesmíru.
Uzayı fetheden ilk araç olarak, bütün insanların aklını başından almayı umuyorlardı.Hiermee hoopten ze de aandacht van iedereen te trekken, door de eerste te zijn om de ruimte te veroveren.
Uzayı fetheden ilk araç olarak, bütün insanların aklını başından almayı umuyorlardı.그들은 그 작업을 통해서 우주를 처음으로 정복함으로써 세계 모든 사람들의 마음을 사로잡기를 희망했습니다.
Uzayı fetheden ilk araç olarak, bütün insanların aklını başından almayı umuyorlardı.Med det, hoppades de att fånga fantasin hos folk överallt genom att vara de första att erövra yttre rymden.
Uzayı fetheden ilk araç olarak, bütün insanların aklını başından almayı umuyorlardı.S ním dúfali vo vzbudenie záujmu v mysliach ľudí po celom svete tým, že sa stanú prvými, ktorý pokoria vesmír.
Uzayı fetheden ilk araç olarak, bütün insanların aklını başından almayı umuyorlardı.S tem objekotom so želeli pokazati celemu človeštvu da so zmožni prvi osvojiti vesolje.
Uzayı fetheden ilk araç olarak, bütün insanların aklını başından almayı umuyorlardı.Με αυτό ήλπιζαν να αιχμαλωτίσουν το μυαλό ανθρώπων παντού όντας οι πρώτοι που θα κατακτούσαν το διάστημα.
Uzayı fetheden ilk araç olarak, bütün insanların aklını başından almayı umuyorlardı.С него се надявали да спечелят умовете на цялото човечество, като станат първите, покорили открития космос.
İlgili Sayfalar