uzay gemisi ile cümle

uzay gemisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
O sonra uzay gemisini kendi aldı.И у него есть свой космический корабль.
Dışarı çıkınca bir uzay gemisi görür.Во время одного выхода из пещеры Сим видит космический корабль.
Video bir uzay gemisinde geçer.Игра проходит на космическом корабле.
Bu arada uzay gemisi düşmeye başlar.Но тут корабль начинает тонуть.
Oyunda yüz binden fazla uzay gemisi ve hayvan bulunur.В эту ассоциацию позже вошли более четырёхсот астронавтов и космонавтов.
Birden gökyüzünde ışıltılar saçan, kocaman bir uzay gemisi belirir.Внезапно в небе появляется инопланетный космический корабль, видимо, терпящий крушение.
Okyanusta yüzerken bulunan bir uzay gemisi herkesi heyecanlandırır.كان كل شخص يغادر منطقة الخطر التي أبحر إليـها هو بشجاعة.
Dışarı çıkınca bir uzay gemisi görür.ما أن تصل ستصل سفينة إلى الخارج.
Fakat uzay gemisinin uzaktan kumandası bir hırsız tarafından çalınır.كانت ثاني روبوت متنقل بالتحكم عن بعد يرسل إلى جرم فضائي.
Lockheed firması ise teleskobun içine yerleştirileceği uzay gemisini yapmakla görevlendirildi.A Lockheed ficou responsável pela construção da nave espacial em que o telescópio ficaria alojado.
Prentis, uzay gemisinin aslında Balıkçı Kral'ı taşıyan bir cenaze arabası olduğunu söyler.Prentis revela que a nave é um carro fúnebre carregando um conquistador falecido chamado Fisher King.
Han Solo'nun uzay gemisi Millenium Falcon arızalanmıştır.Mas, com a ajuda de Han Solo na Millennium Falcon.
Dışarı çıkınca bir uzay gemisi görür.Buiten ziet hij een ruimteschip.
1982 yılında çok büyük bir uzay gemisi Johannesburg üzerine konuşlanır.In 1982 strandt een buitenaards ruimteschip boven Johannesburg in Zuid-Afrika.
Han Solo'nun uzay gemisi Millenium Falcon arızalanmıştır.Die gebruikte daarvoor het schip van Han Solo: De Millennium Falcon.
Mart 2009 yılında Soyuz TMA-14 uzay gemisi ile Uluslararası Uzay İstasyonu'na ikinci bir yolculuk yaptı.In maart 2009 maakte hij een tweede reis naar het Internationale ruimtestation aan boord van Sojoez TMA-14.
Eğer uzay gemisi Alpha Centauri'ye ulaşmazsa oyun sadece biter.Als het ruimteschip uiteindelijk aankomt bij Alpha Centauri blijkt het drietal ingehaald te zijn door de tijd.
Braun on büyük uzay gemisinden oluşan bir filoda 70 kişilik bir astronot ekibi öngörmüştür.Zijn plan behelsde een vloot van tien ruimteschepen met elk zeventig mensen.
Bu arada aynı gizemli uzay aracı bu kez bir Rus uzay gemisini kaçırmıştır.Een tweede Russische kosmonaut bleef deze maal achterwege.
Lockheed firması ise teleskobun içine yerleştirileceği uzay gemisini yapmakla görevlendirildi.Lockheed został upoważniony do skonstruowania statku kosmicznego, w którym będzie ulokowany teleskop.
Bir uzay gemisine binip Dünya'ya gelirler.Dostaje się na swój statek i wraca na Ziemię.
Görevleri bitince de yörüngede bekleyen uzay gemisine geri dönerler.)Satelita po wykonaniu swojej misji pozostaje na orbicie.
Proje ile ilgili yapılan araştırmalarda Boeing X-20 Dyna-Soar askeri keşif uzay gemisi projesi iptal edildi.Pierwszą próbą pozyskania takiej maszyny był projekt Boeing X-20 Dyna-Soar.
Video bir uzay gemisinde geçer.Videon utspelar sig på ett rymdskepp.
Uzay gemisi yapmak daha zordur, çünkü oyun 2020'de bittiği için tur sayısı sınırlıdır.Космічна гонка може бути набагато складнішою, тому що існує певна кількість кроків, обмежена 2020 роком.
Oberon, Maymunlar Gezegeni filmindeki bir kurgusal uzay gemisi.«Оберон» — космічна станція у фільмі «Планета Мавп».
Bu arada aynı gizemli uzay aracı bu kez bir Rus uzay gemisini kaçırmıştır.Тим часом той самий об'єкт викрадає радянський космічний корабель.
Lockheed firması ise teleskobun içine yerleştirileceği uzay gemisini yapmakla görevlendirildi.Корпорація Локхід отримала контракт на будівництво космічного апарату для телескопа.
Birden gökyüzünde ışıltılar saçan, kocaman bir uzay gemisi belirir.Najednou se na obloze objeví kosmická loď.
Phoenix (uzay gemisi), 2008 yılında Mars'a iniş yapan ABD sondası.2008 – Americká robotická sonda Phoenix přistála na Marsu.
(Zamandan Gelen Uzay Gemisi)(Přišel z vesmíru?)
Lockheed firması ise teleskobun içine yerleştirileceği uzay gemisini yapmakla görevlendirildi.Lockheed a primit sarcina de construi naveta spațială în care să fie transportat pe orbită telescopul spațial.
1982 yılında çok büyük bir uzay gemisi Johannesburg üzerine konuşlanır.A Dél-afrikai Köztársaságban Johannesburg felett egy hatalmas idegen űrhajó áll meg.
Uzay gemisi normal bir şekilde kalkar.A fedélzeti rendszerek normálisan működtek.
Kaynağa vardıklarında bir uzay gemisiyle karşılaşırlar.Amikor visszatérnek az űrhajóhoz, egy helyi élőlényt találnak benne.
Proje ile ilgili yapılan araştırmalarda Boeing X-20 Dyna-Soar askeri keşif uzay gemisi projesi iptal edildi.Alun perin suunnitelma oli vastata Yhdysvaltojen sotilaalliseen X-20 Dyna-Soar -avaruushankkeeseen.
1982 yılında çok büyük bir uzay gemisi Johannesburg üzerine konuşlanır.Pada tahun 1982, sebuah kapal asing berhenti di Johannesburg.
Stadın mimarını belirleyecek olan yarışmayı "Uzay Gemisi" adlı tasarısıyla Kisho Kurokawa kazandı.Kompetisi arsitektur proyek ini dimenangkan oleh Kisho Kurokawa dengan desain "pesawat ruang angkasa".
Bundan kısa bir süre önce, Sovyetler Ay'ın çevresine insansız bir uzay gemisi göndermişti.Ngay trước khi đó, Liên Xô đã gửi một tàu vũ trụ robot bay quanh Mặt Trăng.
Uzay gemisi Dünya yörüngesine yerleşecek ve yeterli yakıtla doldurularak Ay’a gidip gelecekti.Phi thuyền sẽ lưu lại trên quỹ đạo và được nạp vào đủ nhiên liệu để có thể bay lên đến Mặt Trăng rồi quay về.
Uzay gemisi normal bir şekilde kalkar.宇宙機は正常に機能し続けた。
Bir uzay gemisine binip Dünya'ya gelirler.宇宙船に乗って地球にやって来た。
1982 yılında çok büyük bir uzay gemisi Johannesburg üzerine konuşlanır.1982年、南アフリカ共和国のヨハネスブルク上空に突如宇宙船が出現した。
O sonra uzay gemisini kendi aldı.その際、宇宙船の操縦を受け持っていた。
Area 51 Devlet tarafından korunan uzay gemisinin içinden Element 115 taşını alır.エリア51に捕らわれていた雷電を救出したのも彼らである。
Teleskop ve diğer cihazları taşıyacak uzay gemisinin yapımı başka bir büyük mühendislik sorunuydu.安置望遠鏡和儀器的太空船是主要工程上的另一個挑戰。
Uzay gemisi normal bir şekilde kalkar.但是飞船工作正常。
Bell'in uzay gemisi paradoksu özel görelilikte bir düşünce deneyidir.貝爾太空船悖論(英语:Bell's spaceship paradox)為狹義相對論中的一項思考實驗。
Birden gökyüzünde ışıltılar saçan, kocaman bir uzay gemisi belirir.此時,忽然有一巨大天體直衝宇宙船而來。
Hassas bir ip veya tel iki uzay gemisini birbirine bağlar.首先有一條細柔易斷的繩子被繫在兩艘太空船間。
Bu beş kişi ise herkes gibi öldü ama gözlerini uzay gemisinde açtılar.3 他们又看见火一样的舌头,分别停在各人的头上。
Radyoizotop termoelektrik üreteci, uzay gemisinde elektrik gücü sağlar.放射性同位素熱電機可提供無人太空船所需的電力。
İlk görevi uçuş esnasında uzay gemisinin içindeki radyasyonu karakterize etmekti.첫 번째 역할은 항행하는 동안 우주선 내의 광범위한 방사선 환경을 특성화시키는 것이다.
Görevleri bitince de yörüngede bekleyen uzay gemisine geri dönerler.)그리고는 자신들의 임무가 끝났다며 현장을 떠나 우주선으로 다시 진군한다.
Kendisinden kat kat büyük hayvanları yiyebilir ve dışkı olarak karanlık-madde (uzay gemisi yakıtı) üretir.הוא מסוגל לאכול חיות גדולות ממנו בהרבה, ולייצר חומר אפל (דלק לספינות חלל) כפסולת.
Bir uzay gemisi Londra'ya düşer.До Лондон достигат морски съдове.
Bir uzay gemisine binip Dünya'ya gelirler.Всичко това се случва на кораб, който се прибира към Земята.
Lois i bırakır ve uzay gemisi ile oradan uzaklaşır.Hans joj ne povjeruje i ode isploviti.
Phoenix (uzay gemisi), 2008 yılında Mars'a iniş yapan ABD sondası.Phoenix otkriva vodu na Marsu, 2008. godine.
Tasarımcısı Burt Rutan olan uzay gemisi, Virgin Galactic tarafından desteklenmiştir.SpaceShipOne je kozmická loď, ktorú vyvinula spoločnosť Virgin Galactic.

İlgili Sayfalar