uzam ile cümle

uzam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hizkiya, ‹‹Gölgenin on basamak uzaması kolaydır, on basamak kısalsın›› demişti.Ezekias sagde: "Skyggen kan let strække sig ti Streger frem nej, lad den gå ti Streger tilbage!"
Hizkiya, ‹‹Gölgenin on basamak uzaması kolaydır, on basamak kısalsın›› demişti.Ezequías respondió: --Es cosa fácil que la sombra avance diez gradas; pero no que retroceda diez gradas
Hizkiya, ‹‹Gölgenin on basamak uzaması kolaydır, on basamak kısalsın›› demişti.Hiskia sade: »Det är lätt för skuggan att sträcka sig tio steg framåt. Nej, låt skuggan gå tio steg tillbaka.»
Hizkiya, ‹‹Gölgenin on basamak uzaması kolaydır, on basamak kısalsın›› demişti.Hiskia sanoi: "Varjon on helppo pidetä kymmenen astetta. Ei, vaan siirtyköön varjo takaisin kymmenen astetta."
Hizkiya, ‹‹Gölgenin on basamak uzaması kolaydır, on basamak kısalsın›› demişti.Hizkia berkata, "Untuk membuat bayangan itu maju 10 garis, mudah saja. Karena itu buatlah dia mundur 10 garis.
Hizkiya, ‹‹Gölgenin on basamak uzaması kolaydır, on basamak kısalsın›› demişti.히스기야가 대답하되 그림자가 십도를 나아가기는 쉬우니 그리할것이 아니라 십도가 물러갈 것이니이다
Hizkiya, ‹‹Gölgenin on basamak uzaması kolaydır, on basamak kısalsın›› demişti.ויאמר יחזקיהו נקל לצל לנטות עשר מעלות לא כי ישוב הצל אחרנית עשר מעלות׃
Hizkiya, ‹‹Gölgenin on basamak uzaması kolaydır, on basamak kısalsın›› demişti.فقال حزقيا انه يسير على الظل ان يمتد عشر درجات. لا بل يرجع الظل الى الوراء عشر درجات.
Hizkiya, ‹‹Gölgenin on basamak uzaması kolaydır, on basamak kısalsın›› demişti.希 西 家 回 答 說 、 日 影 向 前 進 十 度 容 易 . 我 要 日 影 往 後 退 十 度
Hizkiya, ‹‹Gölgenin on basamak uzaması kolaydır, on basamak kısalsın›› demişti.希西家 回答 說 、 日影 向前 進 十 度 容易 . 我 要 日影 往後 退 十 度
İyice uzamışlar.De är verkligen långa nu.
İyice uzamışlar.De er virkelig lange nu.
İyice uzamışlar.Die sind echt lang.
İyice uzamışlar.Die zijn al heel lang.
İyice uzamışlar.Elle a drôlement poussé.
İyice uzamışlar.Estão mesmo compridas agora.
İyice uzamışlar.Họ đang thực sự dài bây giờ.
İyice uzamışlar.정말 많이 자랐구나.
İyice uzamışlar.Most már jó hosszú.
İyice uzamışlar.Ne ovat jo tosi pitkät.
İyice uzamışlar.Są już naprawdę długie.
İyice uzamışlar.Sono belli lunghi adesso.
İyice uzamışlar.Už jsou vážně dlouhé.
İyice uzamışlar.Ya están bastante largos.
İyice uzamışlar.Έχουν μεγαλώσει πολύ.
İyice uzamışlar.Длинные бакенбарды.
İyice uzamışlar.إنها حقًا طويلة الآن.
İyice uzamışlar.[笑] サーシャ: おかげさまで
Nesnenin z-ekseni yerçekimine dik halde dururken sadece x-eksenindeki yayda uzama görülmekte.Liggande med z-axeln vinkelrätt mot tyngdkraften kommer endast bollen i x-axeln tänjas.
Nesnenin z-ekseni yerçekimine dik halde dururken sadece x-eksenindeki yayda uzama görülmekte.כאשר העצם נח כך שציר z ניצב לכוח הכבידה רק הכדור שעל ציר x מראה התארכות.
Nesnenin z-ekseni yerçekimine dik halde dururken sadece x-eksenindeki yayda uzama görülmekte.حين نمددها على المحور-ص \"Z-axis\" متعامدا مع الجاذبية, فقط الكرة على المحور-س \"X-axis\" تتمدد
Nesneyi z-ekseni yukarı gelecek şekilde çevirdiğimizde o eksendeki ivme ölçerin yayında uzama görülecektir.Lägger man den på sidan så att z-axeln pekar uppåt kommer endast accelerometern längs den axeln att tänjas.
Nesneyi z-ekseni yukarı gelecek şekilde çevirdiğimizde o eksendeki ivme ölçerin yayında uzama görülecektir.אם נהפוך את המערכת על צידה כך שציר z יצביע למעלה ורק מד התאוצה עם הקפיץ שבציר הזה יתארך.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.A až když bylo nastoleno nějaké příměří, tak jí její nehty na nohou znovu narostly.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.A iba keď prišlo krátke obdobie mieru, jej nechty na nohách znovu začali rásť.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Dan hanya saat perdamaian tercapai, kuku-kuku kakinya dapat tumbuh kembali.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.És csak mikor valamiféle béke lett, akkor nőttek vissza a lábkörmei.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.E solo quando c'è stato un inizio di pace le unghie dei piedi le sono ricresciute.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Et seulement lorsqu'il y avait un semblant de paix, ses ongles des pieds repoussaient.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.I tylko kiedy był względny pokój, jest paznokcie zaczynały rozsnąć.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.그리고 일종의 평화가 존재했을 때만, 그녀의 발톱은 다시 자랐습니다.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Pas toen er een soort van vrede was, groeiden haar teennagels opnieuw.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Și doar când a apărut o pace instabilă unghiile ei de la picioare au crescut din nou.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Só quando houve uma espécie de paz, as unhas dos pés voltaram a crescer.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Und nur, wenn es so etwas wie Frieden gab, konnten ihre Zehennägel wieder wachsen.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Và chỉ khi nào có hòa bình, thì móng chân cô mới mọc trở lại
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Y sólo cuando hubo cierto grado de paz las uñas de sus pies volvieron a crecer.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.Και μόνον όταν υπήρξε κάποιο είδος ειρήνης, τα νύχια των ποδιών της μεγάλωσαν και πάλι.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.И едва когато имало някакво подобие на мир, ноктите на краката й пораснали отново.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.И лишь когда хоть на время наступал мир, на её ногах опять отрастали ногти.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.І лише коли хоч на час наступав мир, на її ногах знову відростали нігті.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.ורק כאשר היה שלום כלשהו, גדלו לה חזרה ציפורני הרגל.
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.وفقط عندما بدأ شيئاً من السلام في الظهور مجدداً ، أخذت أظافر قدميها تنمو معه من جديد .
Ne zaman ki bir nevi barış oldu, ayak tırnakları tekrar uzamaya başladı.足の指の爪が再生しました こうした観点から
Oysa kötü, Tanrıdan korkmadığı için iyilik görmeyecek, gölge gibi olan ömrü uzamayacaktır.ali brezbožniku se ne bo dobro godilo, tudi ne podaljša dni svojih, ki so kakor senca, ker se Boga ne boji.
Oysa kötü, Tanrıdan korkmadığı için iyilik görmeyecek, gölge gibi olan ömrü uzamayacaktır.Dar cel rău, nu este fericit şi nu-şi va lungi zilele, întocmai ca umbra, pentru că n'are frică de Dumnezeu.
Oysa kötü, Tanrıdan korkmadığı için iyilik görmeyecek, gölge gibi olan ömrü uzamayacaktır.e non sarà felice l'empio e non allungherà come un'ombra i suoi giorni, perché egli non teme Dio
Oysa kötü, Tanrıdan korkmadığı için iyilik görmeyecek, gölge gibi olan ömrü uzamayacaktır.악인은 잘 되지 못하며 장수하지 못하고 그 날이 그림자와 같으리니 이는 하나님 앞에 경외하지 아니함이니라
Oysa kötü, Tanrıdan korkmadığı için iyilik görmeyecek, gölge gibi olan ömrü uzamayacaktır.а нечестивому не будет добра, и, подобно тени, недолго продержится тот, кто не благоговеет пред Богом.
Oysa kötü, Tanrıdan korkmadığı için iyilik görmeyecek, gölge gibi olan ömrü uzamayacaktır.וטוב לא יהיה לרשע ולא יאריך ימים כצל אשר איננו ירא מלפני אלהים׃

İlgili Sayfalar