O, ona uzaktan akrabadır.He is distantly related to her.
Bir arkadaşım Emily Dickinson ile uzaktan akraba.A friend of mine is distantly related to Emily Dickinson.
Turunçgillerle de uzaktan akrabadır.He is also a distant relative of the Kams.
K1a1b1 haplotipini paylaştığımızı gösterdi. Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.Haplotype K1a1b1a -- which meant that we were distantly related.
Çivi yazısı bugünkü batı alfabesinin uzaktan akrabası sayılır.Cuneiform writing is the remote ancestor of the Western alphabet.
Justin Mösyö Homais'in çırağı ve uzaktan akrabasıdır.Justin is Monsieur Homais' apprentice and second cousin.
Suliformes takımının ise Pelecaniformes ile ancak uzaktan akraba olduğu görülmektedir.Schwertlilien sind trotz ihres Namens nur entfernt mit Lilien verwandt.
Bunun dışında uzaktan akrabası Hindistan Cevizinin aksine fazla sulamaya da ihtiyaç duymaz.Sie benötigt anders als der Indische Wasserfreund jedoch eine sehr gute Beleuchtung.
Ona ailenin uzaktan akrabası olduğunu iddia ettiği İngiliz radikal politikacı John Wilkes'ın ismi verildi.Il devait son prénom au révolutionnaire britannique John Wilkes, dont la famille se disait cousine.
Warner kardeşlerin uzaktan akrabasıdır. ^ SchlesingerSobriquet des habitants : Schlenzer.
Turunçgillerle de uzaktan akrabadır.São parentes distantes das minhocas.
Soylu bir aileden gelen Aleksey Tolstoy, Lev Tolstoy’un da uzaktan akrabasıdır.Tolstoj var avlägset släkt med Lev Tolstoj.
Karga ve kuzgunlara benzerler ama kargagiller ile uzaktan akrabadırlar.Ne muistuttavat ulkonäöltään ja liikkeiltään kissoja, vaikka ovat niille varsin etäistä sukua.
Suliformes takımının ise Pelecaniformes ile ancak uzaktan akraba olduğu görülmektedir.Còn đối với Suliformes, chúng dường như chỉ là các họ hàng xa đối với bộ Pelecaniformes theo nghĩa mới.
Turunçgillerle de uzaktan akrabadır.遠い親戚でもある。
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu. Aslında buz adam Ozzie ile aynı soydan geliyorduk.De fapt, avem aceeași genealogie cu Ozzie omul gheții.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu. Aslında buz adam Ozzie ile aynı soydan geliyorduk.Közös genealógián osztozunk Ötzivel, a jégemberrel.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu. Aslında buz adam Ozzie ile aynı soydan geliyorduk.We deelden dezelfde genealogie met Ötzi De IJsman.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu. Aslında buz adam Ozzie ile aynı soydan geliyorduk.Всъщност имаме същото родословие като Ози, човекът от ледниковият период.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.Das bedeutet, dass wir entfernt verwandt sind.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.공유하고 있다는 것을 Linda도 알 수 있었습니다.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.lo que significaba que éramos parientes lejanos.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.Это означало, что мы приходились друг другу дальними родственниками.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.משמע שהיינו קרובים רחוקים אחד של השנייה.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.مما يعني أن بيننا صلة قرابة ولو بعيدة.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.実は雪男のオジーとも同じ血筋です
Çivi yazısı bugünkü batı alfabesinin uzaktan akrabası sayılır.Die Keilschrift ist die frühe Vorläuferin unseres modernen Alphabets.
Çivi yazısı bugünkü batı alfabesinin uzaktan akrabası sayılır.Escritura cuneiforme es el antepasado remoto del alfabeto occidental.
Çivi yazısı bugünkü batı alfabesinin uzaktan akrabası sayılır.쐐기문자는 서양 알파벳의 먼 친척 입니다.
Çivi yazısı bugünkü batı alfabesinin uzaktan akrabası sayılır.La scrittura cuneiforme č l'antica antenata dell'alfabeto occidentale.
Çivi yazısı bugünkü batı alfabesinin uzaktan akrabası sayılır.L'écriture cunéiforme est l'ancêtre de l'alphabet occidental.
Çivi yazısı bugünkü batı alfabesinin uzaktan akrabası sayılır.Tulang dan batu. menulis runcing adalah remote nenek moyang alfabet Barat.
Çivi yazısı bugünkü batı alfabesinin uzaktan akrabası sayılır.Клиновидното писмо е далечният предшественик на западната азбука.
K1a1b1 haplotipini paylaştığımızı gösterdi. Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.Haplotip K1a1b1a - kar je pomenilo, da sva v daljnem sorodu.
K1a1b1 haplotipini paylaştığımızı gösterdi. Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.- haplotype K1a1b1a - o que significava que éramos aparentados remotamente.
K1a1b1 haplotipini paylaştığımızı gösterdi. Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.le haplotype K1a1b1a, ce qui signifiait que nous étions des cousins éloignés.
K1a1b1 haplotipini paylaştığımızı gösterdi. Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.-τον απλότυπο K1a1b1a- που σήμαινε ότι ήμασταν μακρινοί συγγενείς.