Ana içeriğe geç
Sözlük

uz ile cümle

uz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O geldiğinde o parkta uzanıyordu.When he came to, he was lying in the park.
Yaşadığı yer kasabadan uzaktır.The place where he lives is far from town.
Bu konuda onunla uzlaştım.I compromised with him on the matter.
Uzun süredir onu tanıyor musun?Have you known him for a long time?
Parlak bir gelecek onun önünde uzanıyor.A brilliant future lay before him.
Ona göre, plan mükemmelden uzak.In his opinion, the plan is far from perfect.
Onu, haklı olduğuma ikna etmem uzun bir zaman aldı.It took a long time for me to convince him that I was right.
Raporu ona uzatmak istedim ama unuttum.I intended to hand the paper to him, but I forgot to.
Onun konuşması uzayıp gitti.His speech went on and on.
O, erkek kardeşinden daha uzundur.He is taller than his brother.
Onun evi buradan uzakta değil.His house is not far from here.
Onun evi bu mağazadan uzak değildir.His house isn't far from this store.
Onun cevabı tatmin edici olmaktan uzaktı.His answer was far from satisfactory.
Onun söylediği gerçek olmaktan uzaktı.What he said was far from true.
Onun çalışması kabul edilebilir, ama mükemmel olmaktan uzak.His work was acceptable, but far from excellent.
Onun hayatı uzun bir başarısızlıklar dizisiydi.His life was a long series of failures.
Onun dersi çok uzun.His lecture is very long.
Açıklaması tatmin edici olmaktan uzak.His explanation is far from satisfactory.
Onun uzun bacakları vardır.He has long legs.
Onun uzun konuşması hepimizi sıktı.His long speech bored us all.
Uzun konuşmasından bıktım.I am sick of his long speech.
Uzun hikayeleriyle bizi sıktı.He bored us with his long stories.
Onun uzun konuşmasından sıkıldım.I got bored with his long talk.
Onun uzun konuşması herkesi sıktı.His long speech bored everyone.
Onun önerisi bizi tatmin etmekten uzak.His proposal is far from being satisfactory to us.
Onun yanıtı doğruluktan uzak.His answer is far from right.
Onun telaffuzu mükemmel olmaktan uzak.His pronunciation is far from perfect.
O benden üç inç daha uzundur.He's three inches taller than I am.
Komşusu, o uzakta iken çocukların bakımını üslenecek.His neighbor will care for the children while she is away.
Onun raporu tatmin edici olmaktan uzaktır.His paper is far from satisfactory.
Onun konuşması onu üzüntüsünden uzaklaştırdı.His talk distracted her from grief.
O iki oğlanın uzun boylusu.He is the taller of the two boys.
Yatağın uzunluğunu ölçtü.He measured the length of the bed.
O uzun mesafe yürümeye alışkın.He is used to walking long distances.
Uzun mesafeleri yürümeye alışkındır.He is used to walking long distances.
O uzun süre uzakta olmayacak.He won't be away for long.
O, her sabah uzun bir yürüyüşe gittiğini söyledi.He said that he goes for a long walk every morning.
Ayağa kalktı ve şapkasına uzandı.He stood up and reached for his hat.
O on iki yaşında. O yaşına göre uzun boylu.He is twelve years old. He is tall for his age.
Konuşmalarının uzun olacağını umuyordu.He expected that their talk was going to be long.
O, üçünün en uzun olanıdır.He is the tallest of the three.
O sakal uzatmayı düşündü ama vazgeçti.He thought of growing a beard but gave that up.
O, çok uzun konuşmayacağını söyleyerek başladı.He began by saying that he would not speak very long.
Konuşması o kadar uzun zaman sürdü ki bazı insanlar uyumaya başladı.His speech went on for such a long time that some people began to fall asleep.
O, çok uzlaşmacı bir insandır.He is a very agreeable person.
O, zengin olmaktan uzaktır.He is far from rich.
Erkek kardeşi kadar uzun değildir.He is not as tall as his brother.
O, babasından daha uzun boyludur.He is taller than his father.
O, sınıfının en uzunu.He is the tallest of his class.
Sınıfında herhangi bir çocuk kadar uzundur.He is as tall as any boy in his class.
Sınıfındaki bütün çocuklardan daha uzun boyludur.He is taller than any other boy in his class.
O, sınıfında en uzundur.He is the tallest in his class.
O, bir süre uzanıyordu.He was lying down for a while.
O, uzakta bir ışık gördü.He saw a light far away.
Onu uzun zaman önce yapmalıydı.He should have done that long ago.
O, tüm erkek çocuklarının en uzunudur.He is the tallest of all boys.
O biraz daha uzun kalmam için bana baskı yaptı.He pressed me to stay a little longer.
O, mutlu olmaktan uzaktır.He is far from being happy.
O, krallıktan uzaklaştırıldı.He was banished from the kingdom.
Arabaya bindi ve uzaklaştı.He got into the car and drove off.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod