Bir erkek ve bir kadın aynı yatakta uyuyor Nasıl hiçbirşey olmaz?En man och en kvinna spenderade hela natten tillsammans...hur...
Bir erkek ve bir kadın aynı yatakta uyuyor Nasıl hiçbirşey olmaz?Mężczyzna i kobieta spędzili razem noc. jak mogło nic się nie wydarzyć?
Bir erkek ve bir kadın aynı yatakta uyuyor Nasıl hiçbirşey olmaz?Mies ja nainen nukkuvat koko yhdessä Miten mitään ei tapahtunut?
Bir erkek ve bir kadın aynı yatakta uyuyor Nasıl hiçbirşey olmaz?Pria dan wanita melewatkan semalaman berdua, bagaimana bisa tidak terjadi apa-apa?
Bir erkek ve bir kadın aynı yatakta uyuyor Nasıl hiçbirşey olmaz?Un barbat si o femeie au petrecut o intreaga noapte impreuna cum nu s-a intamplat nimic?
Bir erkek ve bir kadın aynı yatakta uyuyor Nasıl hiçbirşey olmaz?Un homme et une femme passent toute la nuit ensemble, comment peut-il ne rien se passer ?
Bir erkek ve bir kadın aynı yatakta uyuyor Nasıl hiçbirşey olmaz?Un uomo e una donna passano la notte insieme, come non può succedere niente?
Bir erkek ve bir kadın aynı yatakta uyuyor Nasıl hiçbirşey olmaz?Ένας άντρας και μια γυναίκα πέρασαν όλη τη νύχτα μαζί, πώς και δεν έγινε τίποτα;
Bir erkek ve bir kadın aynı yatakta uyuyor Nasıl hiçbirşey olmaz?Мужчина и женщина целую ночь провели вместе... Как могло ничего не произойти?
Bir erkek ve bir kadın aynı yatakta uyuyor Nasıl hiçbirşey olmaz?גבר ואישה מבלים כל הלילה ביחד ... איך זה
Bir erkek ve bir kadın aynı yatakta uyuyor Nasıl hiçbirşey olmaz?قضى رجل وامرأة ليلة بأكملها معا ،ـ كيف يمكن أن لايحدث أي شيء؟
Bir erkek ve bir kadın aynı yatakta uyuyor Nasıl hiçbirşey olmaz?何もなかったのよ
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.In zgodi se v tistem času, ko je Eli ležal na svojem mestu – oči njegove pa so bile že slabotne, da ni videl –
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.엘리의 눈이 점점 어두워 가서 잘 보지 못하는 그 때에 그가 자기 처소에 누웠고
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.Pada suatu malam, Eli yang sudah sangat tua dan hampir buta itu, sedang tidur di kamarnya
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.Så var det en dag mens Eli lå i sitt rum - hans øine hadde begynt å bli sløve, så han ikke kunde se,
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.Stalo se pak jednoho dne, když Elí ležel na místě svém, (a již byl počal scházeti na oči, a nemohl viděti),
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.Vả , bấy_giờ Hê-li khởi làng mắt , chẳng thấy rõ . Có ngày_kia , người đương nằm tại_chỗ mình quen nằm ,
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.Vả, bấy giờ Hê-li khởi làng mắt, chẳng thấy rõ. Có ngày kia, người đương nằm tại chỗ mình quen nằm,
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.И было в то время, когда Илий лежал на своем месте, – глаза же его начали смежаться, и он не мог видеть, –
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.И в онова време, когато Илий лежеше на мястото си, (а очите бяха почнали да ослабват та не можеше да вижда),
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.ויהי ביום ההוא ועלי שכב במקמו ועינו החלו כהות לא יוכל לראות׃
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.وكان في ذلك الزمان اذ كان عالي مضطجعا في مكانه وعيناه ابتدأتا تضعفان. لم يقدر ان يبصر.
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.一 日 以 利 睡 臥 在 自 己 的 地 方 . 他 眼 目 昏 花 、 看 不 分 明
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.一 日 以利 睡臥 在 自己 的 地方 . 他 眼目 昏花 、 看 不 分明
Birlikte biniyoruz, biz, bak, biz, birlikte yemek yiyoruz ve birlikte uyuyoruz.Călărim împreună, mâncăm împreună și dormim împreună.
Birlikte biniyoruz, biz, bak, biz, birlikte yemek yiyoruz ve birlikte uyuyoruz.Cavalchiamo insieme, noi, mangiamo insieme e dormiamo insieme.
Birlikte biniyoruz, biz, bak, biz, birlikte yemek yiyoruz ve birlikte uyuyoruz.Chúng ta cùng nhau cỡi, ăn cùng nhau và ngủ cùng nhau.
Birlikte biniyoruz, biz, bak, biz, birlikte yemek yiyoruz ve birlikte uyuyoruz.우리는 함께 타고 우리는 함께 먹어요. 그리고 우리는 함께 잠을 자죠
Birlikte biniyoruz, biz, bak, biz, birlikte yemek yiyoruz ve birlikte uyuyoruz.Montamos juntos, comemos juntos y dormimos juntos.
Birlikte biniyoruz, biz, bak, biz, birlikte yemek yiyoruz ve birlikte uyuyoruz.On fait du rodéo ensemble, tu sais, on mange ensemble et on dort ensemble.
Birlikte biniyoruz, biz, bak, biz, birlikte yemek yiyoruz ve birlikte uyuyoruz.Ujeżdżamy razem, jemy razem i śpimy razem.
Birlikte biniyoruz, biz, bak, biz, birlikte yemek yiyoruz ve birlikte uyuyoruz.We rijden samen, weet je, we eten samen, we slapen samen.
Birlikte biniyoruz, biz, bak, biz, birlikte yemek yiyoruz ve birlikte uyuyoruz.Мы ездим верхом вместе, мы, знаете, мы, мы едим вместе и мы спим вместе.
Birlikte biniyoruz, biz, bak, biz, birlikte yemek yiyoruz ve birlikte uyuyoruz.Яздим заедно, ние, разбирате ли, ние, ние ядем заедно и спим заедно.
Birlikte biniyoruz, biz, bak, biz, birlikte yemek yiyoruz ve birlikte uyuyoruz.אנחנו רוכבים ביחד, אנחנו אוכלים ביחד, ואנחנו ישנים ביחד.
Birlikte biniyoruz, biz, bak, biz, birlikte yemek yiyoruz ve birlikte uyuyoruz.نركب سوية, وكما تعلمين نأكل سوية. وننام سوية
Birlikte biniyoruz, biz, bak, biz, birlikte yemek yiyoruz ve birlikte uyuyoruz.一緒に寝て ロデオを辞める日が来るなんて事は
Bir tek ilaç, bir tek yöntem herkese uyuyor, ve o da benim işaret ettiğim şey.Jeden lék, jeden druh, který pasuje každému, a to je, k čemu poukazuji.
Bir tek ilaç, bir tek yöntem herkese uyuyor, ve o da benim işaret ettiğim şey.Una medicina, una misura per tutti, e questo è ciò che io sto indicando.
Bir tek ilaç, bir tek yöntem herkese uyuyor, ve o da benim işaret ettiğim şey.Una medicina. Una talla les sirve a todos en esto a lo que estoy señalando.
Bir tek ilaç, bir tek yöntem herkese uyuyor, ve o da benim işaret ettiğim şey.Une seul remède, un seul qui convient à chacun, et c'est ce que je veux montrer.
Bir tek ilaç, bir tek yöntem herkese uyuyor, ve o da benim işaret ettiğim şey.Yksi lääke, sama annos pätee jokaiselle ja se on mihin osoitan.
Biz güvenlik prosedürlerine uyuyoruz, patojenler ile çalışmıyoruz.안전한 실험 절차를 준수하고, 병원균을 사용하여 실험하지 않습니다.
Biz güvenlik prosedürlerine uyuyoruz, patojenler ile çalışmıyoruz.le procedure di sicurezza, non lavoriamo con agenti patogeni.
Biz güvenlik prosedürlerine uyuyoruz, patojenler ile çalışmıyoruz.Vi følger sikkerheds-procedure. Vi arbejder ikke med patogener.
Biz güvenlik prosedürlerine uyuyoruz, patojenler ile çalışmıyoruz.Wir folgen sicheren Abläufen. Wir arbeiten nicht mit Krankheitserregern.
Biz güvenlik prosedürlerine uyuyoruz, patojenler ile çalışmıyoruz.נהלי בטיחות, אנו לא עובדים עם פתוגנים.
Biz güvenlik prosedürlerine uyuyoruz, patojenler ile çalışmıyoruz.بإجراءات السلامة، نحن لا نعمل مع مسببات الأمراض.
Biz güvenlik prosedürlerine uyuyoruz, patojenler ile çalışmıyoruz.病原菌を扱っている様な人は
Bizim bulmamız gereken ise bu senaryolardan kaç tanesi bize uyuyor-- iki tura?E nós temos que pensar, quantos destes cenários satisfazem nossa condição -- 2 caras?
Bizim bulmamız gereken ise bu senaryolardan kaç tanesi bize uyuyor-- iki tura?En we moeten bedenken, hoeveel van deze scenarios voldoen aan onze voorwaarde--2 keer kop?
Bizim bulmamız gereken ise bu senaryolardan kaç tanesi bize uyuyor-- iki tura?Musimy się zastanowić ile z tych wyników spełnia nasze wymagania - wyrzucenia dwóch reszek.
Bizim bulmamız gereken ise bu senaryolardan kaç tanesi bize uyuyor-- iki tura?Teď si musíme uvědomit, kolik těchto případů odpovídá naší podmínce--2 panny?
Bizim bulmamız gereken ise bu senaryolardan kaç tanesi bize uyuyor-- iki tura?Und wir fragen uns: wie viele dieser Situationen erfüllt unsere Bedingung: 2 Köpfe?
Bizim bulmamız gereken ise bu senaryolardan kaç tanesi bize uyuyor-- iki tura?И мы должны подумать над тем, сколько существует таких комбинаций, удовлетворяют нашему условию (2 "орла")?
Bizim bulmamız gereken ise bu senaryolardan kaç tanesi bize uyuyor-- iki tura?И така вероятността за това е 1 от 32.
Böylece bu bağıntı doğru orantı modeline uyuyor.Det her ligner noget, der ligner en ligefrem proportionalitet.
Böylece bu bağıntı doğru orantı modeline uyuyor.그리고 이건 정비례 관계의 꼴과 일치하네요.
Böylece bu bağıntı doğru orantı modeline uyuyor.Takže to je patern přímé variace.