Tom neredeyse 14 saat uyudu.Tom slept almost 14 hours.
Sami'nin çocukları uyudu.Sami's children slept.
İyi bir evlilikte uyumlu biçimde tartışabiliriz.In a good marriage we can argue harmoniously.
Sami'nin hikayesi Leyla'nın açıklamasına uyuyor.Sami's story fit Layla's account.
Sami yastığının altında bir tabanca ile uyuyordu.Sami slept with a pistol under his pillow.
Uyum sağlamayı öğrenmelisin.You must learn to adapt.
Tom sahilde uyudu.Tom slept on the beach.
Tom plajda uyudu.Tom slept on the beach.
Sami, Leyla'nın 16 yaşındaki kızı ile uyuyordu.Sami was sleeping with Layla's 16-year-old daughter.
Sami uyuşturucuya geri döndü.Sami slipped back into drugs.
Tom'un uyuduğunu sandım, o yüzden sessizce odadan çıktım.I thought Tom was asleep, so I tiptoed out of the room.
Tom genellikle kışın bile pencereleri açık olarak uyur.Tom usually sleeps with his windows open, even in the winter.
Sami uyuşuk gibi geliyordu.Sami sounded lethargic.
O neden uyumuyor?Why isn't she sleeping?
Burada uyumak istiyorsan sorun yok.If you want to sleep here, no problem.
Burada uyumak istiyorsan hiçbir sorun yok.There's no problem if you want to sleep here.
Sami bir kanepede uyuyordu.Sami was sleeping on a couch.
Sami bir divanın üzerinde uyuyordu.Sami was sleeping on a couch.
Sami'nin ilaçları onu günde on saat uyuttu.Sami's medications made him sleep ten hours a day.
İstersen bu gece burada uyuyabilirsin.You can sleep here tonight if you want.
Sami bir uyuşturucu satıcısıdır.Sami is a drug dealer.
Sami bir uyuşturucu bağımlısıdır.Sami is a junky.
Sami uyuşturucusunu almaya geldi.Sami came to get his fix.
Sami uyuşturucu bağımlısıydı ve boşanma ile karşı karşıyaydı.Sami was addicted to drugs and facing divorce.
Sami genellikle bu odada uyumuştu.Sami often slept in this room.
Sami o odada genellikle yalnız uyudu.Sami often slept alone in that room.
Sami ana süitte uyudu.Sami slept in the master suite.
Sami'nin ciddi bir uyuşturucu bağımlılığı vardı.Sami had a serious drug addiction.
Sami o odada uyudu.Sami slept in that room.
Sami yatakta uyuyordu.Sami was asleep in bed.
Ne kadar uyumak istiyorsun?How long do you want to sleep?
Sami, böcekli ormanda uyuyarak bir hafta geçirdi.Sami spent a week sleeping in the bug-infested woods.
Sami uyuşturucu zulalıyordu.Sami was hoarding drugs.
Sami uyuşturucu stokluyordu.Sami was hoarding drugs.
Sami ve Leyla aynı yatakta bile uyumadılar.Sami and Layla didn't even sleep in the same bed.
Sami polisi uyuttu.Sami fooled the police.
Sami'nin üzerinde uyuşturucu vardı.Sami had drugs on him.
Sami uyuşturucu taşıyordu.Sami carried drugs.
Sami uyuşuktu.Sami was numb.
Sami hiç uyuşturucu kullanmadı.Sami never used drugs.
Sami çadırında uyudu.Sami slept in his tent.
Sami bir uyuşturucu kullanıcısı ve istismarcıydı.Sami was a drug user and abuser.
Sami büyük bir sorunla mücadele etti: keyif amaçlı uyuşturucu kullanımı.Sami struggled with a major issue: recreational drug use.
Sami uyuşturucu kullanmadığını söyledi.Sami said he wasn't using drugs.
Sami hem uyuşturucu hem de alkol konusunda bir sorun yaşıyordu.Sami had a problem with both drugs and alcohol.
Sami uyuşturucu kullanmadı.Sami did not do drugs.
Sami saat 6'ya kadar uyudu.Sami slept until 6 o'clock.
Sami yatak odasında uyukluyordu.Sami was napping in his bedroom.
Sami, Mısırlı bir uyuşturucu satıcısıdır.Sami is a drug dealer from Egypt.
Sami durum ne olursa olsun uyum sağlayabilirdi.Sami could adapt to whatever the situation was.
Sami bir uyuşturucu satıcısıydı.Sami was a drug dealer.
Birkaç saat daha uyumam lazım.I need to get another few hours of sleep.
Birkaç saat daha uyumam gerek.I need to get another few hours of sleep.
Sami sokakta uyuşturucu sattı.Sami sold drugs on the street.
Mary, Emma'nın evinde uyuyor.Mary sleeps at Emma's home.
Sami ve Leyla o gece aynı yatakta uyudular.Sami and Layla slept in the same bed that night.
Sami açık ışıkla uyur.Sami sleeps with the light on.
Tom ve Mary yıldızların altında uyudular.Tom and Mary slept under the stars.
Yatağa geri döndüm ve üç saat boyunca uyudum.I went back to bed and slept for another three hours.
Yatağa geri gittim ve üç saat daha uyudum.I went back to bed and slept for three more hours.