uymadı ile cümle
uymadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.42
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Veri, diske uymadı.Τα δεδομένα δε χώρεσαν στο δίσκο.
Veri, diske uymadı.Дані не умістилися на диск.
Veri, diske uymadı.Данните не се вместиха на диска.
Veri, diske uymadı.Данные не поместились на диске.
Veri, diske uymadı.גודל הנתונים לא מתאים לקיבולת התקליטור
Veri, diske uymadı.データがディスクに収まりません。
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Am fost catapultată dintr-o piesă de mozaic în alta, şi marginile lor nu se potrivesc.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Byla jsem katapultována z jednoho kousku skládanky do jiné, a jejich hranice do sebe nezapadávaly.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Dan saya terlontar dari suatu potongan puzzle ke yang lain yang sisinya tidak cocok.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.E fui lançada de uma peça do puzzle para outra, e as peças não se encaixavam.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Ero stata catapultata da una tessera all'altra del mosaico, ma i loro bordi non collimavano.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.És akkor hirtelen a mozaik egy másik kockáján találtam magam, ami sehogyan sem illeszkedett az előzőhöz.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Et j'ai été catapultée d'une pièce du puzzle à l'autre, et leurs bords ne cadraient pas.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Ik werd van het ene in het andere puzzelstukje gekatapulteerd, en de stukjes pasten niet.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Katapultowano mnie z jednego kawałka układanki do drugiego, a ich krawędzie nie pasowały.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.한순간에 새로운 퍼즐 조각이 더해졌지만 그 조각은 제가 살던 인생의 조각들과 잘 들어맞지 않았습니다.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.To me je katapultiralo z enega koščka sestavljanke na drugega, njuni robovi pa se niso ujemali.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Und ich wurde von einem Puzzlestück zum nächsten katapultiert, und die Ränder passten nicht zusammen.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Và tôi bị phóng từ mảnh ghép xếp hình này sang mảnh khác, nhưng chúng không ghép vừa với nhau.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Vymrštilo ma to z jednej časti skladačky do druhej, avšak okraje jednej a tej druhej do seba nezapadali.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Y fui catapultada de una pieza del rompecabezas a la otra, pero sus bordes no encajaban.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Και εκτοξεύθηκα από το ένα κομμάτι του παζλ σε ένα άλλο και οι άκρες τους δεν ταίριαζαν.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.И така бях прехвърлена от едно парченце от пъзела в друго, и тези две парченца не си пасваха.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Мене кинуло з одного кавалка складанки на інший, але вони не пасували один до одного.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Меня катапультировали из одной части головоломки в другую, и я не могла их сопоставить.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.והושלכתי מפיסה אחת של התצרף לאחרת, ושולי הפיסות לא חפפו.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.وتم قذفي من جزء في الاحجية الى جزء اّخر, لم تتناسب أطرافها
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.別な箇所へと放り出されましたが ピタリとは嵌りませんでした フッツクレーで無名だったタン・レイは
Yahudalılar bile Tanrıları RABbin buyruklarına uymadılar. İsraillilerin benimsediği törelere göre yaşadılar.Dock höll icke heller Juda HERRENS, sin Guds, bud, utan vandrade efter de stadgar som Israel hade uppgjort.
Yahudalılar bile Tanrıları RABbin buyruklarına uymadılar. İsraillilerin benimsediği törelere göre yaşadılar.Heller ikke Juda holdt Herrens, sin Guds bud, men de vandret i de skikker som Israel hadde innført.
Yahudalılar bile Tanrıları RABbin buyruklarına uymadılar. İsraillilerin benimsediği törelere göre yaşadılar.유다도 그 하나님 여호와의 명령을 지키지 아니하고 이스라엘 사람의 세운 율례를 행하였으므로
Yahudalılar bile Tanrıları RABbin buyruklarına uymadılar. İsraillilerin benimsediği törelere göre yaşadılar.Men heller ikke Juda holdt HERREN deres Guds Bud, men fulgte de Skikke, Israel havde indført.
Yahudalılar bile Tanrıları RABbin buyruklarına uymadılar. İsraillilerin benimsediği törelere göre yaşadılar.şi chiar Iuda nu păzise poruncile Domnului Dumnezeului lui, ci se luase după obiceiurile rînduite de Israel. -
Yahudalılar bile Tanrıları RABbin buyruklarına uymadılar. İsraillilerin benimsediği törelere göre yaşadılar.И Иуда также не соблюдал заповедей Господа Бога своего, и поступал по обычаям Израильтян, как поступали они.
Yahudalılar bile Tanrıları RABbin buyruklarına uymadılar. İsraillilerin benimsediği törelere göre yaşadılar.גם יהודה לא שמר את מצות יהוה אלהיהם וילכו בחקות ישראל אשר עשו׃
Yahudalılar bile Tanrıları RABbin buyruklarına uymadılar. İsraillilerin benimsediği törelere göre yaşadılar.ويهوذا ايضا لم يحفظوا وصايا الرب الههم بل سلكوا في فرائض اسرائيل التي عملوها.
Yahudalılar bile Tanrıları RABbin buyruklarına uymadılar. İsraillilerin benimsediği törelere göre yaşadılar.猶 大 人 也 不 遵 守 耶 和 華 他 們 神 的 誡 命 、 隨 從 以 色 列 人 所 立 的 條 規
Yahudalılar bile Tanrıları RABbin buyruklarına uymadılar. İsraillilerin benimsediği törelere göre yaşadılar.猶大人 也 不 遵守 耶和華 他 們神 的 誡命 、 隨從 以色列人 所立 的 條規
Yemek damak tadınıza uymadı mı?Az étel megfelelt az ízlésüknek?
Yemek damak tadınıza uymadı mı?Comment avez-vous trouvé le repas ?
Yemek damak tadınıza uymadı mı?Σε ικανοποιεί το γεύμα;
Yemek damak tadınıza uymadı mı?هل اعجبكم الغداء؟
İlgili Sayfalar