uykuya dalmak ile cümle
uykuya dalmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.55
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Uykuya dalmak elimde değildi.I couldn't help falling asleep.
Araba sürerken uykuya dalmaktan korktum.I was afraid I might fall asleep while driving.
Akşam yemeğinden sonra, ben her zaman kendimi uykuya dalmakta bulurum.After supper, I always find myself falling asleep.
Bu fırtınalı yaz gecelerinde uykuya dalmak zordur.It's hard to fall asleep on stormy summer nights.
Tom nöbette uykuya dalmakla suçlandı.Tom was accused of falling asleep on guard duty.
Kriyojenik uykuya dalmak istiyorum.I want to be put into cryogenic sleep.
Tom uykuya dalmakta zorluk yaşadı.Tom had trouble falling asleep.
Uykuya dalmak uzun zamanımı aldı.It took me a long time to fall asleep.
Genelde uykuya dalmak için herhangi bir problemim yok.I don't usually have any problem falling asleep.
Ben hiç uykuya dalmakta zorluk yaşamadım.I've never had trouble falling asleep.
O uykuya dalmak üzere.He is about to fall sleep.
Tom uykuya dalmak üzere.Tom is about to fall asleep.
Dün gece uykuya dalmakta zorlandım.I had trouble falling asleep last night.
Uykuya dalmak her zamankinden daha fazla zamanımı aldı.It took me a more time than usual to fall asleep.
Uykuya dalmakta zorluk çekmedim.I had no trouble falling asleep.
Karl uykuya dalmakta zorlanıyordu.Karl struggled to fall asleep.
Bu, uykuya dalmakta olan bir kişinin karşılaştığı durumdur.There is a fourth man with them who appears to be asleep.
"Ben kramp var ve uykuya dalmakta."I have cramps and falling asleep.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.- Yes, I am just about all in.
Bu, uykuya dalmakta olan bir kişinin karşılaştığı durumdur.Quello che vedono è un dormiente.
Bu, uykuya dalmakta olan bir kişinin karşılaştığı durumdur.Это делается в качестве шалости по отношению к спящему человеку.
Bu, uykuya dalmakta olan bir kişinin karşılaştığı durumdur.É muito difícil acordar alguém nessa fase de sono.
Bu, uykuya dalmakta olan bir kişinin karşılaştığı durumdur.Daar valt haar een man op die in slaap is gevallen.
Uykuya dalmak uzun zamanımı aldı.Het duurde lang tot ik in slaap viel.
Bu, uykuya dalmakta olan bir kişinin karşılaştığı durumdur.Exempel: Vem är mannen som sover i bilen?
Bu, uykuya dalmakta olan bir kişinin karşılaştığı durumdur.Se voi aistia, jos joku katsoo sitä jopa nukkuessaan.
Bu, uykuya dalmakta olan bir kişinin karşılaştığı durumdur.Много е трудно да се събуди някой, когато се намира в тази фаза на съня.
"Ben kramp var ve uykuya dalmakta."Ho i crampi e addormentarsi.
"Ben kramp var ve uykuya dalmakta."Ich habe Krämpfe und Einschlafen.
"Ben kramp var ve uykuya dalmakta."J'ai des crampes et s'endormir.
"Ben kramp var ve uykuya dalmakta. Salı günü konuşuruz." Değil mi?まさか!全部おいしかった。私は思った。 さて、あなたは何をしましたか?
"Ben kramp var ve uykuya dalmakta. Salı günü konuşuruz.""لدي تقلصات والنوم. نقاش لك يوم الثلاثاء."
"Ben kramp var ve uykuya dalmakta."Tengo calambres y sueño.
"Ben kramp var ve uykuya dalmakta."У меня есть спазмы и засыпает.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.Ach, môj drahý Rainsford, Bol som najviac bezohľadné. Musíte sa cítiť potrebu spánku tiež.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.Ach, mój drogi Rainsford, Byłem najbardziej samolubne. Musisz być uczucie potrzebę snu zbyt.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.Åh, min kære Rainsford, Jeg har været mest hensynsløse. Du skal være følelse behovet for søvn også.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.Åh, min kära Rainsford, Jag har varit mest hänsynslös. Du måste känna behovet av sömn också.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.- Ano, už se také chystám.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.- Ja, ich bin ziemlich erledigt.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.Oh, mio caro Rainsford, Sono stato più sconsiderato. Devi essere sensazione il bisogno di dormire troppo.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.Oh, Rainsford sayangku, Saya telah paling tidak pengertian. Anda harus merasa kebutuhan tidur juga.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.Oh, Rainsford thân yêu của tôi, Tôi đã không suy nghi nhất. Bạn phải cảm thấy sự cần thiết của giấc ngủ.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim. - Öyleyse Ivan odanı göstersin.- Da, eu sunt doar despre toate inch - Atunci Ivan vă va arăta în camera ta.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim. - Öyleyse Ivan odanı göstersin.- Igen, én csak az összes be - Akkor Ivan megmutatja a szobádba.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim. - Öyleyse Ivan odanı göstersin.Ivan va vous accompagner à votre chambre
- Evet, uykuya dalmak üzereyim. - Öyleyse Ivan odanı göstersin.- Ja, ik ben zo ongeveer alle inch - Dan Ivan zal u naar uw kamer.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim. - Öyleyse Ivan odanı göstersin.- Ja, jaz sem skoraj vse noter - Potem bo Ivan vam pokaže, v svojo sobo.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim. - Öyleyse Ivan odanı göstersin.- Да, аз съм почти всички инча - Тогава Иван ще ви покаже в стаята си.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.Voi, rakas Rainsford, Olen ollut eniten ajattelematon. Sinun täytyy olla tunne tarve nukkua liian.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.Ω, αγαπητέ μου Rainsford, Έχω πιο απερίσκεπτο. Θα πρέπει να αισθάνεστε την ανάγκη του ύπνου πολύ.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.О, моя дорога Рейнсфорд, Я був неуважним. Ви повинні відчувати потреби у сні теж.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.О, моя дорогая Рейнсфорд, Я был самым невнимательным. Вы должны чувствовать потребности во сне тоже.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.أوه ، يا عزيزي رينسفورد ، لقد كنت أكثر المتهورين. يجب أن يكون شعور الحاجة للنوم أيضا.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.あなたが感じている必要があります あまりにも睡眠の必要性。 - はい、私はオールインというだけです - その後、イヴァンは自分の部屋にあなたが表示されます。