Benim kendi danslarımı uydurmama ve üretmeme izin veren açık görüşlü, aydın bir öğretmenim vardı.E tive uma professora entendida que me permitiu criar e inventar as minhas próprias coreografias.
Benim kendi danslarımı uydurmama ve üretmeme izin veren açık görüşlü, aydın bir öğretmenim vardı.Ik had een verlichte leraar die me mijn eigen dansen liet uitvinden.
Benim kendi danslarımı uydurmama ve üretmeme izin veren açık görüşlü, aydın bir öğretmenim vardı.지혜로운 선생님을 만났어요. 선생님은 저만의 춤을 만드는 것을 허락하셨고 그녀의 도움으로 저는,
Benim kendi danslarımı uydurmama ve üretmeme izin veren açık görüşlü, aydın bir öğretmenim vardı.לסטודיו ריקוד מקומי, והיתה לי מורה משכילה שאפשרה לי ליצור ולהמציא ריקודים משלי, ובעצם היא נתנה לי ליצור
Benim kendi danslarımı uydurmama ve üretmeme izin veren açık görüşlü, aydın bir öğretmenim vardı.私の好きなように ダンスを作らせてくれたのです どのようしてかと言うと 社交ダンスやラテンダンスを クラスメイトのために振り付け
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Adaptálódnak.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Cela va s'adapter.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Den vil tilpasse sig til sit miljø.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Dit zal zich aanpassen aan de omgeving.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak: Drew Weing'in yaptığı, adıNó sẽ thích nghi được, vào chính môi trường của nó: một sự đột biến bền bỉ.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak: Drew Weing'in yaptığı, adıОни подстроятся по новые технологии, под новые условия — это и есть долговременные трансформации.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Es wird sich anpassen, es wird...
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:바로, 적응할 것이라는 말입니다. 환경에 적응할 것입니다.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Se adaptarán. Lo harán. ##
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Se vor adapta.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Si adatterà.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Vai adaptar-se. Vai adaptar-se ao que o rodeia.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Zostaną zaadaptowane.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Θα προσαρμόζεται.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Ще се адаптира.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:יתאקלם. הוא יתאקלם לסביבה החדשה:
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:ستستقطب. إلى بيئتها:
Ben sadece düşünüyorum uydurdum. 'Jag tror att du bara har hittat på det där. "
Ben sadece düşünüyorum uydurdum. 'Je pense que vous venez de l'inventer."
Ben sadece düşünüyorum uydurdum. 'Te lo acabas de inventar"
Ben sadece düşünüyorum uydurdum. 'Νομίζω ότι κάνατε ακριβώς."
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.A legsikeresebb szónak tartják a világon, amit egy ismert egyén talált ki.
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.Diz-se ser a invenção mais bem sucedida de sempre, de uma palavra, por um indivíduo conhecido.
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.알려진 개인에 의한 단어 중 가장 성공적인 발명이라고 여겨집니다.
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.Man sagt, dass es die erfolgreichste Erfindung aller Zeiten eines Wortes von einer bekannten Einzelperson ist.
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.Men zegt dat het het meest succesvolle idee is ooit door een bekend iemand bedacht.
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.On dit que c'est la plus belle invention existante d'un mot par un individu connu.
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.Říká se, že to byl nejúspěšnější objev slova konkrétním známým člověkem.
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.Se dice que es la invención más exitosa de una palabra por un individuo conocido.
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.Se spune că este cea mai de succes invenție a unui cuvânt de către o persoană cunoscută.
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.Si dice che che questa sia la parola che ha avuto più successo fra quelle introdotte da qualcuno di conosciuto
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.To je menda najuspešnejši izum besede, ki ga je posameznik kdajkoli napravil.
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.Uważa się to za najwspanialszy w historii wynalazek nazwy dokonany przez nieanonimową osobę.
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.Λέγεται ότι είναι η πιο επιτυχημένη εφεύρεση λέξης από αναγνωρισμένο άνθρωπο.
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.Казват, че това е най-успешно измислената някога дума от позната личност.
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.Это считается самым удачным словом, которое когда-либо было придумано отдельным человеком.
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.אומרים שזאת ההמצאה המוצלחת ביותר של מילה ע"י איש מוכר
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.ويقال أنه أنجح اختراع علي الإطلاق لكلمة بواسطة شخص معروف.
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.一番知られている単語だそうです バンメルモントは「惑星放射」の意味で
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Dania przeznaczone dla wielu osób jest ciężko zrobić tak aby dogodzić każdemu w smaku.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Das sind diese Gerichte ,die viele Leute essen und es ist schwer jedem einzelnen davon gerecht zu werden.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Je obtiažne trafiť sa do správnej chute pri toľkých rôznych ľuďoch.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Jídla, který jsou jedený spoustou lidí, je nejtěžší přizpůsobit každýmu.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Le pietanze che vengono mangiate da un sacco di persone. E' difficile accomodare i gusti di tante persone.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Les plats qui sont mangés par beaucoup de gens, c'est dure de s'adapter aux goûts de tout le monde.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Mancarurile destinate multor persoane sunt greu de potrivit gustului fiecarei persoane.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Maträtten som ät av många personer. Det är svårt å kombinera verje persons smak.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Những món được rất nhiều người ăn. Thật khó để hợp khẩu vị của từng người.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Τα πιάτα που τρώνε πολλοί άνθρωποι. Είναι δύσκολο να ικανοποιήσεις τις γεύσεις όλων.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Еду, которой питаются многие люди, нужно делать так, чтобы она удовлетворяла вкус каждого.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Ястията, които се консумират от много хора. Трудно е да се налучка вкуса на всеки човек.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur....ארוחה להרבה אנשים. זה קשה להשביע את רצונם של כל-הרבה
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.الأطباق التي يتم تناولها من قبل الكثير من الناس. انه من الصعب استيعاب كل الأذواق للشخص
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.マタンもそうよ 外はカリッと 中はすごく柔らか
Bir hikayenin uydurma olduğunu söyleyebilirsin.(Gürleme) (Müzik)Bạn có thể cho rằng một câu chuyện nào đấy là bịa đặt. (Nhạc)