uyandır ile cümle

uyandır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bunu hücre içerisine yerleştirmemiz oldukça hayret uyandırıcıydı--وقد كان مذهل للغاية عندما وضعنا هذا في الخلية --
Bunu hücre içerisine yerleştirmemiz oldukça hayret uyandırıcıydı--皆さんは感心されるかと思いますが
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.A fotografia torna-se, assim, provocadora, e incita desejo e voyeurismo.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Astfel, fotografia devine un hartuitor care incita dorinta si voyeurismul.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Aus der Fotografie wird dieser Teaser, sie weckt Begierde und Voyeurismus.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Bức hình trở thành một thứ phiền phức, là khởi nguồn của mọi khát khao và tính tò mò bệnh hoạn.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Dus de foto wordt een plaaggeest, het stimuleert verlangen en voyeurisme.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Entonces el fotógrafo se convierte en el provocador, e incita el deseo y el voyeurismo.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.I fotografia zaczyna się z nami drażnić i wzbudza pożądanie oraz voyeuryzm.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.그래서 사진은 미끼가 되고, 욕망과 관음증을 자극시킵니다.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Le photographe devient l'incitateur, et induit le désir et le voyeurisme.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Quindi la fotografia diventa una provocazione, e incita il desiderio e il voyeurismo.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.И така, фотографията става дразнител и предизвиква страст и воайорство.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.Поэтому изображение становится раздражителем и вызывает желание и вуайеризм.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.אז הצילום הופך למעין גירוי, ומעורר רצון ומציצנות.
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.اذا التصوير اصبح هذه المشكلة العويصة, الذي يحرض الرغبة
Bunun sonucunda, fotoğraf bu iştah açan, tutku uyandıran ve röntgenci hale gelir.自分の持っていないものほど欲しくなるのです
Bunu yaparken ise, raporlarımızın doğru, temelli olması ve telaş uyandırıcı bir tarzda olmaması gerekmektedir.Nasza sprawozdawczość powinna jednak pozostać dokładna i uzasadniona, nie może ona także wywoływać paniki.
Bunu yaparken ise, raporlarımızın doğru, temelli olması ve telaş uyandırıcı bir tarzda olmaması gerekmektedir.Pour autant, il est essentiel que notre communication reste précise, étayée et non alarmiste.
Bunu yaparken ise, raporlarımızın doğru, temelli olması ve telaş uyandırıcı bir tarzda olmaması gerekmektedir.Pri teh prizadevanjih pa je pomembno, da naše poročanje ostane točno, utemeljeno in ne vzbuja zaskrbljenosti.
Bunu yaparken ise, raporlarımızın doğru, temelli olması ve telaş uyandırıcı bir tarzda olmaması gerekmektedir.Přitom je však naprosto zásadní, aby naše zprávy byly nadále přesné, podložené a zbytečně nevyvolávaly paniku.
Bunu yaparken ise, raporlarımızın doğru, temelli olması ve telaş uyandırıcı bir tarzda olmaması gerekmektedir.Samtidigt är det viktigt att rapporteringen förblir korrekt, välgrundad och inte sprider oro.
Bunu yaparken ise, raporlarımızın doğru, temelli olması ve telaş uyandırıcı bir tarzda olmaması gerekmektedir.Tämä edellyttää, että raportointimme on vastakin tarkkaa ja perusteltua eikä lietso paniikkia.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Après ces paroles, il leur dit: Lazare, notre ami, dort; mais je vais le réveiller.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Così parlò e poi soggiunse loro: «Il nostro amico Lazzaro s'è addormentato; ma io vado a svegliarlo»
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Dette talte han; og derefter sier han til dem: Lasarus, vår venn, er sovnet inn; men jeg går for å vekke ham.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››După aceste vorbe, le -a zis: ,,Lazăr, prietenul nostru, doarme: dar Mă duc să -l trezesc din somn.``
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››E, tendo assim falado, acrescentou: Lázaro, o nosso amigo, dorme, mas vou despertá-lo do sono.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Even later zei Hij: "Onze vriend Lazarus is in slaap gevallen, maar Ik ga hem wakker maken."
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Ezeket mondá; és ezután monda nékik: Lázár, a mi barátunk, elaludt; de elmegyek, hogy felköltsem õt.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Habiendo dicho estas cosas después les dijo: --Nuestro amigo Lázaro duerme, pero voy para despertarlo
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››이 말씀을 하신 후에 또 가라사대 우리 친구 나사로가 잠들었도다 그러나 내가 깨우러 가노라
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Ngài phán như vậy, rồi tiếp rằng: La-xa-rơ, bạn ta, đương ngủ; nhưng ta đi đánh thức người.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Ngài phán như_vậy , rồi tiếp rằng : La-xa-rơ , bạn ta , đương ngủ ; nhưng ta đi đánh_thức người .
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››To je povedal, in potem reče: Lazar, prijatelj naš, je zaspal; pa grem, da ga prebudim.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››To povedal a potom im riekol: Lazar, náš priateľ, usnul; ale idem, aby som ho zobudil zo sna.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››To pověděl, a potom dí jim: Lazar, přítel náš, spí, ale jduť, abych jej ze sna probudil.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››To powiedziawszy, potem rzekł do nich: Łazarz, przyjaciel nasz, śpi; ale idę, abym go ze snu obudził.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Ταυτα ειπε, και μετα τουτο λεγει προς αυτους Λαζαρος ο φιλος ημων εκοιμηθη αλλα υπαγω δια να εξυπνησω αυτον.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››А Витания беше близо до Ерусалим, колкото петнадесет стадии;
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Се промовив, і після того рече їм: Лазар, друг наш, заснув; та я пійду, щоб розбудити його.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Сказав это, говорит им потом: Лазарь, друг наш, уснул; но Я иду разбудить его.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››כזאת דבר ואחרי כן אמר אליהם לעזר ידידנו ישן הוא ואנכי הלך למען אעירנו׃
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››قال هذا وبعد ذلك قال لهم. لعازر حبيبنا قد نام. لكني اذهب لأوقظه.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››耶 穌 說 了 這 話 、 隨 後 對 他 們 說 、 我 們 的 朋 友 拉 撒 路 睡 了 、 我 去 叫 醒 他
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››耶穌說 了 這話 、 隨後對 他 們說 、 我們 的 朋友 拉撒路 睡了 、 我 去 叫醒 他
Bütün bunlar kuşku uyandırıyor.Kaikkea tätä on hieman vaikea sulattaa.
Bütün bunlar kuşku uyandırıyor.Todo esto es difícil de creer.
Bütün bunlar kuşku uyandırıyor.Tudo isto custa a engolir.
Bütün bunlar kuşku uyandırıyor.Tutto questo è difficile da mandare giù.
Bütün bunlar kuşku uyandırıyor.Всё это как-то трудно переварить.
Bütün bu şeyler internette büyük yankı uyandırdı.Al deze dingen zorgden voor grote verontwaardiging op het internet.
Bütün bu şeyler internette büyük yankı uyandırdı.All diese Dinge haben einen großen Aufschrei im Internet verursacht.
Bütün bu şeyler internette büyük yankı uyandırdı.Donc, toutes ces choses ont suscité un tollé sur Internet.
Bütün bu şeyler internette büyük yankı uyandırdı.Jadi semua hal ini telah menimbulkan kemarahan yang besar di Internet.
Bütün bu şeyler internette büyük yankı uyandırdı.그래서 이 모든 것들이 인터넷에서 아주 큰 불만을 일으켰습니다
Bütün bu şeyler internette büyük yankı uyandırdı.Nämä kaikki asiat ovat nostattaneet valtavan protestin Internetissä.
Bütün bu şeyler internette büyük yankı uyandırdı.Quindi tutte queste cose hanno fatto emergere una pesante protesta su internet.
Bütün bu şeyler internette büyük yankı uyandırdı.Så alle disse ting har vakt stor opstandelse fra Internettet.
Bütün bu şeyler internette büyük yankı uyandırdı.Tất cả những việc này đã gây ra sự phản đối kịch liệt trên Internet.

İlgili Sayfalar