uyandır ile cümle

uyandır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bizde ANWR kadar büyük bir yankı uyandırmadı, ama uyandırmalıydı.気持ちは ここにはあてはまりませんでした しかし ここは鳥の保護区なのです
Bırak uyusunlar, uyandırma!No las despiertes. Déjalas dormir.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Egy ilyen rendkívüli és titokzatos szörnyeteg riasztotta minden kíváncsiságomat.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Eine solche folgenschwere und geheimnisvolle Ungeheuer geweckt alle meine Neugier.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.En sådan ildevarslende og mystisk monster vækkede hele min nysgerrighed.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.En sådan olycksbådande och mystiskt monster väckte hela min nyfikenhet.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.이러한 놀랄만한 신비 괴물은 나의 호기심을 들었습니다.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Một con quái vật lạ lùng và huyền bí khuấy động tất cả sự tò mò của tôi.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.O astfel de monstru plin de sine si misterios trezi curiozitatea mea toate.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Seperti rakasa menakjubkan dan misterius membangkitkan semua rasa ingin tahuku.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Takéto okázalá a tajomné monštrum prebudila mojej zvedavosti.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Taki złowrogi i tajemniczy potwór obudził wszystkich moją ciekawość.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Takové okázalá a tajemné monstrum probudila mé zvědavosti.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Takšna Nenavaden in skrivnosten pošast prebudil vsa moja radovednost.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Tällainen pahaenteinen ja salaperäinen hirviö nostattanut kaikki uteliaisuuteni.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Um monstro portentosa e misterioso despertou toda a curiosidade minha.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Un monstruo prodigioso y misterioso despertó toda mi curiosidad.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Un simile mostro portentoso e misterioso suscitato tutta la mia curiosità.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Un tel monstre prodigieux et mystérieux réveillé toute ma curiosité.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Zo'n een onheilspellende en mysterieuze monster wekte mijn nieuwsgierigheid.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Μια τέτοια δυσοίωνη και μυστηριώδες τέρας ξεσήκωσε όλους την περιέργειά μου.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Такава злокобен и мистериозен чудовище събуди любопитството ми.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Таке знаменна і таємниче чудовисько викликала цікавість всі мої.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.Такое знаменательное и таинственное чудовище вызвала любопытство все мои.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.כזו מפלצת פלאי ומסתורי עוררה כל סקרנותי.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.موقظ مثل وحش منذر وغامضة كل ما عندي من الفضول.
Böyle bir korkunç ve gizemli bir canavar tüm merakımı uyandırdı.彼は彼の島の大部分をロールバックし、野生、遠く海、配信不能、
Bu, bende eğitimci olarak evreni insanlara tanıtma isteği uyandırıyor.Perchè quello che mi dice come educatore è fatemi offrire universo alla gente
Bu, bende eğitimci olarak evreni insanlara tanıtma isteği uyandırıyor.Това ми казва на мен, като учител, че трябва да покажа Вселената на хората.
Bu bir soru uyandırıyor.E le domande aumentano.
Bu bir soru uyandırıyor. Estetik duygu düşük formlarda da var mı... Estetik olmasının sebebi ne...Es folgt die Frage, ob niedere Lebensformen auch eine Empfindlichkeit für Schönheit besitzen?
Bu bir soru uyandırıyor. Estetik duygu düşük formlarda da var mı... Estetik olmasının sebebi ne...זה מעלה עוד שאלה: האם החוש האסתטי קיים גם בצורות הנחותות ש... מדוע זה אסתטי....
Bu bir soru uyandırıyor. Estetik duygu düşük formlarda da var mı...Lo que suscita preguntas como: ¿este sentido de la estética también existe para formas más simples?...
Bu bir soru uyandırıyor.Znamená to, že hmyz vidí barvy.
Bu bir soru uyandırıyor.Значи насекомите виждат цветовете.
Bu böcekler renkleri görebilir demek. Bu bir soru uyandırıyor.Înseamnă că insectele văd culoarea.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Ale cieľom prikázania je láska z čistého srdca a dobrého svedomia a z nepokryteckej viery,
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.A parancsolatnak vége pedig a tiszta szívbõl, jó lelkiismeretbõl és igaz hitbõl való szeretet:
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Ješto konec přikázání jest láska z srdce čistého a z svědomí dobrého a z víry neošemetné.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.경계의 목적은 청결한 마음과 선한 양심과 거짓이 없는 믿음으로 나는 사랑이거늘
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Le but du commandement, c`est une charité venant d`un coeur pur, d`une bonne conscience, et d`une foi sincère.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Lecz koniec przykazania jest miłość z czystego serca i z sumienia dobrego, i z wiary nieobłudnej.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Men budets endemål er kjærlighet av et rent hjerte og en god samvittighet og en uskrømtet tro.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Men Påbudets Endemål er Kærlighed af et rent Hjerte og af en god Samvittighed og af en uskrømtet Tro,
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Mục đích của sự răn bảo, ấy là sự yêu thương, bởi lòng tinh sạch, lương tâm tốt và đức tin thật mà sanh ra.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Namen zapovedi pa je ljubezen iz čistega srca in dobre vesti in nehinavske vere,
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Och förmaningens ändamål är kärlek av ett rent hjärta och av ett gott samvete och av en oskrymtad tro.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.το δε τελος της παραγγελιας ειναι αγαπη εκ καθαρας καρδιας και συνειδησεως αγαθης και πιστεως ανυποκριτου,
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.и благодатта на нашия Господ се преумножи към мене с вяра и любов в Христа Исуса.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Конець же завітування єсть любов з щирого серця та совісти благої і віри не лицемірної,
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Цель же увещания есть любовь от чистого сердца и доброй совести и нелицемерной веры,
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.כי תכלית המצוה היא האהבה בלב טהור וברוח טובה ובאמונה לא צבועה׃
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.واما غاية الوصية فهي المحبة من قلب طاهر وضمير صالح وايمان بلا رياء.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.但 命 令 的 總 歸 就 是 愛 . 這 愛 是 從 清 潔 的 心 、 和 無 虧 的 良 心 、 無 偽 的 信 心 、 生 出 來 的
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.但 命令 的 總歸 就 是 愛.這愛 是 從清潔 的 心 、 和 無虧 的 良心 、 無偽 的 信心 、 生出 來的
Bu, çok da saygı uyandırıcı değildi.Ale nie w tym rzecz.
Bu, çok da saygı uyandırıcı değildi.Điều đó không thuyết phục chút nào.
Bu, çok da saygı uyandırıcı değildi.Esto no es muy convincente que digamos.
Bu, çok da saygı uyandırıcı değildi.Il est pour ainsi dire pas convaincant.
Bu, çok da saygı uyandırıcı değildi.이런 방식은 통하지 않을 것 같았습니다.

İlgili Sayfalar