O uyandığında seni Tom'la orada istiyorum.I want you there with Tom when he wakes up.
Seni uyandırmam zor olacak.It'll be hard for me to wake you up.
Çok yüksek sesle konuşma. Onu uyandıracaksın.Don't speak too loud. You'll wake her up.
Onun zamanında uyanma sorunu var.He has trouble waking up on time.
Tom uyanık.Tom's awake.
Uyanık kal.Stay awake.
Uyanık görün.Look alert.
Uyanık olun.Be vigilant.
Onlar bütün gece uyanık kaldılar.They stayed awake all night.
O beni gece uyanık tutar.It keeps me up at night.
Gece seni ne uyanık tutar?What keeps you up at night?
İlk başta az dikkat ettim ama yavaş yavaş ilgim uyandı.At first I paid little attention, but slowly my interest awoke.
Ben uyandığımda o gitmişti.When I woke up, she was gone.
Uyandığımda o gitmişti.When I woke up, he was gone.
Uyanman gerekiyor.You need to wake up.
Tom uyanık kaldı.Tom stayed awake.
Tom uyanıktı.Tom was alerted.
Tom uyandı.Tom woke up.
Şimdi Tom'u uyandır.Wake Tom now.
Tamamen uyanığız.We're wide awake.
Onlar uyanıklar.They're awake.
Tom uyanık mı?Is Tom awake?
Şimdi uyanığım.I'm awake now.
Kim uyanık bak.Look who's awake.
Çocukları uyandır.Wake the kids.
Beni uyandırdın.You woke me.
Uyan. Yarı uykulusun.Wake up. You're half asleep.
Gördüğü her şey onun merakını uyandırıyor.Everything he sees arouses his curiosity.
Güneş doğarken uyandım.I woke up at sunrise.
Beni saat sekizde uyandır.Wake me up at eight o'clock.
Uyanmak için zahmet etme.Don't bother getting up.
Uyanık kalmak zorundasın.You have to stay awake.
Onu uyandırmanı istemiyorum.I don't want you to wake him up.
Onu uyandırmanızı istemiyorum.I don't want you to wake him up.
Onu uyandırmanı istemem.I don't want you to wake him up.
Onu uyandırmanızı istemem.I don't want you to wake him up.
Ben genellikle sadece yarı uyanığım.I'm often only half-awake.
Neden beni uyandırmadın?Why didn't you wake me?
Neden beni uyandırmadınız?Why didn't you wake me?
Amacım Tom'u uyandırmak değildi.I didn't mean to wake Tom up.
Uyanık olduğunu fark etmedim.I didn't realize you were awake.
Canım, saat 11.00'de iş için beni uyandırmayı unutma.Honey, don't forget to wake me up for work at 11 o'clock.
O öğleyin uyanır.He wakes up at noon.
O her sabah altıda uyanır.She wakes up at six every morning.
Sen hâlâ uyanık mısın?You're still awake?
Tom'u uyandıramadım.I couldn't get Tom to wake up.
Seni uyandıramadım.I couldn't wake you up.
Seni uyandırdım mı?Did I wake you up?
"Seni uyandırdım mı?" "Evet, uyandırdın!""Did I wake you up?" "Yes, you did!"
O uyumaya gitti ve hiç uyanmadı.She went to sleep and never woke up.
O asla uyanmadı.He never woke up.
O hiç uyanmadı.She never woke up.
Başka birinin uyanık olduğunu bilmiyordum.I didn't know anyone else was awake.
O, gecenin ortasında uyandı ve mutfaktan gelen garip bir ses duydu.She woke up in the middle of the night and heard a strange noise coming from the kitchen.
Neredeyse bütün gece uyanıktım.I've been awake nearly all the night.
Uyanmakta zorlanıyorum.I've been having trouble waking up.
Gecenin büyük kısmı uyanıktım.I've been up most of the night.
Tom'u yakında uyandırmalıyım.I have to wake Tom up soon.
Ben uyandırılmayı umursamıyorum.I don't mind being woken up.
Umarım seni uyandırmadım.I hope I didn't wake you.