usul usul ile cümle
usul usul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Komisyon (veya diğer AB kurumu) ile iki taraı tartışma usulüKuulemismenettely komission (tai muun EU:n toimielimen) kanssa
Komisyon (veya diğer AB kurumu) ile iki taraı tartışma usulüPostopek dvostranske razpraves Komisijo (ali drugo institucijo EU)
Komisyon (veya diğer AB kurumu) ile iki taraı tartışma usulüPostup dvojstrannej diskusie s Komisiou(alebo inou inštitúciou EÚ)
Komisyon (veya diğer AB kurumu) ile iki taraı tartışma usulüProcedimento contraditóriocom a Comissão (ou outra instituição da UE)
Komisyon (veya diğer AB kurumu) ile iki taraı tartışma usulüProcedura de discu゙ii bilaterale cu Comisia (sau altュ institu゙ie UE)
Komisyon (veya diğer AB kurumu) ile iki taraı tartışma usulüProcedura di discussione bilaterale con la Commissione (o altra istituzione UE)
Komisyon (veya diğer AB kurumu) ile iki taraı tartışma usulüProcedura rozmów bilateralnychz Komisją (lub inną instytucjąą UE)
Komisyon (veya diğer AB kurumu) ile iki taraı tartışma usulüProcédure contradictoire avec la Commission (ou une autre institution de l'UE)
Komisyon (veya diğer AB kurumu) ile iki taraı tartışma usulüVaststelling van een ontwerpverslag ('preliminaire opmerkingen') door de Rekenkamer
Komisyon (veya diğer AB kurumu) ile iki taraı tartışma usulüΈγκριση Συνέδρι.
Komite, Bakanlar Konseyi’nin Usul Kurallarında belirtilen durumlarda, usule ait kararlar kabul edebilir.Il statue à la majorité simple après consultation de la Commission.
Komite, Bakanlar Konseyi’nin Usul Kurallarında belirtilen durumlarda, usule ait kararlar kabul edebilir.Kommissionen har adgang til alle møder i Europa-Parlamentet og til på begæring at tage ordet.
Komite, Bakanlar Konseyi’nin Usul Kurallarında belirtilen durumlarda, usule ait kararlar kabul edebilir.Sodišče odloči v enem mesecu od datuma take ugotovitve.
Komite, Bakanlar Konseyi’nin Usul Kurallarında belirtilen durumlarda, usule ait kararlar kabul edebilir.Tento řád podléhá souhlasu Rady ministrů.
Komite, Bakanlar Konseyi’nin Usul Kurallarında belirtilen durumlarda, usule ait kararlar kabul edebilir.Uncommissario europeo o commissario rassegna le dimissioni se il presidente glielo chiede.
Komite, Bakanlar Konseyi’nin Usul Kurallarında belirtilen durumlarda, usule ait kararlar kabul edebilir.Výbormôže prijímaťprocedurálne rozhodnutia vprípadoch ustanovených vrokovacom poriadku Rady ministrov.
Komite, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.Dieses Verfahren lässt den Artikel III-266 unberührt.
Komite, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.El Estatuto del Tribunal de Justicia se fijará en un protocolo.
Komite, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.El îşi stabileşte regulamentul de procedură.
Komite, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.Il établit son règlement intérieur.
Komite, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.Komisija se z vsako zadevno državo članico sporazumeva prek organa, ki ga določi tadržava.
Komite, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.O Comité estabelece o seu regulamento interno.
Komite, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.Stabilisce il proprio regolamento interno.
Komite, kendi Usul Kurallarınıkabul eder.Víceletýfinanční rámec se vsouladu sčlánkem I-54 stanoví nejméněna dobupěti let.
Kurul toplantýlarý ve çalýþma usulleri kurumun tüzüðünde belirlenmiþtir.Le directeur d’une unité structurelle de base préside l’organe de cette unité.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.메리가 볼 수있는 방을 가로질러 부드럽게 후에 느끼게. 밝은 눈이 약간 회색에 속한
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Maria insinuato dolcemente attraverso la stanza a guardare.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Maria kröp sakta över rummet ska se ut.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Maria merayap pelan melintasi ruangan untuk melihat.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Maria rastejou suavemente outro lado da sala para olhar.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.María se deslizó suavemente por la habitación a buscar.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Maria strecurat încet în întreaga cameră să se uite.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Mary glissé doucement à travers la salle à regarder.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Mary hiipi hiljaa huoneen poikki katsomaan.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Mary krøb stille ende af lokalet skal se ud.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Mary kúszott lágyan át a szobán, hogy megnézze.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Mary nhẹ nhàng len lỏi qua phòng để xem xét.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Mary priplazila tiho po sobi iskati.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Mary sa plížil ticho cez celú miestnosť vyzerať.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Mary schlich leise durch den Raum zu schauen.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Mary se plížil tiše přes celou místnost vypadat.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Mary sloop zachtjes door de kamer om te kijken.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Mary wkradł się cicho przez pokój, żeby wyjrzeć.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Mary παρεισέφρησε απαλά σε όλη την αίθουσα για να δούμε.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Мери тихо промъкна през стаята, за да търсите.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Мері тихенько прокрався через кімнату, щоб дивитися.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Мэри тихонько прокрался через комнату, чтобы смотреть.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.מרי התגנב בשקט בצד השני של החדר להסתכל. עיניים בהירות שייך אפור קצת
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.تسللت بهدوء ماري عبر الغرفة للبحث. ينتمي مشرق العينين إلى اللون الرمادي قليلا
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.マウス、およびマウスがクッションに穴を食べ、快適な巣を作った
Michael Sandel: Yani piyango usulüyle ya da koşup odaya ilk giren kimse ona...Como na lotaria.
Michael Sandel: Yani piyango usulüyle ya da koşup odaya ilk giren kimse ona...마이클 샌델 : 무작위라! 복권 추첨으로 하시겠다는 거군요.
Michael Sandel: Yani piyango usulüyle ya da koşup odaya ilk giren kimse ona...Michael Sandel: al azar.
Michael Sandel: Yani piyango usulüyle ya da koşup odaya ilk giren kimse ona...Значит, либо разыгрываем лотерею, либо даём первому, кто прибежит за ней.
Michael Sandel: Yani piyango usulüyle ya da koşup odaya ilk giren kimse ona...מייקל סאנדל: רנדומלי. אתה היית עושה את זה על פי הגרלה.
Michael Sandel: Yani piyango usulüyle ya da koşup odaya ilk giren kimse ona...مايكل ساندل: بعشوائية. ستفعلونها بالقرعة.
Michael Sandel: Yani piyango usulüyle ya da koşup odaya ilk giren kimse ona...または 最初にホールに飛び込んだ人がもらうとか
New Bedford usulüne uygun geldi.정식 뉴 베드 포드에 도착했다.
New Bedford usulüne uygun geldi.הגיע כדין בניו בדפורד.
New Bedford usulüne uygun geldi.ووصل على النحو الواجب في نيوبيدفورد.