Ana içeriğe geç
Sözlük

us ile cümle

us kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sami'nin kotunun üstünde Leyla'nın kanı vardı.Sami's jeans had Layla's blood on them.
Ay üssünden yanıt gelmedi.There's no response from the moon base.
Sami öfkesinin üstesinden gelmek istedi.Sami wanted to handle his anger.
Sami bir üstsüz barda çalıştı.Sami worked at a topless bar.
Sami kafasının üstüne bir çanta koydu.Sami put a bag over his head.
Tom oradaki masanın üstünde senin için bazı kitaplar bıraktı.Tom left some books for you on that table over there.
Toys ‘R’ Us iş hayatındaki yetmiş yılın ardından kapılarını kapatacak.Toys ‘R’ Us will be closing its doors after seventy years in business.
Tom'un yazı üslubunu beğeniyorum.I like Tom's writing style.
Dizinin üstüne oturabilir miyim?Can I sit on your knee?
Senin dizinin üstüne oturabilir miyim?May I sit on your knee?
Tom'un anahtarları hala masanın üstünde.Tom's keys are still on the table.
Usturam nerede?Where's my razor?
Tom elini Mary'nin üstüne koydu.Tom put his hand on top of Mary's.
Sami bir illüzyon ustasıdır.Sami is a master illusionist.
Tom arabanın üstüne branda çekti.Tom covered the car with a tarp.
Artık üşümüyorum.I'm not cold anymore.
En üst çekmeceyi açtım.I opened the top drawer.
Üşütmekten korkuyordum.I was afraid of catching a cold.
Lütfen adınızı sayfanın en üstüne yazınız.Please write your name at the top of the page.
Tom’dan bıktım ve usandım.I'm sick and tired of Tom.
Tom, pizzaları masanın üstüne koydu.Tom set the pizzas down on the table.
Tom üşüyor, değil mi?Tom is cold, isn't he?
30 yaşın üstündesin, değil mi?You're over thirty, aren't you?
Evdeki masanın üstünde ne var?What's on your desk at home?
Tom bir duvar ustası, değil mi?Tom is a bricklayer, isn't he?
Geçen hafta üşüttün mü?Did you have a cold last week?
Tom ve Mary üşütmüş.Tom and Mary are cold.
Tom ve Mary üşümüyor.Tom and Mary aren't cold.
Tom ve Mary üst katta.Tom and Mary are upstairs.
Tom ve Mary üst katta çalışıyorlar.Tom and Mary are working upstairs.
Tom üst katta uyuyor, değil mi?Tom is asleep upstairs, isn't he?
Tom'un yeni arabası kedileri üstüne çekiyor.Tom's new car is a pussy magnet.
Tom Tatoeba Projesine on binin üstünde bir tutarda bağış yaptı.Tom is a five-figure donor to the Tatoeba Project.
Tom Boston'daki deprem mağdurlarına yüz binin üstünde bir tutarda bağış yaptı.Tom made a six-figure donation to help the earthquake victims in Boston.
Üst çekmecede bir kutu kibrit olması lazım.There should be a box of matches in the top drawer.
Üşüdüyseniz, ısıtıcıyı açabilirsiniz.If you're cold, you can turn on the heater.
Üşüyorsanız, ısıtıcıyı açabilirsiniz.If you're cold, it's OK to turn on the heater.
Üstüme daha rahat bir şeyler giyeyim.Let me change into something more comfortable.
Kulaklarım üşüyor.My ears are cold.
İyilik en sonunda kötülüğe karşı üstün gelecek.Good will ultimately triumph over evil.
İçtiğim kahvenin üstünde fındık kreması vardı.The coffee I drank had hazelnut cream on top.
Şimdi mutfak tezgahının üstündeki kahve lekesini sildim.I've just wiped the coffee spill off the kitchen counter.
Sokakta yaşarken sık sık şu bankın üstünde uyurdum.I often slept on that bench when I was homeless.
Tom pilav üstü kuruya bayılır.Tom loves beans and rice.
Sami beni usandırıyor.Sami pisses me off.
Sami ve Leyla İslamî usullere göre evlenmişlerdi.Sami and Layla were islamically married.
Sami ve Leyla zaten İslamî usullerle evlenmişti.Sami and Layla were islamically married already.
Paranın usta olduğu yerde insanlar aptaldır!Where money is master, people are stupid!
Ben olsam görücü usulü evlenmezdim.I wouldn't have an arranged marriage.
Tom'un çok kendine has bir konuşma üslubu var.Tom has a very distinct idiolect.
Babası ölünce ailesinin geçimini Tom üstlendi.Tom became the breadwinner of the family when his father died.
Tom şemsiyesinin üstüne varamadı.Tom wasn't able to find his umbrella.
Tom soyunma odasında üstünü değiştiriyor.Tom is changing in the locker room.
Tom bir bankın üstünde uyudu.Tom slept on a park bench.
Güneş gözlüğümün üstüne varamıyorum.I can't find my sunglasses.
Tom usulca geyiğe yaklaştı.Tom stalked the deer.
Üstüm başım böyleyken dışarı çıkamam.I can't go out dressed like this.
Tom'un bugün aksiliği üstünde.Tom is grumpy today.
Masanın üstünde yarısı yenmiş bir pizza vardı.There was a half-eaten pizza on the table.
Üstünü değiştirsen iyi olur.You'd better change your clothes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
us ile cümle - Sayfa 32 - us kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App