Ana içeriğe geç
Sözlük

unun ile cümle

unun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak bağlı araba network'ünün potansiyeli neredeyse sınırsız.Maar de potentie van een gekoppeld autonetwerk is bijna eindeloos.
Ancak bağlı araba network'ünün potansiyeli neredeyse sınırsız.Ma il potenziale dell'interconnessione tra auto è quasi illimitato.
Ancak bağlı araba network'ünün potansiyeli neredeyse sınırsız.Mais le potentiel d'un réseau de voitures connectées est presque sans limite.
Ancak bağlı araba network'ünün potansiyeli neredeyse sınırsız.Mas o potencial de uma rede de carros interligados é quase ilimitado.
Ancak bağlı araba network'ünün potansiyeli neredeyse sınırsız.Nhưng tiềm năng của mạng lưới ô tô được kết nối là vô hạn.
Ancak bağlı araba network'ünün potansiyeli neredeyse sınırsız.Niemniej jednak potencjał takiej sieci w pojazdach jest niemal nieograniczony.
Ancak bağlı araba network'ünün potansiyeli neredeyse sınırsız.Pero el potencial de una red de autos interconectados es casi ilimitado.
Ancak bağlı araba network'ünün potansiyeli neredeyse sınırsız.Potenţialul reţelei de conectare a maşinilor e aproape nelimitat.
Ancak bağlı araba network'ünün potansiyeli neredeyse sınırsız.Αλλά οι δυνατότητες ενός ενοποιημένου δικτύου αυτοκινήτων είναι σχεδόν απεριόριστες.
Ancak bağlı araba network'ünün potansiyeli neredeyse sınırsız.Но потенциал интегрированной автомобильной сети почти безграничен.
Ancak bağlı araba network'ünün potansiyeli neredeyse sınırsız.Но потенциалът на свързаната автомобилна мрежа е почти безграничен.
Ancak bağlı araba network'ünün potansiyeli neredeyse sınırsız.אך הפוטנציאל של רשת מחוברת של מכוניות היא כמעט ללא גבולות.
Ancak bağlı araba network'ünün potansiyeli neredeyse sınırsız.لكن ما يمكن عمله عبر شبكة السيارات المترابطة لا حدود له
Ancak bağlı araba network'ünün potansiyeli neredeyse sınırsız.無限大と言えます 考えてみてください
Anlayacağınız, Dünya'nın kütlesel olarak yüzde 8.3'ünün aluminyum olmasına rağmen, saf metal olarak çıkmıyor.지구 중량의 8.3%가 알루미늄이지만 순수한 알루미늄으로 존재하지 않고 산소와 규산과 같이
Anlayacağınız, Dünya'nın kütlesel olarak yüzde 8.3'ünün aluminyum olmasına rağmen, saf metal olarak çıkmıyor.Deşi aluminiul este 8.3 % din masa planetei, el nu se regăseşte ca şi metal pur.
Anlayacağınız, Dünya'nın kütlesel olarak yüzde 8.3'ünün aluminyum olmasına rağmen, saf metal olarak çıkmıyor.Embora o alumínio corresponda a 8,3% da massa terrestre, não se apresenta como um metal puro.
Anlayacağınız, Dünya'nın kütlesel olarak yüzde 8.3'ünün aluminyum olmasına rağmen, saf metal olarak çıkmıyor.I přesto, že hliník tvoří 8,3 procent zemské hmoty, nevyskytuje se jako ryzí kov.
Anlayacağınız, Dünya'nın kütlesel olarak yüzde 8.3'ünün aluminyum olmasına rağmen, saf metal olarak çıkmıyor.Obwohl Aluminium 8,3 Prozent der Erdmasse einnimmt, kommt es nicht als reines Metall vor.
Anlayacağınız, Dünya'nın kütlesel olarak yüzde 8.3'ünün aluminyum olmasına rağmen, saf metal olarak çıkmıyor.Ook al bestaat 8,3 procent van de aarde uit aluminium, het komt niet voor als zuiver metaal.
Anlayacağınız, Dünya'nın kütlesel olarak yüzde 8.3'ünün aluminyum olmasına rağmen, saf metal olarak çıkmıyor.Pomimo, że aluminium stanowi 8.3% masy Ziemi, nie występuje jako czysty metal.
Anlayacağınız, Dünya'nın kütlesel olarak yüzde 8.3'ünün aluminyum olmasına rağmen, saf metal olarak çıkmıyor.Ser I, selv om aluminum er 8,3 procent af Jordens masse, så kommer det ikke som et rent metal.
Anlayacağınız, Dünya'nın kütlesel olarak yüzde 8.3'ünün aluminyum olmasına rağmen, saf metal olarak çıkmıyor.Takže, aj keď hliník tvorí 8,3% zemskej hmoty nevyskytuje sa ako čistý kov.
Anlayacağınız, Dünya'nın kütlesel olarak yüzde 8.3'ünün aluminyum olmasına rağmen, saf metal olarak çıkmıyor.Vedete, anche se l'alluminio è l'8,3% della massa della Terra, non nasce sotto forma di metallo puro.
Anlayacağınız, Dünya'nın kütlesel olarak yüzde 8.3'ünün aluminyum olmasına rağmen, saf metal olarak çıkmıyor.Ya ven, aunque el aluminio es el 8,3% de la masa de la Tierra, no viene como metal puro.
Anlayacağınız, Dünya'nın kütlesel olarak yüzde 8.3'ünün aluminyum olmasına rağmen, saf metal olarak çıkmıyor.Βλέπετε, αν και το αλουμίνιο αποτελεί το 8,3% της μάζας της Γης, δεν υπάρχει ως καθαρό μέταλλο.
Anlayacağınız, Dünya'nın kütlesel olarak yüzde 8.3'ünün aluminyum olmasına rağmen, saf metal olarak çıkmıyor.Виждате ли, въпреки че алуминия е 8,3% от масата на Земята, той не идва като чист метал.
Anlayacağınız, Dünya'nın kütlesel olarak yüzde 8.3'ünün aluminyum olmasına rağmen, saf metal olarak çıkmıyor.אפילו שהאלומיניום הוא 8.3 אחוזים ממסת כדור הארץ הוא לא מופיע כמתכת טהורה.
Anlayacağınız, Dünya'nın kütlesel olarak yüzde 8.3'ünün aluminyum olmasına rağmen, saf metal olarak çıkmıyor.مع أن الالمنيوم كما تعلمون يستحل نسبة 8.3 بالمئة من كتلة الأرض، فهو لا يخرج كمعدن خام.
Anlayacağınız, Dünya'nın kütlesel olarak yüzde 8.3'ünün aluminyum olmasına rağmen, saf metal olarak çıkmıyor.地球全体の8.3パーセントを 占めているにも関わらず 純粋な金属としては存在していません アルミニウムはケイ素と酸素に 結合してしまっています
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.In effetti, fu con Campbell's Soup che Howard si fece una reputazione.
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.Tény, hogy a Campbell's Soup hozta meg Howard számára a szakmai hírnevet.
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.V bistvu, pri Campbell's Soup si je Howard ustvaril svoj sloves.
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.Ve skutečnosti, právě u Campbell Soup si Howard vydobyl svou reputaci.
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.Vì thực tế, chính hãng súp Campbell's là nơi Howard tạo nên danh tiếng của mình.
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.Στην ουσία, η Σούπα Κάμπελς δημιούργησε τη φήμη του Χάουαρντ.
Aslında Cambell Çorba Howard'ın ününü kazandığı yerdi.Потому что работа для "Кэмпбелл суп" создала Говарду репутацию.
Avrupalı gençlerin ortalama % 1,3’ünün bir önceki yılda amfetamin kullandığı tahmin edilmektedir.I genomsnitt har 1,3 procent av unga européer använt amfetaminer under det senaste året.
Avrupalı gençlerin ortalama % 1,3’ünün bir önceki yılda amfetamin kullandığı tahmin edilmektedir.Naar schatting heeft gemiddeld 1,3% van de jonge Europeanen in de laatste twaalf maanden amfetaminen gebruikt.
Avrupalı gençlerin ortalama % 1,3’ünün bir önceki yılda amfetamin kullandığı tahmin edilmektedir.Na Łotwie i Malcie większość tabletek nie zawierała żadnych substancji podlegających kontroli.
Avrupalı gençlerin ortalama % 1,3’ünün bir önceki yılda amfetamin kullandığı tahmin edilmektedir.Για τη Νορβηγία και το Βέλγιο δεν υ p i ή ρ χ αν δ ια θ έ σι 1 α στοιχεία σχετικά 1 ετη θ ε ρα p i ε ία .
Avrupalı gençlerin ortalama % 1,3’ünün bir önceki yılda amfetamin kullandığı tahmin edilmektedir.По приблизителни оценки средно 1,3% от младите европейци са употребявали амфетамини през последната година.
Bir docker daemon'unun üzerindeki servisleri yönet.Gérer les services sur un démon Docker.
Bir docker daemon'unun üzerindeki servisleri yönet.Verwalte Docker Services.
Bir docker daeomon'unun üzerindeki servisleri listeleListe alle Services auf
Bir docker daeomon'unun üzerindeki servisleri listeleLister les services sur un démon Docker
Biz Pasifik Okyanus'unun bazı kısımlarında da etiketleme yaptık.우리는 태평양 일부 지역에도 태그를 붙였습니다
Biz Pasifik Okyanus'unun bazı kısımlarında da etiketleme yaptık. Sonra da Pasifik'in başka kısımlarına gidipDunque abbiamo marchiato anche una zona del Pacifico, siamo andati in un'altra zona del Pacifico
Biz Pasifik Okyanus'unun bazı kısımlarında da etiketleme yaptık.אז תייגנו גם חלק אחד מהאוקיינוס השקט;
Biz Pasifik Okyanus'unun bazı kısımlarında da etiketleme yaptık.حتى لقد الموسومة نحن أيضا جزء واحد من المحيط الهادئ ،
Biz Pasifik Okyanus'unun bazı kısımlarında da etiketleme yaptık.あちら側でも観測をしました
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar!Ces idiots ne savent même pas que la farine c'est de l'or.
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar!Ci idioci nawet tego nie wiedzą nie wiedzą, że mąką jest złotem.
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar!Dem här idioterna vet inte ens att mjöl är guld.
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar!Ezek az idióták nem tudják, hogy a liszt aranyat ér.
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar!Nämä idiootit eivät edes tiedä, että jauho on kultaa.
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar! Ölmek mi istiyorlar!Acesti idioti nici nu stiu ca faina este aur.Ce vreti sa muriti!?
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar! Ölmek mi istiyorlar!Die idiooten weten niet eens dat bloem goud is.
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar! Ölmek mi istiyorlar!Diese Idioten wissen nicht einmal, dass Mehl Gold ist!
Bu aptallar unun altın olduğunu bile bilmiyorlar! Ölmek mi istiyorlar!이것들이 밀가루가 금가루인줄도 모르고 죽을라고
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod