ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.les États-Unis ont dominé le monde.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.los Estados Unidos han sido la facción dominante de nuestro mundo.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Tot nu toe waren de VS het meest kenmerkend voor onze wereld.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.USA stanowiły na świecie element dominujący.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.САЩ са доминиращият фактор в нашия свят.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Соединенные Штаты являются ключевой фигурой в нем.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.ארה"ב היתה הכח הדומיננטי בעולמנו.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.الولايات المتحدة الأمريكية كانت السمة الغالبة على عالمنا.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.これからも 最も力のある国であり続けるでしょうが
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln besefte dat er nog iets anders nodig was.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln erkannte eine weitere Zutat.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln indså at der var en anden ingrediens.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln ismerte fel, hogy van még egy fontos összetevő.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln nhận ra có một công thức khác
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln se percató de que había otro ingrediente.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln s'était rendu compte qu'il y avait un autre ingrédient.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln și-a dat seama că mai trebuie un ingredient.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln si era reso conto che c'era un altro ingrediente.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln si uvedomil, že je ešte jedna prísada.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln si uvědomil, že s tím souvisí ještě něco.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln wiedział, że istniała jeszcze jedna inna kwestia.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti."de todos os nossos meios de produção técnica." Abraham Lincoln compreendeu que havia um outro ingrediente.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.아브라함 링컨은 또 다른 요소가 있다는 것을 깨달았죠.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti. Şöyle söyledi:Ейбрахам Линкълн разбрал, че има още една съставка.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Ο Αβραάμ Λίνκολν συνειδητοποίησε ότι υπήρχε ένα ακόμη συστατικό.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Авраам Линкольн понял, что оставалось добавить ещё один ингредиент.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.אברהם לינקולן הבין שהיה מרכיב אחד נוסף.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.أبراهام لينكولن أدرك أنّ هناك عنصرا آخر.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.「私は人というものを固く信じています
Afrika'nın bu en büyük ülkesinin işleyişine dair iç karartıcı tabloyu tamamlayan unsurlar.Des problèmes de frontières non résolus, des querelles sur les revenus du pétrole,
Afrika'nın bu en büyük ülkesinin işleyişine dair iç karartıcı tabloyu tamamlayan unsurlar.아프리카에서 가장 큰 국가인 수단의 현재 상태를 아주 우울한 모습으로 만들어냅니다.
Afrika'nın bu en büyük ülkesinin işleyişine dair iç karartıcı tabloyu tamamlayan unsurlar.מציירים כולם תמונה מדכאת מאד של מצב העניינים בארץ הגדולה ביותר באפריקה.
Afrika'nın bu en büyük ülkesinin işleyişine dair iç karartıcı tabloyu tamamlayan unsurlar.أكمل المنظور المأساوي العام لكل شئون الدولة في أكبر دولة في افريقيا
Afrika'nın bu en büyük ülkesinin işleyişine dair iç karartıcı tabloyu tamamlayan unsurlar.意気消沈するような問題が 勢ぞろいしています 最後の例はコソボです
Ağızdan ağıza yayılma da dengeleyici bir unsurdur.입소문을 내주고 있나요? 이런 식으로 균형을 맞춰야 하는 겁니다
Ağızdan ağıza yayılma da dengeleyici bir unsurdur.الذين يسوقون لك تسويقًا شفهيًا؟ هذه هي لعبة موازنة
Ağızdan ağıza yayılma da dengeleyici bir unsurdur.そしてスタートアップにとって
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.1990年からその後20年間のことです こちらを見て下さい
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.A ambiguidade moral torna-se uma ideia dominante na televisão desde 1990 e durante os 20 anos seguintes.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.Ambiguitas moral menjadi steno yang dominan di televisi dari tahun 1990 sampai 20 tahun kemudian.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.Ambiguitatea morală devine tiparul dominant în televiziune, din 1990, pentru următorii 20 de ani.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.Die moralische Ambiguität wird im Fernsehen ab 1990 für die folgenden 20 Jahre immer dominanter.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.Moralna dwuznaczność staje się myślą przewodnią w telewizji - od 1990 przez następne 20 lat.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.Morele ambiguïteit wordt vanaf 1990 20 jaar lang, de dominante 'meme' op televisie.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.도덕적 모호성은 TV의 지배적인 밈(meme)이 됩니다. 1990년부터 그 후 20년간 말이지요.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.Η αμφιλεγόμενη ηθική κυριαρχεί στην τηλεόραση από το 1990 και για τα επόμενα 20 χρόνια.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.Моральна невизначеність стає стереотипом на телебаченні з 1990 і наступпні 20 років.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.עמימות מוסרית הופכת לתפיסה השלטת בטלוויזיה משנת 1990 למשך 20 השנים הבאות.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.الغموض الأخلاقي يصبح المهيمن في التلفزيون من عام 1990 و على مدى السنوات ال 20 المقبلة.
Ahlaki çöküntünün temel unsurlarından birisi bu.To je jeden element morálního hazardu.
Ahlaki çöküntünün temel unsurlarından birisi bu.他のモラルハザードの要素は、 これは更に違いがある概念ですが、
Ajanda unsurlarını içeride ve sınır çizgisinde kategori rengi kullanarak çizdirA bejegyzések belseje és szegélye is a kategóriának megfelelő színű legyen
Ajanda unsurlarını içeride ve sınır çizgisinde kategori rengi kullanarak çizdirAffiche les éléments des agendas avec la couleur de leur catégorie pour l'intérieur et la bordure
Ajanda unsurlarını içeride ve sınır çizgisinde kategori rengi kullanarak çizdirDe agendaonderdelen en hun randen tekenen in de kleur van hun categorie
Ajanda unsurlarını içeride ve sınır çizgisinde kategori rengi kullanarak çizdirDesenha os itens da agenda com a cor da sua categoria por dentro e como contorno
Ajanda unsurlarını içeride ve sınır çizgisinde kategori rengi kullanarak çizdirDibujar elementos de la agenda usando el color de su categoría en el interior y en el borde
Ajanda unsurlarını içeride ve sınır çizgisinde kategori rengi kullanarak çizdirDisegna le voci dell' agenda interamente nel colore della loro categoria
Ajanda unsurlarını içeride ve sınır çizgisinde kategori rengi kullanarak çizdirPokazuj elementy planu zajęć używając koloru kategorii zarówno wewnątrz i w obwódce
Ajanda unsurlarını içeride ve sınır çizgisinde kategori rengi kullanarak çizdirPrikaži notranjost in obrobo postavk agende v barvah kategorije
Ajanda unsurlarını içeride ve sınır çizgisinde kategori rengi kullanarak çizdirRita agendaobjekt med kategorifärgen inuti och på kanten