Ana içeriğe geç
Sözlük

unsur ile cümle

unsur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu insanın tüm diğer canlı türlerinden ayırt edilmesini sağlayan unsurdur.Điều này ngăn cách con người khỏi tất cả các dạng sống khác.
Kahve, ve özellikle de espresso, İtalyan mutfağının önemli unsurlarından biridir.Cà phê, đặc biệt là espresso, đã trở thành một phần quan trọng trong ẩm thực Ý.
Başka bir ifadeyle: Dinamik, harekete sebep olan ve hareketi değiştiren unsurları inceler.II. bước 2: tìm hiểu nguyên nhân gây nên và thay đổi vận động.
Not: Acil durumlarda ilk yardım unsurlarını kullanınız ve en yakın sağlık ocağına başvurunuz.Trường hợp ngộ độc nặng, cần nhanh chóng đến cơ sở y tế gần nhất hoặc gọi cấp cứu khẩn cấp.
Ruach (ruah): Ruh ya da canın orta unsurudur.Ruach (רוח): linh khí phần trung đẳng, "tinh thần".
Luftwaffe esas unsurlarının harekâttaki görevi, Sovyet Hava Kuvvetleri'nin etkisiz hale getirilmesiydi.Nhiệm vụ đầu tiên của Luftwaffe là loại bỏ lực lượng không quân Bỉ.
Antik Roma yolları Roma İmparatorluğu'nun büyüyüp gelişmesinde zorunlu bir unsur olmuştu.Những con đường này đã là một phần quan trọng của sự phát triển của nhà nước La Mã.
Ayrıca keçi sürülerinin kılları günlük yaşamın çok önemli bir unsurudur.Sói cũng là một mắt xích lớn trong đời sống thảo nguyên.
Bu sistemler çok gizli bir güvenlik ve emniyet unsurları ile korunmaktadır.Cách thức này khá hiệu quả so với các vùng đất bảo vệ thiếu thực thi và bảo mật.
Uzak durulan bu unsurlarla vücut rahat olmayan bir duruma girer ama hala hayattadır.Các bác sĩ cho biết cô sẽ không sống sót trong tình trạng hôn mê nhưng cô ấy đã sống sót.
Sivil kadrolar, gulamlıktan gelen çoğu İranlı unsurlardı.Phần lớn nhân dân Ireland tỏ ra trung thành với ông.
Fotoğrafta en önemli unsur ışıktır.Là phần nổi bật nhất của phần mở màn.
Bizans ordularında da azımsanamayacak miktarda Türk unsurları bulunmaktaydı).富士浅間信仰とも)がある。
Buz tabalakarı coğrafi unsurlarla sınırlı değildir (dağlar vb. sınırlayıcı unsurların üstünde oluşurlar).嵐山 雪美(あらしやま ゆきみ) 声 - 松来未祐 歩鳥の母。
Modern Grönland müziği unsurlarıda jaz müzisyeni Kristian Blak tarafından kullanılmaktadır.現代グリーンランド音楽の要素は、ジャズ・ミュージシャンであるクリスティアン・ブラック Kristian Blak の音楽中にも使われている。
Yoksa günah da sevap da kâinatın negatif-pozitif dengesi içindeki adaletinin bir unsuru mu?”果たして、難波剛は無事に卒業することができるのか!? 難破 剛(なんば つよし) 本作の主人公。
Dördüncü unsur seçim sistemiyle ilgilidir.第四に調査適地の選定の問題がある。
Bir mekanı çevresinden ayırıp Bölge olarak tanımlayabilmek için iki unsur önemlidir.ある地域を周囲と区別するために設けた囲い。
Üretilen malzemenin kalitesini etkileyen çok önemli bir unsurdur.製品の品質に大きく影響する。
Smith'e göre fiyatlar denge unsurudur.これは矛盾であるため、λ は固有値でなければならない。
"Suçun Unsurları".^ 罪人のこと。
Bu sistemler çok gizli bir güvenlik ve emniyet unsurları ile korunmaktadır.厳重な警備と強いセキュリティーシステムによって守られている。
Bu durum, bir elektronik devrenin denge durumunu içeren önemli bir unsura neden olmaktadır.このことは、次の電子回路の平衡状態に関する重要な事実を与える。
Bunun yanında birkaç 3 boyutlu canlandırma unsuru da vardır.これにより、2、3人程度の削減が見込めるという。
Göz teması kur yapmada, karşıdakinin bazı durumlarda ilgisini öğrenmek açısından önemli bir unsurdur.彼の威圧的で恐ろしい外見は、多くの場合に容疑者から情報を取得する際に必要なものである。
Hindistan kültürlerinde veya Tibet'te de beş unsur görünmektedir.中国の五行説と類比されることも多い。
Öyle olsa da, bu öyküde yer alan birçok unsura, Poe'nun daha sonraki eserlerinde sıklıkla rastlanacaktır.しかしながら多くのものはこの作品をポターの幸せな日々と重ねて見ている。
Bu konseptler daha yüksek boyutlara genellenebilir ve alan unsuru simplektik form kavramıyla genellenir.これらの概念を高次元にも一般化することができ、面積要素はシンプレクティック形式の考え方により一般化される。
Biyomimetik insanların karmaşık problemlerini çözmek için model, sistem ve doğa unsurlarının taklididir.「バイオミメティクス」や「バイオミミクリー」は、複雑な人間の問題を解決するために、自然の模型や構造、要素を模倣するものである。
Dört unsurdan “tartılamaz olanı”dır.四大士禍と言われる大きな士禍は以下である。
Bunun dışında, okuyucunun dikkatini çekmek için bu unsur zekice önceden ima edilebilir.^ 展開的には読者に考えさせるため、あえて不明にしているとも受け取れる描き方ではある。
Bu kuvvetler, Alman ileri unsurlarına karşı 12 Temmuz’da taarruza geçti.これら工作物は北軍が前面に到着する直前の7月12日朝に完成した。
Edebiyatta, özellikle roman sanatında rağbet gören teknik bir unsurdur.私達は、もちろん、そのミステリのあるがままに論理的な物語を読んでいる。
Evrim Ağacı bünyesinde yaptığı çalışmalar, birçok medya unsurunda yer almaktadır.苔の育て方のポイントは 水やりは夕方にたくさんやる。
Aynı zamanda kendine özgü görsel unsurlar barındırırlar.一方で生粋の変態性も覗かせる。
Belirleyen esas unsurun olmaması ilginç bir durum.これは主要な決定要素が存在していない興味深い例である。
Modern Grönland müziği unsurlarıda jaz müzisyeni Kristian Blak tarafından kullanılmaktadır.现代格陵兰音乐的元素也被用在爵士音乐家Kristian Blak的音乐中。
Brezilya Ulusal Arşivi, Brezilya'daki dosya yönetim sisteminin (SIGA) merkezi unsurudur.巴西国家档案馆是巴西档案管理系统(SIGA)的核心要素。
Alman birleşmesi (ve İtalya'nın birleşmesi) 1815'te ortaya konan denge unsurlarını boşa çıkarıyordu.德意志(或意大利)的统一将会破坏1815年维也纳会议建立的势力范围体系。
Atina'dan yardım istediler, fakat karar unsurları kendi aralarında anlaşma içinde değildi" demektedir.里努喬懇求斯基基的幫忙,但是斯基基對於他們親族的態度不以為然,因此拒絕協助他們。
Yoksa günah da sevap da kâinatın negatif-pozitif dengesi içindeki adaletinin bir unsuru mu?”《惡狼難馴!?》(日語:オオカミは懐かない!
Şamanizm'e göre insanın bir ya da birkaç canı (ruhsal unsurları) vardır.佐竹裕介(佐竹 裕介(さたけ ゆうすけ),聲:小林裕介) 人類。
Ancak, yıllar geçtikçe müzik çalışmaları için pek çok unsurun gerekliliğini öğrendim.这使我花了很多年学习足够的东西来实现他们的期望。
Bulunanların yarısı kadındır ve bu da geniş çaplı savaş olasılığını azaltan bir unsur olarak görülmektedir.較小的配子被認為是雄性的 (精細胞)而較大的配子則被認為是雌性的(卵細胞)。
Anonimlik denetmen bulmayı daha da zorlaştıran bir unsurdur.更具备了匿名聊天功能。
Genelde bu uygulamalar çok sayıda makinelerden oluşur, her biri bir uygulama unsurunu çalıştırır.常常这些应用由多个主机构成,每个主机运行一个单一的构件。
Bonoda bulunması gereken unsurlar, TTK m.你必须掌握这个谜,小柯南。
Faiz değişkenini dengeleyici bir unsur olarak görebiliriz.随机变量可以看作一维随机向量。
Burada anlatılanlar Canavar'ı oluşturan unsurların hangisinin sırayla birbirini takip edeceğine ilişkindir.不明白自己為何生存著的妖怪。
Bu ruh her bir unsurun her üyesi için ayrı ayrı mevcuttur.每個偶像各自屬於不同的屬性。
Beş Unsur kuramı 12 meridyen kuramlarıyla birlikte ele alınır.十二支 十二支皆有相對應的五行。
Gerçekten de boynuz unsuru pek çok diğer Tanrıçaya da geçmiştir.相傳他是大勢至菩薩的化身。
Kepler yörüngeleri çeşitli şekillerde altı yörünge unsurları içine parametrize edilebilir.克卜勒軌道可以用六個軌道要素的參數呈現出各種不同型式的軌道。
Gevşek unsurların denge açısını herhangi bir nedenle aştığı durumlarda heyelan oluşur.不管在什麼危急情況下都表現冷靜沈著。
Halile pek çok orkestrada perküsyonun önemli bir unsuru olarak kullanılır.指挥与一个乐团长期合作的例子极多。
Yoksa günah da sevap da kâinatın negatif-pozitif dengesi içindeki adaletinin bir unsuru mu?”어찌하여 무명사(無明使)가 마음을 제멋대로 부려 죄를 짓게 하는 것인가?
Brezilya Ulusal Arşivi, Brezilya'daki dosya yönetim sisteminin (SIGA) merkezi unsurudur.브라질 국립 문서 보관소는 브라질의 파일 관리 시스템 (SIGA)의 핵심 요소입니다.
Güneyde 1. Ukrayna Cephesi unsurları batı yönünde harekete devam ettiler.우크라이나 1전선군 소속의 나머지는 계속해서 서쪽으로 달려나가고 있었다.
Kimi simyacılar ilk madde ile beşinci unsuru (quinta essentia) aynı şey kabul etmişlerdir.전(前)의 51위는 수행의 인(因), 후의 1위는 수행의 과(果)."
(Besmele’den çekinmeleri İslam’ın etkisiyle gelmiş bir unsurdur.)(취해서 온 그대) oo 주세요(취해서 온 그대) 이게 팩틉니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod