un ile cümle
un kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Öğrencilerin yüzde 40'tan azı üniversiteye devam ediyor.No less than 40 percent of students go on to university.
Üç Çinli öğrenci üniversiteye kabul edildi.Three Chinese students were admitted to the college.
3'ün küpü 27'dir.3 to the third power is 27.
Üç'ün üçüncü dereceden kuvveti 27'dir.3 to the third power is 27.
2+3+4' ün toplamı dokuzdur.The sum of two plus three plus four is nine.
Lütfen oda 213'ün önünde bekleyin.Please wait in front of Room 213.
1960'larda, Japon üniversite öğrencileri kendi hükümetlerine karşı gösteri düzenlediler.In the 1960's, Japanese college students demonstrated against their government.
Nereye gidersem gideyim iyiliğini asla unutmayacağım.I shall never forget your kindness no matter where I may go.
Sözde "kış döneminin" üniversite reformunu geliştirmesi bekleniyor.So-called "winter time" is expected to enhance the college reform.
'ah' bir ünlemdir."Ah" is an interjection.
Firefox'un bir gün içinde 8 milyon kez indirilmiş olduğunu söylüyorlar.They say that Firefox is downloaded over 8 million times a day.
Hem sen hem de ben üniversite mezunlarıyız.Both you and I are college graduates.
Erkek kardeşim Kobe'de üniversiteye gidiyor.My brother goes to college in Kobe.
Erkek kardeşimin bir bursta gözü var bu yüzden üniversiteye gidebilir.My brother has his eye on a scholarship so he can go to college.
Mademki erkek kardeşim bir üniversite öğrencisi, o çok okumak zorunda.Now that my brother is a university student, he has to do a lot of reading.
Polis memurları mavi üniforma giyer.Police officers wear blue uniforms.
Karuizawa bir sayfiye yeri olarak ünlüdür.Karuizawa is famous as a summer resort.
Bu sonuç hakkında her şeyi unutalım.Let's forget everything about that conclusion.
Büyük bir unvan mutlaka yüksek bir görev anlamına gelmez.A big title does not necessarily mean a high position.
Üniversitenin modern toplumdaki rolü nedir?What is the role of the University in the modern society?
Kapıyı sürgülemeyi unutmayın.Don't forget to bolt the door.
Orada gördüğün adam ünlü bir yazardır.The man you see over there is a famous writer.
Okul kuralları öğrencilerin okul üniformaları giymelerini gerektiriyor.The school rules require students to wear school uniforms.
Ben bir üniversite öğrencisiyken geç saatlere kadar uyanık kalırdım.I used to stay up late when I was a high school student.
O, liseden sonra üniversiteye gitti ve babası gibi bakan olmak için okudu.After high school, he went to college and studied to be a minister, like his father.
Başarılı adayların çoğunluğu üniversite mezunudur.The majority of the successful candidates were university graduates.
Bulunduğunuz durumu ebeveynlerinize borçlu olduğunuzu asla unutmayın.Never forget that you owe what you are to your parents.
Bu sefer Bob'un kazanma olasılığı yüksek.This time Bob is likely to win.
Bu ay kiramı ödemeyi unuttum.I forgot to pay my rent this month.
Asahi Shimbun'un bugünkü konusu bu mu?Is this today's issue of the Asahi Shimbun?
Ben bugün onu aramayı unuttum.I forgot to call him today.
Ben bugünlerde unutkan oluyorum, fakat ne yapabilirsin?I'm getting forgetful these days, but what can you do?
Onun doğum gününü unuttuğum için karım bana diş biledi.My wife has had it in for me since I forgot her birthday.
Cüzdanı evde unuttuğum aklıma geldi.It occurred to me that I had left my purse at home.
Dün gece onu aramayı unuttum.I forgot to call her last night.
Şemsiyemi yanımda getirmeyi unuttum.I forgot to bring my umbrella with me.
Şemsiyemi telefon kulübesinde unutmuşum.I have left my umbrella in the phone booth.
Lütfen kalan beş üniteyi hemen gönderir misiniz?Would you please send the remaining five units right away?
Kardeşim gelecek sene üniversiteden mezun olmayı umuyor.My sister expects to graduate from college next year.
Hem kız kardeşim hem de erkek kardeşim üniversiteye giderler.Both my sister and brother go to college.
Yüzüğü onun çaldığına dair Tom'un onayı hizmetçiyi şüpheli olmaktan kurtardı.Tom's acknowledgement that he stole the ring cleared the maid of suspicion.
Bana söylediğini asla unutmayacağım.I'll never forget what you told me.
Yaşadığım sürece onu asla unutmayacağım.I'll never forget him as long as I live.
Yaşadığım sürece nezaketini asla unutmayacağım.I will never forget your kindness so long as I live.
Doğduğum kasaba eski kalesiyle ünlüdür.The town in which I was born is famous for its old castle.
Üniversiteye gitmek isteyip istemediğimi bilmiyordum.I didn't know whether I wanted to go to university.
Üniversiteyi bitirebilmeyi ebeveynlerime borçluyum.I owe it to my parents that I was able to finish college.
Unutursam, lütfen bana hatırlat.In case I forget, please remind me.
O, randevuyu unuttuğumda bana çok kızgındı.He was very angry with me when I forgot the appointment.
Ben randevuyu unuttuğumda bana çok kızmıştı.She was very angry with me when I forgot the appointment.
İlk tanıştığımız günü asla unutmayacağım.I'll never forget the day when we first met.
Ev ödevimiz olduğunu unutma.Don't forget that we have homework.
Geçen yıl bizim okulumuz üniformaları kaldırdı.Our school did away with uniforms last year.
Okulumuzda üniformalar giyeriz.We wear uniforms at our school.
Öğretmenimiz üniversiteden yeni mezun.Our teacher is fresh out of college.
Üniversitemiz her yıl 1000 öğrenci mezun ediyor.Our university graduates 1,000 students every year.
Bize bitişik yaşayan adam ünlü bir aktördür.The man who lives next door to us is a famous actor.
Biz Amerika'dan un ithal ederiz.We import flour from America.
Biz bu gerçeği unutmaya meyilliyiz.We are inclined to forget this fact.
Biz Kolomb'un 1492 yılında Amerika'yı ziyaret ettiğini biliyorduk.We knew that Columbus visited America in 1492.