un ile cümle
un kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Picasso ünlü bir sanatçıdır.Picasso is a famous artist.
Picasso herkesin bildiği ünlü bir sanatçıdır.Picasso is a famous artist whom everyone knows.
Peter ve Carol'un tatillerini geçirecekleri yerde araları açıktı.Peter and Carol were at odds with each other over where to spend their vacation.
Ekmek un, su ve maya'dan yapılır.Bread is made from flour, water and yeast.
Ekmek undan yapılır.Bread is made from flour.
Hamburger ünlü bir Amerikan yemeği.The hamburger is a famous American dish.
Barry Taylor'un ismi başkanlık makamı için ileri sürüldü.Barry Taylor's name has been put forward for the post of chairman.
Güvercin ünlü bir barış sembolüdür.The dove is a famous symbol for peace.
Bayan Hudson'un nerede yaşadığını biliyor musunuz?Do you know where Miss Hudson lives?
Şemsiyemi otobüste unutabilirdim.I may have left my umbrella in the bus.
Harvard Üniversitesi, 1636'da kuruldu.Harvard University was founded in 1636.
Partide 100'ün üzerinde kişi vardı.Over 100 people were present at the party.
New York City polisleri koyu mavi üniforma giyer.New York City policemen wear dark blue uniforms.
New York'un posta kodunun ne olduğunu bana söyleyebilir misiniz?Can you tell me what the zip code is for New York?
New York'un caddeleri çok geniştir.The streets of New York are very wide.
New York'un caddeleri çok geniş.The streets of New York are very wide.
New York'un nüfusu Tokyo'nunkinden daha küçüktür.The population of New York is smaller than that of Tokyo.
New York'un Fifth Avenue'su Ginza ile karşılaştırılabilir.New York's Fifth Avenue is comparable to Ginza.
New York'un görkemi müzelerdir.The glory of New York is its museums.
Erkek kardeşim üniversitede zevk alıyor gibi görünüyor.My brother seems to enjoy himself at college.
Ne kadar çok kitap! Onlar üniversite kütüphanesine mi ait?What a lot of books! Do they belong to the university library?
Nancy Bob'un yarışmada birincilik ödülünü kazanmasına şaşırdı.Nancy was surprised that Bob won the first prize in the contest.
Napolyon'un ordusu Moskova'ya ilerledi.Napoleon's army has advanced to Moscow.
Napolyon'un ordusu 1815 yılında Waterloo savaşını kaybetti.Napoleon's army lost the battle of Waterloo in 1815.
Onun niçin üniversiteye gitmediğini şimdi anlıyorum.I understand now why he didn't go to a university.
John'un niçin aniden gittiğini anlayabiliyor musun?Can you make out why John left so suddenly?
Hey, Tom, endişelerini unut.Hey, Tom, forget about your worries.
Tolstoy dünya çapında bir ün kazandı.Tolstoy achieved worldwide fame.
Transistör'ün icadı yeni bir çağ başlattı.The invention of the transistor introduced a new era.
Trafalgar Meydanı'nda Nelson'un bir heykeli var.There is a statue of Nelson in Trafalgar Square.
Tom'un hiç görgüsü yok.Tom has no manners.
Tom'un ders çalışma isteği yok.Tom has no wish to study.
Tom'un üşüttüğü söyleniyor.It is said that Tom has a cold.
Tom'un hastalığından dolayı hiç iştahı yoktu.Tom had no appetite because of his illness.
Tom'un erkek kardeşinin sahip olduğundan daha az parası var.Tom has less money than his brother does.
Tom'un öğleyin gelmesi bekleniyor.Tom is due to come at noon.
Tom'un haklı olduğuna inanıyorum.I believe Tom is right.
Tom işine o kadar daldı ki yemek yemeği unuttu.Tom got so absorbed in his work that he forgot to eat.
Tom'un bugün okula gitmesine gerek yok.Tom need not go to school today.
Tom'un bugün evde kalmasına gerek var mı?Need Tom stay home today?
Tom'un modern sanatta gözü var.Tom has an eye for modern art.
Tom'un oynayacak arkadaşları yok.Tom has no friends to play with.
Bir tıp doktoru olarak Tom'un parlak bir kariyeri var.Tom has a bright career as a medical doctor.
Tom'un televizyona çıkması rica edildi.Tom was asked to appear on television.
Tom'un iki odalı bir evi var.Tom has a house which has two rooms.
Tom'un konuşma şekli benim sinirlerimi bozuyor.Tom's way of speaking gets on my nerves.
Tom'un konuşma şekli sinirlerime dokundu.Tom's way of speaking got on my nerves.
Tom'un arkadaşları ona Bay Para Çantaları derdi.Tom's friends called him Mr Money Bags.
Tom'un umudu birincilik ödülünü kazanmaktı.Tom's hope was to win first prize.
Tom'un karnesi arzu edilecek çok şey bırakıyor.Tom's report leaves much to be desired.
Tom'un Japoncası yavaş yavaş gelişiyor.Tom's Japanese is improving little by little.
Tom'un öfkesi aniden alevlendi.Tom's anger blazed out suddenly.
Tom'un işini yapması için birini kabul etmek zorunda kalacağız.We'll have to take on someone to do Tom's work.
Tom'un doğum günü için bir parti düzenleyelim.Let's get up a party for Tom's birthday.
Tom'un dışında herkes mevcuttu.All but Tom were present.
Tom'un hobisi araba fotoğrafları toplamaktır.Tom's hobby is collecting photos of cars.
Tom'un sınıfı nerede?Where is Tom's classroom?
Tom'un konuşması mükemmeldi.Tom's speech was excellent.
Tom'un büyükannesi sağlıklı görünüyor.Tom's grandmother looks healthy.
Tom'un amcası çok sayıda koyun besliyor.Tom's uncle keeps a lot of sheep.