un ile cümle

un kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Akiko randevularını unutacak kadar meşgul.Akiko is busy enough to forget her appointments.
Üniversitede asıl branş olarak neyi planlıyorsun?What do you plan to major in at college?
Mr. Johnson'un odası büyük olandı.Mr. Johnson's room was a large one.
Paul'ün lokantasına gidelim.Let's go to Paul's Diner.
PIN numaramı unuttum!I forgot my PIN number!
Oda görevlisine bagajımızı taşımasını söylemeyi unutma.Don't forget to tell the porter to carry our luggage.
Lütfen unutma.Please do not forget.
Asla kapıyı kilitlemeyi unutma.Never forget to lock the door.
Bunu yapmak için iki kase una ihtiyacın var.You need two bowls of flour to make this.
Yanına bir şemsiye almayı unutma.Don't forget to take an umbrella with you.
Justin Bieber, Katie Holmes'tan daha ünlüdür.Justin Bieber is more famous than Katie Holmes.
Eski iyilikler çabuk unutuldu.Old favors are soon forgotten.
Evli bir adamın asla unutmaması gereken bir şey onun evlilik yıl dönümüdür.One thing a married man should never forget is his wedding anniversary.
Sen hatırlamayabilirsin fakat ben asla onu unutmayacağım.You may well not remember, but I'll never forget it.
Paranı unutma.Don't forget your money.
Öleceğini unutma.Remember you must die.
Bu deneyimi asla unutmayacağım.I'll never forget this experience.
Ben isimlerde gerçekten kötüyüm, ama bir yüzü asla unutmam.I'm really bad with names, but I never forget a face.
Bu ev ünlüdür.This house is famous.
Üniversite öğrenimim çok pahalı.My college tuition is too expensive.
Onu unutamıyorum.I can't get over it.
Seninle karşılaştığımı asla unutmayacağım.I'll never forget meeting you.
Bu, Newton'un mutlak hareket olarak gördüğü merkezkaç kuvvetidir.This is centrifugal force, which Newton viewed as absolute motion.
Üniversite derecem vardı.I've got a university degree.
Malezya'daki gençlik Kore ve Japonya'daki ünlülerden gerçekten hoşlanıyor.The youth in Malaysia really like Korean and Japanese celebrities.
Firefox'un bir günde 8 milyondan fazla defa indirildiğini söylüyorlar.They say that Firefox is downloaded more than 8 million times a day.
O ayrılırken her zaman insanlara hoşça kal demeyi unutur.He always forgets to say goodbye to people when leaving.
Oxford Üniversitesinde İngiliz Edebiyatı okudu.He read English Literature at Oxford University.
Kesintiden sonra tekrar okumaya döndüm ama nerede bıraktığımı unuttum.After the interruption I went back to my reading but forgot where I'd left off.
O bir şarkıcı olarak başarıya ulaştı ve ünlü oldu.She succeeded as a singer and became famous.
Tom'un modern resim için estetik duygusu vardır.Tom has an aesthetic sense for modern painting.
Kamerayı dikkatsizce otobüste unuttu.He carelessly forgot the camera on the bus.
Bir söz çabucak unutulur.A promise is quickly forgotten.
Sadece onun oğlu değil fakat aynı zamanda kızı da ünlü.Not only his son, but his daughter is also famous.
Onun sadece oğlu değil aynı zamanda kızı da ünlüdür.Not only his son, but his daughter is famous as well.
Oğlunun yanı sıra kızı da ünlüydü.His daughter, as well as his son, were famous.
Biz bu gerçeği unutma eğilimindeyiz.We tend to forget this fact.
Şu anda İtalya'daki bazı ünlülerden bahsedebilir misin?Can you mention some celebrities in Italy at the moment?
Onlar nasıl ünlü oldular?How did they become celebrities?
Seninle buluşmayı asla unutmayacağım.I'll never forget to meet you.
Polyphemus'un, Neptün'ün oğlu, alnında bir gözü vardı.Polyphemus, the son of Neptune, had one eye in his forehead.
Karnabahar üniversite eğitimli bir lahanadan başka bir şey değil.Cauliflower is nothing but cabbage with a college education.
Ünlü bir futbolcu olmak istiyorum.I would like to become a famous soccer player.
Yarın bu kitabı satın almayı unutmamak zorundayım.I have to remember to buy this book tomorrow.
Tom'un ilacı kötü amaçla kullanma sorunu vardır.Tom has a problem with drug abuse.
Üniversite onu bir öğrenci olarak kabul etti.The college accepted him as a student.
Üniversite yönetimi okul ücretlerini düşürdü.The university administration lowered tuition.
Tom'un nazikliği onu etkiledi.Tom's kindness affected her.
Tom'un treni beş dakika önce ayrıldı.Tom's train left five minutes ago.
Bu, Carrie Underwood'un en son albümüdür.This is Carrie Underwood's latest album.
Tom'un ataları Afrikadan geldi.Tom's ancestors came from Africa.
Tom'un öfkesi onların evliliğini yaraladı.Tom's anger hurt their marriage.
Tom ilk buluşmalarının yıl dönümünü unuttu.Tom forgot the anniversary of their first date.
Tom'un çok eski bir otomobili var.Tom has a very old automobile.
Ödüller üniversiteye girmene yardımcı olabilir.Awards can help you get into college.
Üniversite yeterli öğrenciye sahip değilse, yönetim sınıfı iptal edecek.If the university doesn't have enough students, the administration will cancel the class.
Tom'un annesinin ve kız kardeşinin göğüs kanseri vardı.Tom's mother and sister had breast cancer.
Tom'un annesi gribe yakalandı.Tom's mom caught the flu.
Tom East Coast'ta üniversiteye gitti.Tom went to college on the East Coast.
Dünyadaki en ünlü üniversite hangisidir?What's the most famous college in the world?

İlgili Sayfalar