Ana içeriğe geç
Sözlük

umulmadık ile cümle

umulmadık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bunun umulmadık sonuçları olabilir.This could have unintended consequences.
Aniden umulmadık bir şey meydana geldi.Suddenly, something unexpected happened.
Üç yıllık yokluğun ardından umulmadık bir şekilde ortaya çıktı.He appeared unexpectedly after three years of absence.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.Now global warming was unforeseen.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.And what they found was something unexpected.
Bu süreçte bazı umulmadık koalisyonlar ortaya çıktı.In the process, they have formed some unexpected coalitions.
Ancak Belçika ordusu hiç umulmadık bir direnme gösterdi.Die belgische Armee leistete etwas länger Widerstand.
Bu durum ise sinyalin gücünü umulmadık bir şekilde etkiler.Das bedeutet, dass das Ohr das Signal gewissermaßen verzerrt.
Fakat umulmadık bir şekilde WWE Takım şampiyonları Deuce ve Domino'dan WWE takım kemerlerini aldılar.Perderam o título para Deuce e Domino.
Filmin bütçesi 1,5 milyon dolardı, ama umulmadık bir şekilde 2 milyon dolara kadar çıktı.Filmen hadde opprinnelig et budsjett på $ 2.5 millioner, men det oversteg til $ 3 millioner.
Filmin bütçesi 1,5 milyon dolardı, ama umulmadık bir şekilde 2 milyon dolara kadar çıktı.映画の予算はもともと250万ドルであったが、300万ドルまで増加した。
Ancak Belçika ordusu hiç umulmadık bir direnme gösterdi.Belgickí vojaci sa takisto vyznačovali nebývalou brutalitou.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.Bien, el calentamiento global era algo imprevisto.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.De opwarming van de aarde was niet voorzien.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.Die Erderwärmung war unvorhersehbar.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.Emme osanneet odottaa ilmastonmuutosta.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.Globalne ocieplenie było nieprzewidywalne.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.Globálne otepľovanie bolo nepredvídané.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.Globální oteplování bylo nepředvídané.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.Hiện tượng ấm lên toàn cầu đã nằm ngoài dự đoán.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.Incalzirea globala a fost neprevazuta.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.현재의 지구 온난화는 생각치 못한것이였습니다.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.Namármost, a globális felmelegedést nem láthattuk előre.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.Ora, il riscaldamento globale è stato un effetto inaspettato.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.Soit, le réchauffement global était imprévu.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.Το φαινόμενο του θερμοκηπίου δεν είχε προβλεφτεί.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.Глобальное потепление не было предвидено.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.Сега, глобалното затопляне беше непредвидено.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.ההתחממות הגלובלית לא נצפתה מראש.
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.لم يكن الاحتباس الحراري امراً مُتَوَقع
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.スモッグはただ視界を遮るだけだと思っていた。
Şimdi, küresel ısınma umulmadıktı.無人預計到有全球暖化
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Badacze odkryli coś niespodziewanego.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.E ciò che scoprirono fu qualcosa di inatteso.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Et ce qu'il trouvèrent fut quelque chose d'inattendu.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.He löysivät jotain odottamatonta.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.그들이 찾은건 예상치 못한 것이었습니다.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Lo que encontraron fue algo inesperado.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Og hvad de fandt, var noget uventet.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Și ce au descoperit a fost ceva neașteptat.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Und was sie fanden was etwas Unerwartetes.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Và những gì họ tìm được ngoài sự mong đợi.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Wat ze vonden was nogal onverwacht.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Και αυτό που βρήκαν ήταν κάτι ανεπάντεχο.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.И открили нещо неочаквано.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.То, что они нашли, было совсем неожиданно.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.והם גילו משהו בלתי צפוי.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.وما وجدوه كان شيئا غير متوقع.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.彼らは地層の境目に とても薄い粘土層を発見しました
Ve sonra kurduğumuz umulmadık bağlantılar yaratıcılığın gerçek yuvası oluyor.As ligações inesperadas que formamos são o verdadeiro berço da criatividade.
Ve sonra kurduğumuz umulmadık bağlantılar yaratıcılığın gerçek yuvası oluyor.E i legami inattesi a cui diamo vita sono la culla della creatività.
Ve sonra kurduğumuz umulmadık bağlantılar yaratıcılığın gerçek yuvası oluyor.En dan zijn de onverwachte verbindingen die we leggen de echte broedplaats voor creativiteit.
Ve sonra kurduğumuz umulmadık bağlantılar yaratıcılığın gerçek yuvası oluyor.És azután a váratlan kapcsolatok, amiket formálunk a kreativitás igazi melegágyai.
Ve sonra kurduğumuz umulmadık bağlantılar yaratıcılığın gerçek yuvası oluyor.Kemudian hubungan tidak terduga yang kita bentuk adalah tempat persemaian kreativitas yang sebenarnya.
Ve sonra kurduğumuz umulmadık bağlantılar yaratıcılığın gerçek yuvası oluyor.그리고 우리가 놀이를 통해 만들어 낸 이 예상치 못한 연결성이 바로 창조의 온상이 되는 것입니다.
Ve sonra kurduğumuz umulmadık bağlantılar yaratıcılığın gerçek yuvası oluyor.Och då är de oväntade kopplingar vi formar, den verkliga grogrunden för kreativitet.
Ve sonra kurduğumuz umulmadık bağlantılar yaratıcılığın gerçek yuvası oluyor.Și apoi, conexiunile nebănuite pe care le formăm sunt sursa creativității noastre.
Ve sonra kurduğumuz umulmadık bağlantılar yaratıcılığın gerçek yuvası oluyor.Und die unerwarteten Verknüpfungen, die wir bilden, sind der wirkliche Nährboden der Kreativität.
Ve sonra kurduğumuz umulmadık bağlantılar yaratıcılığın gerçek yuvası oluyor.Và sau đó những kết nối không mong đợi mà chúng ta hình thành nên là nơi nuôi dưỡng thực sự cho sự sáng tạo.
Ve sonra kurduğumuz umulmadık bağlantılar yaratıcılığın gerçek yuvası oluyor.Y luego las conexiones inesperadas que formamos son el semillero real de la creatividad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod