[ultrasonda kalp atışı sesi][ultraljudspulsslag]
[ultrasonda kalp atışı sesi][звук прибора УЗИ]
[ultrasonda kalp atışı sesi][نبضات فوق صوتية]
[ultrasonda kalp atışı sesi]アマンダ: アマンダです
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Acest generator de ultrasunete emite o undă ultrasonică care e focalizată în interiorul modelului.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Bộ dò sóng siêu âm này cơ bản là phát ra một chùm tia siêu âm hội tụ vào bên trong mô hình.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.De ultrasone transducer geeft in principe een ultrasone straal die binnenin het model gefocust wordt.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Generátor ultrazvuku v podstate vysiela ultrazvukový lúč, ktorý sa zaostruje vo vnútri vzorky.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.이 초음파 변환기는 기본적으로 모방체 내부에 초점을 두는 초음파 빔을 방출합니다
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Le transducteur à ultrasons émet en gros un faisceau ultrasonore qui se focalise à l'intérieur du fantôme.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.O transdutor de ultrassons emite, basicamente, um feixe ultrassónico que se concentra dentro do objeto.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Questo, fondamentalmente, emette un fascio di ultrasuoni che converge al centro del modellino.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Ta ultrazvočni prevodnik oddaja ultrazvočni signal, ki se fokusira znotraj silikonskega modela.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Tehát az untrahangos transzducer tulajdonképpen egy ultrahangnyalábot bocsát ki, ami a fantomban fókuszálódik.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Ten vysílá v podstatě ultrazvukový paprsek, který je zaostřen ve vnitřku fantoma.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Ο υπερηχητικός μετατροπέας λοιπόν εκπέμπει ουσιαστικά μία υπερηχητική δέσμη η οποία εστιάζει μέσα στο υλικό.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Отож ультразвуковий випромінювач випускає ультразвуковий промінь, який фокусується всередині цього муляжу.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Ултразвуковият предавател излъчва по принцип ултразвуков лъч, който се фокусира вътре в имитацията.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.בעיקרון, המתמר האולטרסוני פולט קרן על-קולית אשר ממוקדת אל תוך החיקוי.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.يقوم محوّل الموجات فوق الصوتية بإرسال شعاع من الموجات فوق الصوتية التي تتركّز داخل الجسم.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.模型の内部に焦点を当てた 超音波を照射するわけです ではカチッという音がした時から
Ultrasonlu BanyoBagno ad ultrasuoni
Ultrasonlu BanyoBain à ultrasons
Ultrasonlu BanyoBanho de Ultra- Sons
Ultrasonlu BanyoBaño de ultrasonidos
Ultrasonlu BanyoKąpiel poddźwiękowa
Ultrasonlu BanyoUltraäänihaude
Ultrasonlu BanyoUltraljudbad
Ultrasonlu BanyoUltralydsbad
Ultrasonlu BanyoUltraschallbad
Ultrasonlu BanyoUltraszonikus fürdő
Ultrasonlu BanyoUltrazvukoá lázeň
Ultrasonlu BanyoΔεξαμενή υπερήχων
Ultrasonlu BanyoУлтразвукова баня
Ultrasonlu BanyoУльтразвукова ванна
Ultrasonlu BanyoУльтразвуковая ванна
Ultrasonlu Banyoفوق الصّوتي الحمّام
Ultrasonlu Banyo超音波浴装置
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Aceasta este mult mai fidelă decât ar putea fi o ecografie.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı. Böbreğin içinde gördüğümüz orada büyük bir kütle olduğuydu.V ledvině jsme viděli tamtu velkou skvrnu.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.C'est bien plus net qu'une échographie.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Das ist viel schärfer, als ein Ultraschall-Bild sein würde.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Denna är mycket tydligare än ett ultraljud hade varit.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Dit is veel scherper dan een echo zou zijn.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Gambar ini jauh lebih tajam daripada gambar USG.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Isto é mais preciso do que uma ecografia consegue ser.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Jest dużo ostrzejszy niż USG.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Molto più dettagliata di un'ecografia.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.MRI는 초음파보다 더 선명하지요.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Αυτή είναι πολύ πιο ευκρινής από ό, τι θα ήταν ένα υπέρηχογράφημα.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Он намного четче, чем изображение на УЗИ.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.זה הרבה יותר חד מאשר אולטרהסונד.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.فهي أكثر دقة من صورة الأشعة فوق الصوتية .
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.腎臓の中に、こんな
[üst üste konuşmalar] [ultrasonda kalp atışı sesi][kakofonie van pratende mensen] [hartslag bij een echo]
[üst üste konuşmalar] [ultrasonda kalp atışı sesi][nakładające się rozmowy] [dźwięk tętna podczas badania USG]
[üst üste konuşmalar] [ultrasonda kalp atışı sesi][összevissza beszélgetés] [ultrahang hangja]
[üst üste konuşmalar] [ultrasonda kalp atışı sesi][voci che si sovrappongono] [battiti di un'ecografia]
[üst üste konuşmalar] [ultrasonda kalp atışı sesi][άνθρωποι που μιλούν όλοι μαζί] [παλμοί καρδιάς από υπερηχογράφημα]
Ve bu da akıllı telefonunuzdan görebileceğiniz bir fötal ultrason.Depois temos um exemplo de vigilância fetal num "smartphone".