Tom ukulelesi ile hata yapmadan bir şarkı bile çalamıyor.Tom can't even play one song on his ukulele without making mistakes.
Tom plastikten yapılmış bir ukulele istemiyor.Tom doesn't want a ukulele made of plastic.
Öğretmemi istiyorsan sana ukuleleyi nasıl çalacağını öğretirim.I'll teach you how to play the ukulele if you want me to.
Yıllardır ukulele çalmadım.I haven't played the ukulele in years.
Çimlere oturmuş, ukulele çalıp, şarkı söylüyorlardı.They sat on the grass, playing ukulele and singing.
Tom, Mary'den ona ukulele çalmayı öğretmesini rica etti.Tom asked Mary to teach him how to play the ukulele.
Ukuleler kendi aralarında dört boyuta ayrılırlar, bunlar: soprano, konser, tenor ve baritondur.Ukuleles commonly come in four sizes: soprano, concert, tenor, and baritone.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Today I'm going to try to convince you that what the world needs now is ukulele.
Skinner "nazik ukulele şarkıları" ve "melodik bedroom pop" u ile tanınır. [1]Skinner is known for his "gentle ukulele ballads" and "melodic bedroom pop".[41]
Ukulele çalması ve şarkı söylemesiyle bilinir.She is known for singing and playing the ukulele.
Joe Brown, 2012'de yayınlanan canlı Ukulele Album'ünde "Any Road" şarkısını seslendirdi.Joe Brown performed "Any Road" on his live Ukulele Album in 2012.
Bu oyunda, ukulele çaldılar, şarkı söylediler ve şakalar yaptılar.Estas máquinas cantan, silban, cuentan chistes.
Ukuleler kendi aralarında dört boyuta ayrılırlar, bunlar: soprano, konser, tenor ve baritondur.Quatro tamanhos de ukulele são os mais comuns: soprano, concert, tenor e barítono.
Tıpkı banjo, mızıka, ölçek, piyano ve ukulele gibi.Assim como o banjo, a gaita, a escaleta, o piano, e o ukulele.
Ukuleler kendi aralarında dört boyuta ayrılırlar, bunlar: soprano, konser, tenor ve baritondur.Ukulelen finns vanligtvis i fyra storlekar (Sopran, Concert, Tenor och Baryton).
Ukuleler kendi aralarında dört boyuta ayrılırlar, bunlar: soprano, konser, tenor ve baritondur.Ukulele přišlo se čtyřmi velikostmi: sopránové, koncertní, tenorové a barytonové.
Ukuleler kendi aralarında dört boyuta ayrılırlar, bunlar: soprano, konser, tenor ve baritondur.Esistă patru tipuri de ukulele: Cele patru dimensiuni ale ukulelelor sunt: soprana, concert, tenor și bariton.
Ukuleler kendi aralarında dört boyuta ayrılırlar, bunlar: soprano, konser, tenor ve baritondur.Ukulele bygges i fire vanlige størrelser: sopran, konsert, tenor og baryton.
Şarkı söylemenin yanında klavye, perküsyon, banjo ve ukulele de çalabilmektedir.Ngoài hát, cô còn chơi cả keyboard, định âm, banjo và ukelele.
Ukuleler kendi aralarında dört boyuta ayrılırlar, bunlar: soprano, konser, tenor ve baritondur.Обикновено укулеле е един от следните размери: сопран, концертно, тенор и баритон.
Ukuleler kendi aralarında dört boyuta ayrılırlar, bunlar: soprano, konser, tenor ve baritondur.Muškarci su obično podijeljeni u četiri skupine: kontratenor, tenor, bariton (glas) i bas.
Şarkı söylemenin yanında klavye, perküsyon, banjo ve ukulele de çalabilmektedir.Popri spievaní, vie hrať na klávesy, perkusie, bendžo a ukulele.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.A mai napon megpróbálom meggyőzni Önöket arról, hogy amire a világnak most szüksége van az az ukulele.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Astăzi voi încerca să vă conving că lumea are nevoie de ukulele.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Aujourd'hui je vais essayer de vous convaincre que ce dont le monde a besoin en ce moment, c'est du ukulélé.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Dnes sa vás pokúsim presvedčiť, že to, čo svet teraz potrebuje, je ukulele.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Dnes se vás pokusím přesvědčit, že to, co svět zrovna teď potřebuje, je ukulele.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Dzisiaj spróbuję was przekonać, że tym, czego świat potrzebuje jest ukulele.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Hari ini saya akan mencoba meyakinkan Anda bahwa yang dibutuhkan oleh dunia saat ini adalah ukulele.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Heute will ich versuchen, Ihnen zu beweisen, dass das, was die Welt heutzutage braucht, ist eine Ukulele.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Hoje vou tentar convencer-vos de que o que mundo precisa, agora, é de ukulele.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Hoy voy a tratar de convencerlos de que lo que el mundo necesita ahora es ukelele.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.I dag vil jeg forsøge at overbevise jer om at det, som verden har brug for nu, er ukuele.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.오늘 저는 세상이 지금 필요로 하는 것이 우쿨렐레라는 것을 납득시켜 드리려고 합니다.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Ngày hôm nay tôi sẽ cố gắng thuyết phục mọi người rằng những gì thế giới cần bây giờ là cây đàn ukulele.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Ora tenterò di convincervi che quel che serve al mondo in questo momento è l'ukelele.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Tänään yritän saada teidät vakuuttuneiksi siitä, että se, mitä maailma nyt tarvitsee, on ukulele.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Vandaag zal ik je ervan proberen te overtuigen dat de wereld vandaag behoefte heeft aan ukelele.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Σήμερα, θα προσπαθήσω να σας πείσω ότι αυτό που χρειάζεται ο κόσμος τώρα είναι το γιουκαλίλι.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Днес ще се опитам да ви убедя, че това, от което се нуждае сега светът е укулеле.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Сегодня я постараюсь убедить вас, что миру сейчас очень нужна музыка укулеле.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.Сьогодні я спробую переконати вас, що світ потребує укулеле.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.היום אני עומד לשכנע אתכם שמה שהעולם זקוק לו כעת זה יוקלילי.
Bugün size dünyanın ihtiyacı olan şeyin ukulele olduğuna ikna etmeye çalışacağım.اليوم سوف أقنعكم .. ان ما يجتاج إليه العالم اليوم هو آلة أوكوليلي
Çünkü eğer herkes ukulele çalsaydı, bu dünya daha mutlu bir yer olacaktı.Bo gdyby wszyscy grali na ukulele, świat byłby szczęśliwszym miejscem.
Çünkü eğer herkes ukulele çalsaydı, bu dünya daha mutlu bir yer olacaktı.Bởi vì nếu tất cả mọi người đều chơi đàn ukulele, thì thế giới này sẽ trở thành một chốn hạnh phúc hơn nhiều.
Çünkü eğer herkes ukulele çalsaydı, bu dünya daha mutlu bir yer olacaktı.Dacă toată lumea ar cânta la ukulele, această lume ar fi un loc mult mai fericit.
Çünkü eğer herkes ukulele çalsaydı, bu dünya daha mutlu bir yer olacaktı.Denn wenn jeder die Ukulele spielte, wäre die Welt viel glücklicher dran.
Çünkü eğer herkes ukulele çalsaydı, bu dünya daha mutlu bir yer olacaktı.For hvis alle spillede ukulele, ville denne verden være et meget lykkeligere sted.
Çünkü eğer herkes ukulele çalsaydı, bu dünya daha mutlu bir yer olacaktı.Jos kaikki soittaisivat ukuleleä, tämä maailma olisi paljon parempi paikka.
Çünkü eğer herkes ukulele çalsaydı, bu dünya daha mutlu bir yer olacaktı.모두가 우쿨렐레를 연주한다면 이 세상이 보다 행복한 곳이 될 것이기 때문입니다.
Çünkü eğer herkes ukulele çalsaydı, bu dünya daha mutlu bir yer olacaktı.Lebo keby každý hral na ukulele, tento svet by bol oveľa šťastnejšie miesto.
Çünkü eğer herkes ukulele çalsaydı, bu dünya daha mutlu bir yer olacaktı.Mivel, ha mindenki tudna ukulelézni, a világ egy sokkal boldogabb hely lenne.
Çünkü eğer herkes ukulele çalsaydı, bu dünya daha mutlu bir yer olacaktı.Parce que si chacun jouait du ukulélé, ce monde serait un endroit beaucoup plus heureux.
Çünkü eğer herkes ukulele çalsaydı, bu dünya daha mutlu bir yer olacaktı.Perché se ognuno suonasse l'ukelele, questo mondo sarebbe un posto molto più felice.
Çünkü eğer herkes ukulele çalsaydı, bu dünya daha mutlu bir yer olacaktı.Porque, se todos tocássemos ukulele este mundo seria um lugar muito mais feliz.
Çünkü eğer herkes ukulele çalsaydı, bu dünya daha mutlu bir yer olacaktı.Porque si todo el mundo tocara el ukelele este mundo sería un lugar mucho más feliz.
Çünkü eğer herkes ukulele çalsaydı, bu dünya daha mutlu bir yer olacaktı.Protože kdyby každý hrál na ukulele, svět by byl mnohem šťastnějším místem.
Çünkü eğer herkes ukulele çalsaydı, bu dünya daha mutlu bir yer olacaktı.Want als iedereen ukelele speelde, dan zou deze wereld veel gelukkiger zijn.
Çünkü eğer herkes ukulele çalsaydı, bu dünya daha mutlu bir yer olacaktı.Γιατί εάν όλοι έπαιζαν γιουκαλίλι, αυτός ο κόσμος θα ήταν ένα πιο χαρούμενο μέρος.