ufaklık ile cümle
ufaklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aile üyeleri ona "Ufaklık" derler.The rest of the family called him "Boy".
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.This little guy has no visible means of self-support.
İlkine Gasol, bir sonrakine Ufaklık... ...üçüncüye de Becky adını verdik.The first one we called Gasol, the next one we called Junior, and then the third we called Becky.
Profesörlerden biri, "Belki sana faydam dokunabilir, ufaklık" dedi.One professor said, "Maybe I might be able to help you, kid."
Bu günkü ufaklıklar artık CD ne demek onu bile bilmiyorlar!! Delice.Young kids, these days, they don't even know what a CD is!!
Bu ufaklıklar, bunlar bir kredi kartı boyundadır.These little chippies, these things are the size of a credit card.
Ufaklık ise -birey-. Bu ikisini nasıl bir araya getirebilirsiniz?And how do you bring those two things together?
Ufaklıkları bir araya getirip Kodaman yaratabilmelerini sağlamakSo, bringing together the Small to help facilitate and create the Big,
-Yorgun musun, ufaklık?- Tired, lad? - Not a bit
Ufaklık ! bana biraz akrobasi yapsana !Show me a somersault, junior.
"Hey ufaklık, dünya harika bir yer."Hey kiddo, the world's a great place.
Amsterdammertje, Felemenkçe "Amsterdam'lı ufaklık" anlamına gelmektedir.Amsterdammertje is Dutch for 'little one from Amsterdam'.
Aile üyeleri ona "Ufaklık" derler.Seine Kumpel nannten ihn „Little George“.
Aile üyeleri ona "Ufaklık" derler.Muchos niños me llaman "papa".
Aile üyeleri ona "Ufaklık" derler.Kindsoldaten noemen hem ook wel Pappie.
Aile üyeleri ona "Ufaklık" derler.Autor nazywa go Młodzikiem.
İktisadi faaliyetlere, yöreye ve mevsimlere göre de ufaklık ihtiyacı değişiklik gösteriyordu.Även för löjtnanter, kaptener och majorer innebar reformen befordran till en högre grad.
Aile üyeleri ona "Ufaklık" derler.Батьки називали його «Щасливчик».
Aile üyeleri ona "Ufaklık" derler.În familie i se spunea "Baby".
Adı Ufaklık'tır ama oldukça iridir.Παρά το όνομά του, είναι πολύ μικρό.
Adı Ufaklık'tır ama oldukça iridir.あだ名どおりの体形だが気は小さい。
Ufaklık dediği oğlu Deri Yüz'ü çok sever.一樹を「可愛い息子」と大層可愛がっている。
Aile üyeleri ona "Ufaklık" derler.仲間からは「チビ」と呼ばれている。
Aile üyeleri ona "Ufaklık" derler.大地稱她「小個子」。
Aile üyeleri ona "Ufaklık" derler.את אשתו כינה "הקטנה".
Aile üyeleri ona "Ufaklık" derler.Затова и жителите го наричат „Малкия Батак“.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı. Profesörlerden biri, "Belki sana faydam dokunabilir, ufaklık" dedi.Azért akadt egy vigasztaló momentum is, az egyik professzor azt mondta: "talán segíthetek neked, te kölyök."
Böylece bu ufaklık yumurtadan çıkıyor, havalanıyor, ve otomatikman yağmurun olduğu yere taşınıyor.Così l'insetto che nasce qui si solleva in volo, ed è automaticamente trasportato dove cade la pioggia.
Böylece bu ufaklık yumurtadan çıkıyor, havalanıyor, ve otomatikman yağmurun olduğu yere taşınıyor.Deci micutul care eclozeaza aici, se ridica in aer si este automat dus de vant in zonele unde ploua.
Böylece bu ufaklık yumurtadan çıkıyor, havalanıyor, ve otomatikman yağmurun olduğu yere taşınıyor.Dlatego kiedy ważka wykluje się tutaj, powietrze niesie ją tam, gdzie pada deszcz.
Böylece bu ufaklık yumurtadan çıkıyor, havalanıyor, ve otomatikman yağmurun olduğu yere taşınıyor.Donc notre petit ami qui éclos par là, monte dans les airs, et est automatiquement transporté là où il pleut.
Böylece bu ufaklık yumurtadan çıkıyor, havalanıyor, ve otomatikman yağmurun olduğu yere taşınıyor.Dus, de kleine libel die hier uitkomt, die stijgt op, hij wordt vanzelf gedragen naar waar de regen valt.
Böylece bu ufaklık yumurtadan çıkıyor, havalanıyor, ve otomatikman yağmurun olduğu yere taşınıyor.Er wird automatisch dorthin getragen, wo es regnet.
Böylece bu ufaklık yumurtadan çıkıyor, havalanıyor, ve otomatikman yağmurun olduğu yere taşınıyor.Joten pikkuveikko, joka kuoriutuu täällä nousee ilmaan ja tulee kannetuksi sinne minne sade lankeaa.
Böylece bu ufaklık yumurtadan çıkıyor, havalanıyor, ve otomatikman yağmurun olduğu yere taşınıyor.그래서 여기서 부화한 아이들은 위로 올라가기만 하면, 바람이 알아서 비가 오는 곳으로 보내주는거죠.
Böylece bu ufaklık yumurtadan çıkıyor, havalanıyor, ve otomatikman yağmurun olduğu yere taşınıyor.Szóval a kis fickó, aki itt kikel, felszáll, és a szél automatikusan elrepíti oda, ahol esik az eső.
Böylece bu ufaklık yumurtadan çıkıyor, havalanıyor, ve otomatikman yağmurun olduğu yere taşınıyor.Vì vậy, sinh vật nhỏ bé đẻ trứng ở đây, nó hòa vào luồng khí, tự động được mang tới nơi có mưa.
Böylece bu ufaklık yumurtadan çıkıyor, havalanıyor, ve otomatikman yağmurun olduğu yere taşınıyor.Τα μικρά που θα εκκολαφθούν εδώ, σηκώνονται στον αέρα και αυτόματα μεταφέρονται εκεί που βρέχει.
Böylece bu ufaklık yumurtadan çıkıyor, havalanıyor, ve otomatikman yağmurun olduğu yere taşınıyor.כך שהחברה הקטנה שבוקעת כאן, היא עולה לאויר, היא נישאת אוטומטית להיכן שהגשם יורד.
Böylece bu ufaklık yumurtadan çıkıyor, havalanıyor, ve otomatikman yağmurun olduğu yere taşınıyor.إذاً، حين يفقس اليعسوب الصغير هنا، فإنه يصعد في الهواء، ويُحمَل تلقائياً حيث يهطل المطر.
Böylece bu ufaklık yumurtadan çıkıyor, havalanıyor, ve otomatikman yağmurun olduğu yere taşınıyor.この風を利用して自動的に雨の 降る場所に行くことができるのです 産卵すると次の世代が羽化し 自動的に
Bu günkü ufaklıklar artık CD ne demek onu bile bilmiyorlar!! Delice.Los chicos de hoy en día, ni saben lo que es un CD ¡es una locura!
Bu günkü ufaklıklar artık CD ne demek onu bile bilmiyorlar!!Les jeunes, de nos jours, ne savent même pas ce qu'est un CD !!!
Bu günkü ufaklıklar artık CD ne demek onu bile bilmiyorlar!!Os miúdos de hoje nem sabem o que é um CD!!
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.Acest tip micuț nu are mijloace vizibile de a se întreține singur.
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.Ce petit gars n'a aucun moyen apparent de se nourrir.
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.Denne lille fyr har ingen synlige måder at klare sig selv på.
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.Dieser kleine Kerl hier hat keine sichtbaren Hilfen zur Selbstversorgung.
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.Dit kleine kereltje heeft geen zichtbare middelen tot voortbestaan.
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.Este pequeño no tiene las más mínima forma de ser independiente.
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.Ikan kecil yang satu ini tidak memiliki cara untuk menghidupkan dirinya.
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.이 작은 녀석들은 보이지 않는 방식으로 먹고 사는데요,
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.Questo piccolino qui non sembrerebbe capace di provvedere a se stesso.
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.Ten maluch nie wykazuje żadnych, widocznych oznak samodzielności.
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.Tento malý nemá viditeľné prostriedky na vlastnú podporu.
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.Този мъник няма видими средства за преживяване.
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.Этот малыш не имеет видимых средств для самообеспечения.
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.לברנש קטן זה אין אמצעים הנראים לעין לשם קיום עצמאי.
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.هذا الشاب الصغير ليس لديه وسائل دعم ذاتي مرئية.
Bu ufaklık kendi başının çaresine bakacak özelliklere sahip değil.自分を守る手段を持っていないように見えます 餌を惹きつける疑似餌もなく