Aslında fonksiyonu da sinyalleri bir ucundan bir ucuna aktarmak.Tous les neurones ne ressemblent pas à cela.
Aslında fonksiyonu da sinyalleri bir ucundan bir ucuna aktarmak.הזה מבצע את המטלות שלו, שהן בעיקרן - תקשורת.
Aslında fonksiyonu da sinyalleri bir ucundan bir ucuna aktarmak.اداء الخلية لوظيفتها, و التي هي التواصل
Aslında uçağın kuyruğunun tam ucuna kadar gidersek tam olarak 210 cm'ye ulaşmış oluyoruz. . .האמת היא שאם אנחנו רוצים להגיע עד הקצה ממש אז אפשר להניח שיש כאן ממש 7 רגליים.
Bayan Satera'nın yatak ucuna içmesi için su!E dell'acqua da bere per la signora Satera!
Bayan Satera'nın yatak ucuna içmesi için su!E um pouco de água para a Sra. Satera beber, junto à cama!
Bayan Satera'nın yatak ucuna içmesi için su!I jakaś woda do picia dla pani.
Bayan Satera'nın yatak ucuna içmesi için su!Ja tuokaa rouva Sateralle vettä juotavaksi!
Bayan Satera'nın yatak ucuna içmesi için su!Vi behöver dricksvatten till mrs Satera.
Bayan Satera'nın yatak ucuna içmesi için su!Vi har brug for drikkevand til Satera.
Bayan Satera'nın yatak ucuna içmesi için su!¡Y poned un vaso de agua en la mesita de la Sra. Satera!
Bayan Satera'nın yatak ucuna içmesi için su!Και λίγο νερό για να πίνει η κ. Σατέρα!
Bayan Satera'nın yatak ucuna içmesi için su!И ещё воды для миссис Сатеры - поставьте на тумбочку!
Bimiyorum, neden dört meme ucuna, bu konuda ne düşündüklerini sormuyorsun?몰라, 네 젖꼭지 4개에게 어떻게 생각하는지 물어보지 그래?
Bimiyorum, neden dört meme ucuna, bu konuda ne düşündüklerini sormuyorsun?Gak tau, coba aja tanya 4 puting mu bagaimana menurut mereka.
Bimiyorum, neden dört meme ucuna, bu konuda ne düşündüklerini sormuyorsun?Jeg ved det ikke, hvorfor spørg du ikke dine fire bryster hvad de tror?
Bimiyorum, neden dört meme ucuna, bu konuda ne düşündüklerini sormuyorsun?Non lo so, perchè non chiedi ai tuoi quattro capezzoli che cosa pensano?
Bimiyorum, neden dört meme ucuna, bu konuda ne düşündüklerini sormuyorsun?لا اعرف , و لكن لما لا تسال حلماتك الاربعة ما رأيهم فى هذا ؟
Bimiyorum, neden dört meme ucuna, bu konuda ne düşündüklerini sormuyorsun?ヒントをくれるはず
Birim vektörleri öğrenmeden önce onları çizmek , başından ucuna yerleştirmek zorundaydık.לפני שהכרנו את הייצוג האנליטי, היינו צריכים לצייר אותם, ולהציב אותם זנב על ראש.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Ahelyett, hogy a termékeket utaztatnánk az egész világon keresztül, az adatokat küldjük át az interneten.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Ahora, en vez de transportar un producto por todo el mundo mandamos los datos por Internet.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Bây giờ thay vì đóng gói sản phẩm đi toàn cầu, chúng ta gửi dữ liệu qua internet.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.În loc să expediem produsul în alte țări, trimitem informația prin Internet.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.In plaats van een product over de hele wereld te verzenden, verzenden we data over het internet.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Invece di spedire un prodotto da un capo all'altro del mondo ora trasferiamo dei file via internet.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.이제 우리는 물건을 전세계로 운송하는 대신에, 인터넷을 통해 데이터를 보내고 있습니다
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Maintenant, au lieu de faire venir des produits du bout du monde, on envoie les données par Internet.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Statt ein Produkt um die Welt zu schicken, schicken wir Daten über das Internet.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Zamiast transportować produkty na drugi koniec świata, wysyłamy dane przez Internet.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Днес, вместо да транспортираме стоки из целия свят, можем да пращаме данни през интернет.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.Теперь вместо доставки изделия по всему миру, мы отправляем данные по Интернету.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.עכשיו, במקום לשלוח מוצר מסביב לעולם, אנחנו שולחים נתונים דרך האינטרנט.
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.نحن الآن، بدلا من شحن المنتجات في جميع أنحاء العالم، نرسل بيانات عبر الانترنت
Biz şimdi, ürünleri dünyanın öbür ucuna göndermek yerine verileri internet üzerinden gönderiyoruz.ネット上のデータのやりとりで済むんです こちらは完成したばかりのものです
Bu arada, dosyalama sistemi demişken bu köprülerin yerel ağın ötesine geçmesi aklımızın ucuna gelmezdi.Co do systemu plików nigdy nie pomyśleliśmy że hiperłącza mogłoby wyjść poza lokalną sieć.
Bu arada, dosyalama sistemi demişken bu köprülerin yerel ağın ötesine geçmesi aklımızın ucuna gelmezdi.그런데, 파일시스템으로 말하자면, 이러한 하이퍼링크들이 근거리 통신망을 넘어서 갈 수는 없었어요.
Bu arada, dosyalama sistemi demişken bu köprülerin yerel ağın ötesine geçmesi aklımızın ucuna gelmezdi.Говоря о файловой системе, мы не понимали, что гиперссылки могут использоваться за границами локальной сети.
Bu arada, dosyalama sistemi demişken bu köprülerin yerel ağın ötesine geçmesi aklımızın ucuna gelmezdi.אגב, אם מדברים על שיטת התיוק, מעולם לא עלה בדעתנו שהיפר-קישורים אלה עשויים להגיע אל מעבר לרשת התקשורת המקומית.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Asta m-a purtat prin lume şi m-a ajutat să cunosc nişte oameni extraordinari.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Ca m'a amené à l'autre bout du monde, et m'a fait rencontrer des gens extraordinaires.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Ennek eredménye, hogy körbeutaztam a földet, és találkoztam lenyűgözően érdekes emberekkel.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Het heeft me over de hele wereld gebracht, en ik ontmoette een aantal fantastische mensen.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.이것이 저를 세계를 돌아다니게 했죠 그리고 놀라운 사람들을 만나게 해주었습니다.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Me ha llevado a través del mundo, y me ha presentado a algunas personas sorprendentes.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Poszukiwanie to zaprowadziło mnie do wielu niesamowitych ludzi na całym świecie.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Sie hat mich um die Welt geführt, und brachte mich mit einigen erstaunlichen Menschen in Kontakt.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Η αναζήτηση αυτή με ταξίδεψε στον κόσμο, και μου γνώρισε καταπληκτικούς ανθρώπους.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Ради этого я путешествовала по свету и познакомилась со многими невероятными людьми.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.Този процес ме отведе по целия свят и ме запозна с някои невероятни личности.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.המסע לקח אותי מסביב לעולם, והציג בפניי כמה אנשים מרתקים.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.و قد اخذني بحثي عبر الكرة الأرضية, و عرفني على العديد من الأشخاص الرائعين.
Bu arayış beni dünyanın öbür ucuna götürüp bazı inanılmaz insanlarla tanıştırdı.素晴らしい人々との出会いがありました その過程の中で複雑なパズルの
Bu baş parmağım ve o telin ucuna doğru yöneliyor. -Así que si se trata de mi dedo pulgar, mi pulgar va a lo largo de la parte superior del cable.
Bu baş parmağım ve o telin ucuna doğru yöneliyor. -Tohle je můj palec ukazující směr proudu,
Bu baş parmağım ve o telin ucuna doğru yöneliyor. -Ако това ми е палецът, той върви покрай върха на проводника.
Bu baş parmağım ve o telin ucuna doğru yöneliyor. -אם זה האגודל שלי, האגודל מכוון לכוון ראש התייל.
Bu ikisinin toplamı x'in başlangıcından y'nin ucuna gidecektir. -Te tomé de la cola de x en la cabeza de y. Por lo que este vector de aquí es el vector x y. más
Bu örnekte, yayın ucuna bağlanmış bir m kütlesi var. -A v tomto příkladu mám závaží o hmotnosti "m‛, připevněné na pružinu.
Bu örnekte, yayın ucuna bağlanmış bir m kütlesi var. -이 예제에서는 용수철에 달린 물체의 질량을 m이라 하겠습니다