uğradım ile cümle

uğradım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O çok hayal kırıklığına uğradım.Hun var meget skuffet.
O çok hayal kırıklığına uğradım.진한 녹색 잎. 그녀는 아주 많이 실망했습니다.
O çok hayal kırıklığına uğradım.Ona bola veľmi sklamaná.
O çok hayal kırıklığına uğradım.Ona byla velmi zklamaná.
O çok hayal kırıklığına uğradım.Ő nagyon sokat csalódott.
O çok hayal kırıklığına uğradım.Sie war sehr enttäuscht.
O çok hayal kırıklığına uğradım.Ze was heel erg teleurgesteld.
O çok hayal kırıklığına uğradım.Ήταν πολύ απογοητευμένος.
O çok hayal kırıklığına uğradım.Вона була дуже розчарована.
O çok hayal kırıklığına uğradım.Она была очень разочарована.
O çok hayal kırıklığına uğradım.Тя беше много разочарован.
O çok hayal kırıklığına uğradım.עלים ירוקים כהים. היא היתה מאוכזבת מאוד.
O çok hayal kırıklığına uğradım.أوراق خضراء داكنة. كانت كثيرا بخيبة أمل.
O çok hayal kırıklığına uğradım.彼女が散歩をペースと上を見て彼女の強情の何かが彼女に戻ってきた
Oh.. doğruyu söylemek gerekirse Akşama kadar bekleyemedim. Sabah bir uğradım.Oh, szczerze mówiąc nie mogłam doczekać się wieczoru więc raniutko zahaczyłam (o szkołę)
Oh.. doğruyu söylemek gerekirse Akşama kadar bekleyemedim. Sabah bir uğradım.Oh ... um ehrlich zu sein ... konnte ich nicht bis heute Abend warten, also kam ich heute Morgen kurz vorbei.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Aku kecewa ketika kau tidak menginvestigasi dia.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Am fost dezamăgit că nu l-aţi investigat şi pe el.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Att ni inte inleder en förundersökning...!
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Att ni inte inleder en förundersökning...!
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Byłem rozczarowany, że go nie przesłuchaliście.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Byl jsem zklamán, když jsem zjistil, že jste ho neprošetřili.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Ci sono rimasto male quando non lo avete investigato.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Csalódtam, amikor nem vizsgálták ki.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Estuve decepcionado de que usted no lo investigara.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Ich war enttäuscht, als das nicht weiter untersucht wurde.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Ik was teleurgesteld toen jullie geen onderzoek naar hem deden.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.J'ai été déçu que vous n'ayez pas enquêté sur lui.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Jeg blev skuffet over at du ikke undersøgte ham.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.왜 당신은 그를 조사하지 않았을까 하고 실망을 금하지 못하겠습니다.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Olin pettynyt kun et tutkinut hänen tapaustaan.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Thật thất vọng khi ông không điều tra ông ta.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Tôi thất vọng khi ông không điều tra ông ấy.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Απογοητεύτηκα που δεν τον ανακρίνατε.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Останах разочарован, когато разбрах, че не го разследвате.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.Я был разочарован когда вы не исследовали его.
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.אני התאכזבתי כשלא .חקרתם אותו
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.كنتُ مُحبطا عندما لم تقم بإستجوابه
Onu soruşturmaya katmadığınız için hayalkırıklığına uğradım.手掛かりが 無かった
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.(68:11) и плачу, постясь душею моею, и это ставят в поношение мне;
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.(69:11) Je verse des larmes et je jeûne, Et c`est ce qui m`attire l`opprobre;
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.Aku menangis dan berpuasa, tetapi mereka menghina aku
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.For nidkjærhet for ditt hus har fortært mig, og deres hån som håner dig, er falt på mig.
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.jeg spæged min Sjæl med Faste, og det blev mig til Spot;
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.내가 곡하고 금식함으로 내 영혼을 경계하였더니 그것이 도리어 나의 욕이 되었으며
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.Ko sem jokal in s postom pokoril dušo svojo, bilo mi je le v zasmehovanje.
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.Lebo ma zožiera horlivosť za tvoj dom, a hanenia haniacich teba padly na mňa.
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.Me afligí a mí mismo con ayuno; también esto me ha servido de afrenta
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.Mivel a te házadhoz való féltõ szeretet emészt engem, a te gyalázóidnak gyalázásai hullanak reám.
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.Plîng şi postesc, şi ei mă ocărăsc.
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.Poiché mi divora lo zelo per la tua casa, ricadono su di me gli oltraggi di chi ti insulta
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.Proto že horlivost domu tvého snědla mne, a hanění hanějících tě na mne připadla.
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.Przeto, że gorliwość domu twego zżarła mię, a urąganie urągających tobie przypadło na mię.
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.Quando chorei e castiguei com jejum a minha alma, isto se me tornou em afrontas.
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.Tôi khóc và nhịn ăn để ép linh hồn tôi, Thì điều đó cũng trở làm sỉ nhục tôi.
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.Tôi khóc và nhịn ăn để ép linh_hồn tôi , Thì điều đó cũng trở làm sỉ_nhục tôi .
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.Ty nitälskan för ditt hus har förtärt mig, och dina smädares smädelser hava fallit över mig.
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.Und ich weine und faste bitterlich; und man spottet mein dazu.
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.Και εκλαυσα ταλαιπωρων εν νηστεια την ψυχην μου, αλλα τουτο εγεινεν εις ονειδος μου.
Oruç tutup ağlayınca, Yine hakarete uğradım.Когато плачех в душата си с пост, Това ми стана за укор;

İlgili Sayfalar