uğradı ile cümle
uğradı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İşlem zaman aşımına uğradı.Έληξε το χρονικό όριο της λειτουργίας.
İşlem zaman aşımına uğradı.Изтече времето на операцията.
İşlem zaman aşımına uğradı.Операция прервана по тайм- ауту.
İşlem zaman aşımına uğradı.Строк очікування на завершення дії перевищено.
İşlem zaman aşımına uğradı.עבר זמנה של הפעולה.
İşlem zaman aşımına uğradı.انتهى الوقت المسموح به للعملية.
İşlem zaman aşımına uğradı.タイムアウトしました。
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.A gdy obaczyli Syryjczycy, iż są porażeni od Izraela, zebrali się wespół.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.A keď videli Aramejci, že sú porazení pred Izraelom, zase sa shromaždili dovedna.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Ale Syrští vidouce, že by poraženi byli od Izraele, sebrali se vespolek.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Då alltså araméerna sågo att de hade blivit slagna av Israel, församlade de sig allasammans.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Dân Sy-ri thấy mình bị dân Y-sơ-ra-ên đánh bại, bèn nhóm hiệp lại.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Dân_Sy - ri thấy mình bị dân Y-sơ-ra-ên đánh_bại , bèn nhóm hiệp lại .
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Da syrerne så at de var blitt slått av Israel, samlet de sig igjen.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Gli Aramei, vedendo che erano stati battuti da Israele, si riunirono insieme
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.In ko vidijo Sirci, da so jih porazili Izraelci, se zbero.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.아람 사람이 자기가 이스라엘 앞에서 패하였음을 보고 다 모이매
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Kun aramilaiset näkivät, että Israel oli voittanut heidät, kokoontuivat he kaikki,
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Les Syriens, voyant qu`ils avaient été battus par Israël, réunirent leurs forces.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Los sirios, al verse derrotados por Israel, se volvieron a reunir
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Men da Aramæerne så, at de var slået af Israel, samlede de sig,
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Mikor pedig látták a Siriabeliek, hogy megverettettek az Izráeliták által, ismét együvé gyülekezének.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Os sírios, vendo que tinham sido derrotados diante de Israel, trataram de refazer-se.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Sirienii, văzînd că fuseseră bătuţi de Israel, şi-au strîns puterile.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Und da die Syrer sahen, daß sie geschlagen waren vor Israel, kamen sie zuhauf.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Ιδοντες δε οι Συριοι οτι κατετροπωθησαν εμπροσθεν του Ισραηλ, συνηθροισθησαν ομου.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.А сирийците, като видяха, че бяха поразени от Израиля, пак се събраха всички заедно.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.Сирийцы, видя, что они поражены Израильтянами, собрались вместе.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.וירא ארם כי נגף לפני ישראל ויאספו יחד׃
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.ولما رأى ارام انهم قد انكسروا امام اسرائيل اجتمعوا معا.
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.亞 蘭 人 見 自 己 被 以 色 列 人 打 敗 、 就 又 聚 集
İsraillilerin önünde bozguna uğradıklarını gören Aramlılar bir araya geldiler.亞蘭人 見 自己 被 以色列人 打敗 、 就 又 聚集
İyi bir vatandaş,dolandırıcılar tarafından kandırıldı... ...ve zarara uğradı.Dobry obywatel został oszukany przez oszustów i poniósł szkody.
İyi bir vatandaş,dolandırıcılar tarafından kandırıldı... ...ve zarara uğradı.Ein guter Bürger wurde von Betrügern betrogen, und ein Schaden ist angefallen.
İyi bir vatandaş,dolandırıcılar tarafından kandırıldı... ...ve zarara uğradı.Seorang penduduk kota yang baik telah di tipu dan mendapat kerugian.
İyi bir vatandaş,dolandırıcılar tarafından kandırıldı... ...ve zarara uğradı.Un bun cetatean a fost inselat de talhari si a fost pagubit.
İyi bir vatandaş,dolandırıcılar tarafından kandırıldı... ...ve zarara uğradı.Un buon cittadino è stato truffato da un truffatore e ha subito danni.
İyi bir vatandaş,dolandırıcılar tarafından kandırıldı... ...ve zarara uğradı.Une bonne citoyenne a été arnaquée par des escrocs, et a subi des dommages.
İyi bir vatandaş,dolandırıcılar tarafından kandırıldı... ...ve zarara uğradı.Μια νομοταγής πολίτης παραπλανήθηκε από απατεώνες και της έχουν προκληθεί ζημιές.
İyi bir vatandaş,dolandırıcılar tarafından kandırıldı... ...ve zarara uğradı.Жулики подставили честного гражданина и это привело к убыткам
İyi bir vatandaş,dolandırıcılar tarafından kandırıldı... ...ve zarara uğradı.مواطن نزيه يتم خداعه من قِبَل نصابين وتكبد الأضرار
John Vink'e geçerken bir uğradım, bana büyük evini ve etrafı göstermeyi kabul etti.Bekopogtattam John Vink-hez aki beleegyezett, hogy megmutatja a hatalmas házát.
John Vink'e geçerken bir uğradım, bana büyük evini ve etrafı göstermeyi kabul etti.Contactei John Vick, e permitiu mostrar sua casa luxuosa.
John Vink'e geçerken bir uğradım, bana büyük evini ve etrafı göstermeyi kabul etti.I schaute bei John Vink vorbei, der mich herumführte und mir sein großes Haus zeigte.
John Vink'e geçerken bir uğradım, bana büyük evini ve etrafı göstermeyi kabul etti.Jag gjorde ett besök på John Vink som gick med på att visa sin herrgård.
John Vink'e geçerken bir uğradım, bana büyük evini ve etrafı göstermeyi kabul etti.Le hice una visita a John Vink, que accedió a mostrarme su mansión.
John Vink'e geçerken bir uğradım, bana büyük evini ve etrafı göstermeyi kabul etti.Mi sono fermato da John Vink, il quale ci ha mostrato la sua maestosa casa.
John Vink'e geçerken bir uğradım, bana büyük evini ve etrafı göstermeyi kabul etti.Obiskal sem Johna Vick ki mi je razkazal svojo hišo.
John Vink'e geçerken bir uğradım, bana büyük evini ve etrafı göstermeyi kabul etti.Saya mengunjungi John Vink la setuju menunjukkan rumahnya yang mewah
John Vink'e geçerken bir uğradım, bana büyük evini ve etrafı göstermeyi kabul etti.Wpadłem na Johna Vinka który zgodził się mnie oprowadzić po swoim pięknym domu
John Vink'e geçerken bir uğradım, bana büyük evini ve etrafı göstermeyi kabul etti.Zastavil som sa u Johna Vinka, ktorý súhlasil, že ma prevedie jeho impozantným domom.
John Vink'e geçerken bir uğradım, bana büyük evini ve etrafı göstermeyi kabul etti.Απευθύνθηκα στον Τζον Βίνκ... που συμφώνησε να με ξεναγήσει στο μεγάλο του σπίτι.
John Vink'e geçerken bir uğradım, bana büyük evini ve etrafı göstermeyi kabul etti.Посетих Джон Винк, който ми показа прекрасната си къща.
John Vink'e geçerken bir uğradım, bana büyük evini ve etrafı göstermeyi kabul etti.Я присоединился к Джону Винку, который согласился показать мне свой большой дом
John Vink'e geçerken bir uğradım, bana büyük evini ve etrafı göstermeyi kabul etti.הצטרפתי לג'ון וינק .שהסכים להראות לי את ביתו הגדול
John Vink'e geçerken bir uğradım, bana büyük evini ve etrafı göstermeyi kabul etti.彼の立派な家を見せてくれると 合意しました うわー 豪華な家ですね
Juan da, hayal kırıklığına uğradıysa da, hiç çaktırmadı.Als hij teleurgesteld was, wist hij dat goed te verbergen.
Juan da, hayal kırıklığına uğradıysa da, hiç çaktırmadı.Ha a férfi csalódott volt is, jól palástolta.
Juan da, hayal kırıklığına uğradıysa da, hiç çaktırmadı.Se ficou decepcionado, disfarçou bem.
Juan da, hayal kırıklığına uğradıysa da, hiç çaktırmadı.Si estuvo decepcionado, lo disimuló bien.