uçuyordu ile cümle
uçuyordu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Uçağımız Pasifik okyanusu üzerinde uçuyordu.Our plane was flying over the Pacific Ocean.
Uçağımız bulutların üzerinde uçuyordu.Our plane was flying above the clouds.
Rick sınavı geçme hakkında sevinçten uçuyordu.Rick was over the moon about passing the exam.
Helikopter havada uçuyordu.The helicopter is hovering overhead.
Tom haberi duyduktan sonra yüksekten uçuyordu.Tom was flying high after he heard the news.
Helikopter binanın üstünde uçuyordu.The helicopter hovered over the building.
Gökyüzünde bir kuş uçuyordu.A bird was flying in the sky.
Kırmızı beyaz bayrak rüzgarda uçuyordu.A red and white flag was flying in the wind.
Birkaç kuş havada uçuyordu.Several birds were flying in the air.
Bir kuş gökyüzünde yükseklerde uçuyordu.A bird was flying high up in the sky.
Uçak çok alçaktan uçuyordu.The airplane flew very low.
Uçak, bulutların çok üzerinde uçuyordu.The plane was flying far above the clouds.
Her iki uçak da aynı irtifada uçuyordu.Both planes were flying at the same altitude.
Leylek şehrin üzerinde uçuyordu.The stork was flying above the city.
Ben rüzgar gibi uçuyordum.I was flying, like the wind.
Kıvılcımlar her yerde uçuyordu.Sparks were flying everywhere.
Helikopter sahanın etrafında uçuyordu.The helicopter was flying around the field.
Tom mutluluktan havalara uçuyordu.Tom was in heaven.
Bir milise göre, An-26 yerel saatle 17:30 da şehrin üstünde uçuyordu.According to one of the militias, at about 17:30 local time an An-26 flew over the city.
Ben uçuyordum.I wanted to fly.
(Kahkahalar) Mutluluktan uçuyordum!(Laughter) Oh!
Mutluluktan uçuyordum.I felt euphoria -- euphoria.
Gökyüzü de, rüzgâr da... ...kuşlar bile o gün uçuyordu...The sky, the wind, even the birds flying that day...
Kuşlar bile o gün uçuyordu!Even the birds flying that day!
Gökyüzü de, rüzgâr da... ...kuşlar bile o gün uçuyordu.The sky, the wind... Even the birds flying that day. Even the birds flying that day.
Kendine güveni geri geldikten sonra, harika maçlar çıkarıyor, Kalede adeta uçuyordu.Once he had that confidence he was just going for it, throwing himself out there like a rag doll.
Kontrolü aldım ve uçuyordum.And I took the controls, and I was flying.
O kocaman şapkasıyla ve sallanan zinciriyle, dans ediyordu, oradan oraya uçuyordu.The way he'd be dancing and flying around with the big, 10-gallon hat on and the chain flinging.
Her iki pilot da 30 yılı aşkın süredir uçuyordu.Both pilots had been flying for over 30 years.
Ben uçuyordum.Wir fliegen.
Uçak alçak seviyede uçuyordu.L'avion volait à basse altitude.
Ben uçuyordum.Elle s'envolait.
Ben uçuyordum.Salí volando.
İlk iki denemesi başarılı oldu ve araç rayların üzerinde uçuyordu.Первые два были успешны, аппарат «летел» на рельсах.
Ben uçuyordum.ميدويست للطيران.
Ben uçuyordum.Em voo.
Ben uçuyordum.Ik was te varen.
Bir milise göre, An-26 yerel saatle 17:30 da şehrin üstünde uçuyordu.Enligt en av milismännen skulle An-26-planet ha flugit över staden cirka 17:30 lokal tid.
Ben uçuyordum.Vi flyger.
Ben uçuyordum.Mégis repültünk...
Ben uçuyordum.Ei lentänyt.
Ben uçuyordum.Fløy aldri.
Ben uçuyordum.Kemudian ia melayang.
Bir milise göre, An-26 yerel saatle 17:30 da şehrin üstünde uçuyordu.民兵の一人によれば、地元時間の17時30分ごろにAn-26が市の上空を飛行した。
Ben uçuyordum.飛びあり。
Ben uçuyordum.会飞。
Bir milise göre, An-26 yerel saatle 17:30 da şehrin üstünde uçuyordu.반군 중 한 명의 말에 따르면 현지 시각으로 17:30 경에 An-26이 도시를 저공비행으로 날았다고 한다.
Ben uçuyordum.הטסתי אותה.
Ben uçuyordum.Излетях.
Ben uçuyordum.Lennud.
Gökyüzü de, rüzgâr da... ...kuşlar bile o gün uçuyordu...El cielo, el viento... Incluso los pájaros que volaron aquel día.
Gökyüzü de, rüzgâr da... ...kuşlar bile o gün uçuyordu.그날의 하늘, 바람냄새 날아가는 새들의 움직임까지... 날아가는 새들의 움직임까지
Gökyüzü de, rüzgâr da... ...kuşlar bile o gün uçuyordu...그날의 하늘 바람냄새 날아가는 새들의 움직임...
Gökyüzü de, rüzgâr da... ...kuşlar bile o gün uçuyordu...Langit, angin, bahkan burung-burung yang terbag pada hari itu...
Gökyüzü de, rüzgâr da... ...kuşlar bile o gün uçuyordu.O céu, o Vento... até mesmo os pássaros que voavam naquele dia. Até mesmo os pássaros que voavam naquele dia.
Gökyüzü de, rüzgâr da... ...kuşlar bile o gün uçuyordu...O céu, o vento, até os pássaros que voavam naquele dia...
Gökyüzü de, rüzgâr da... ...kuşlar bile o gün uçuyordu...І небо, і вітер... і навіть пролітаючі птахи...
Gökyüzü de, rüzgâr da... ...kuşlar bile o gün uçuyordu.І небо, і вітер... і навіть пролітаючі птахи... і навіть пролітаючі птахи!
Gökyüzü de, rüzgâr da... ...kuşlar bile o gün uçuyordu...السماء و الرياح ..حتى الطيور التي تطير في ذلك اليوم
Gökyüzü de, rüzgâr da... ...kuşlar bile o gün uçuyordu...السماء و الرياح ...و حتى الطيور التي كانت تطير ذلك اليوم ...و حتى الطيور التي كانت تطير ذلك اليوم