uçuyor ile cümle
uçuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Kuşlar bile o gün uçuyordu!¡Incluso los pájaros que volaron aquel día!
Kuşlar bile o gün uçuyordu!날아가는 새들의 움직임까지!
Kuşlar bile o gün uçuyordu!!حتى الطيور التي تطير في ذلك اليوم
Kuşlar bile o gün uçuyordu!حتى الطيور التي تطير في ذلك اليوم
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.Des oiseaux volaient dans le ciel après les ptérosaures.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.익룡류 뒤에 조류가 날고 있고요.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.Pájaros volaban por encima tras pterosaurios.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.Păsările zburau după pterozauri.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.Ptaki latające nad naszymi głowami za pterozaurami.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.Uccelli che volavano in alto dopo gli pterosauri.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.Vogels kwamen na de pterosauriërs.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.Птици летели отгоре след птерозаврите.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.Птицы летали над головами, после птерозавров.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.עם אתי חפירה... ציפורים עפות, לאחר פטרוזאוריה.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.في الكهوف... و طيور تطير فوق رؤوس التريصورات.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.テレビの上には銃を持つように なった文明が栄えています
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?"미구엘, 플라밍고들이 150 마일을 날아왔다가 다시 밤에 150 마일을
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?Am spus, "Miguel, ei zboară 240 kilometri la fermă, şi apoi ei zboară 240 kilometri înapoi noaptea?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?E dissi: "Miguel, volano per 150 miglia fino all'allevamento e poi volano 150 miglia di notte per tornare?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?Ich sagte: "Miguel, fliegen sie 240 Kilometer zu der Farm und fliegen sie dann 240 Kilometer zurück am Abend?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?Jag sa, "Miguel, flyger de 25 mil till gården, och sen, flyger de 25 mil tillbaka på kvällen?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?Le dije, "¿Miguel, vuelan 150 millas hasta el criadero, y luego vuelan 150 millas de regreso a la noche?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?"Miguel, elas voam 240 km até aqui "e depois voam 240 km de volta à noite?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?"Migueli, letí 250 km na farmu a potom letí 250 km zpátky, když přijde noc?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?"Miguel, vliegen ze 250 km naar de kwekerij en dan 's avonds 250 kilometer terug?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?Tôi nói, "Miguel, chúng bay 150 dặm đến trang trại và rồi chúng bay 150 dặm về vào buổi tối hả?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?"Мигел, те наистина ли прелитат 150 мили до фермата и през нощта прелитат 150 мили обратно?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?אמרתי, "מיגל האם הם עפים 240 ק"מ לחווה, ואז הם עפים
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?وقلت " ميجيل " هل فعلاً تطير تلك الطيور 150 ميلاً الى المزرعة ومن ثم تطير ..
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?飛んで ここに来て 240km 飛んで 巣に戻るけど
Muhabirler savaş uçaklarında uçuyorlar.Berichterstatter fliegen in Kampfflugzeugen.
Muhabirler savaş uçaklarında uçuyorlar.Les journalistes volent en avions de chasse.
Muhabirler savaş uçaklarında uçuyorlar.Los reporteros vuelan en aviones de combate.
Mutluluktan uçuyordum. Çok güzeldi.Era bellissimo.
Mutluluktan uçuyordum. Çok güzeldi.그리고 다시, 왼쪽 뇌가 작동을 시작하면서 말했어요.
Mutluluktan uçuyordum. Çok güzeldi.Se oli ihanaa.
Mutluluktan uçuyordum. Çok güzeldi.Ten pocit byl nádherný.
Mutluluktan uçuyordum. Çok güzeldi.Und dann schaltete sich meine linke Hemisphäre wieder ein und sagte:
Mutluluktan uçuyordum. Çok güzeldi.Це було прекрасно!
Mutluluktan uçuyordum. Çok güzeldi.התעלות. זה היה נפלא.
Mutluluktan uçuyordum. Çok güzeldi.البهجة. لقد كان الأمر جميلاً.
Mutluluktan uçuyordum. Çok güzeldi.それからまた左脳が戻ってきました
Mutluluktan uçuyordum.Czysta euforia.
Mutluluktan uçuyordum.Eforia. Betul-betul indah.
Mutluluktan uçuyordum.Euforia.
Mutluluktan uçuyordum.Euforia. Foi lindo.
Mutluluktan uçuyordum.Eufória.
Mutluluktan uçuyordum.Euforia.
Mutluluktan uçuyordum.Eufória.
Mutluluktan uçuyordum.Eufori.
Mutluluktan uçuyordum.Eufori. Det var vackert.
Mutluluktan uçuyordum.Euforisch. Het was prachtig.
Mutluluktan uçuyordum.Euphorique.
Mutluluktan uçuyordum.Evforija. Bilo je čudovito.
Mutluluktan uçuyordum.Hân hoan.
Mutluluktan uçuyordum.Ευφορία.
Mutluluktan uçuyordum.Еуфория.
Mutluluktan uçuyordum.Эйфорию.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.Așa cum peștii înoată și păsările zboară, oamenii formează triburi.
Nasıl balıklar yüzüyor ve kuşlar uçuyorsa, insanlar da kabileler oluşturur.Así como el pez nada y las aves vuelan, la gente forma tribus. Es lo que hacemos.